Anadolufeneri Beykoz İstanbul

İstanbul Beykoz’un bir mahallesi konumunda olan Anadolufeneri Köyü’nü üç yıl önce görmüştüm. Üç yılda çok şeyler değişti Boğaziçi’nde. Üçüncü Boğaziçi Köprüsü tamamlandı ve araç geçişine açıldı. Güncelleme yapmam gerekiyordu. Rotamı Göktürk-Kavacık aktarma terminali-Beykoz-Anadolufeneri olacak şekilde belirledim. Kavacık aktarma terminalinden kalkan 15D hat numaralı belediye otobüsü Beykoz üzerinden köye ulaşıyordu.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz’un engebeli arazisini geçmemiz gerekiyor. Otobüsümüz Poyraz Sapağından sonra Anadolufeneri yoluna girmeyip, Karakulak Caddesi’ne girerek Kaynarca üzerinden rotasını belirliyor. İyi ki böyle bir rota belirlemişler. Böylelikle Anadolu yakasındaki Kuzey Ormanlarını görme ve tanıma fırsatını yakalamış oldum. Yolun iki tarafı başta kestane ağacı olmak üzere; meşe, gürgen, ıhlamur, kayın,  kızılağaç, fındık ve çam ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplı…

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarındaki viyadükler altından geçerek, İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasındaki son yerleşim noktası Anadolufeneri Köyü’ne ulaştık. Bazıları modern yapılar olan villa tipi evlerle çevrili dar bir yolun sonunda bizi ilginç mimarisi ile köyün camisi ve hemen sağında köye adını veren tarihi deniz feneri karşıladı. Caminin sağ tarafındaki Anadolu Feneri bahçesine demirden bir merdivenle çıkılıyor. Ancak bu kez çıkamıyorum. Günlerden 25 Nisan 2017 Salı, Salı günleri fener ziyarete kapalıymış. Bereket üç yıl önce geldiğimde gezmiş ve fotoğraflarını çekmiştim. Yine de daha önce edindiğim bilgileri yazmakta fayda var.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’le birleştiği kuzey ucundaki Yon (Hrom) Burnu üzerinde bulunan deniz feneri, Boğaziçi’nin karşı kıyısındaki Rumeli Feneri’nden 2 deniz mili ya da 3704 metre uzaktadır. Anadolu Feneri, Kırım savaşı sırasında, Fransız ve İngiliz gemilerinin Boğaz’ın ve Karadeniz’in girişlerini görebilmeleri için 1834 yılında yapılmasına karar verilmiştir. 15 Mayıs 1856 yılında Fransızlar tarafından, karşı sahildeki Rumelifeneri ile beraber kule kısmı yapılarak işletilmeye başlanmıştır. Her iki Fener de, 1933 yılında, Fransızlara verilen 100 yıllık işletme imtiyazı iptal edilmiş ve tamamen Türkiye Cumhuriyeti yönetimine geçmiştir.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Fenerler, kuruldukları yıllarda fitilli gazyağı lambası ile çalışırken, daha sonraları gazlı sistem ile çalıştırılmıştır. Şu anda 1 000 watlık elektrik ampulü kullanılmaktadır.  Işığın kaynağını kuvvetlendirmek için, odak uzaklığı 50 cm olan 4 adet katadioptrik panel kullanılmaktadır. Paneller bilye üzerinde dönebilmektedir. Panellerin döndürülmesi için kurmalı devir makinesi kullanılırken, 2005 yılında elektrikli tahrik sistemine geçilmiştir. Elektrik kesintilerine önlem olarak, bütangaz ile destekli, kurmalı sistem yedekte tutulmaktadır. İlk günkü gibi korunan ve açık havalarda 16 deniz mili açıklığı görebilen fener, İstanbul’un Karadeniz’e açılan kapılarından birinde Karadeniz’den gelip Boğaz’a girecek gemilere rehberlik etmektedir.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Beyaz taştan yapılmış fenerin boyu 20 metredir. Yalnızca Beykoz’a dönük yüzünün dar kısmı karanlıkta kalır. Anadolufeneri orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biridir.  Fenerin kristalini döndüren motor ve ampul sonradan eklenmiş. Denizden 75 metre yükseklikteki fener, saniyede bir beyaz ışık veriyormuş. Bir kaç yıl önce Anadolu Deniz fenerinin bahçesi düzenlenerek halkın ziyaretine açılmış. Konuklarının oturup, İstanbul Boğazı ile Karadeniz’in kucaklaştığı noktadan manzarayı, gemileri, balıkçı teknelerini, eğer o gün şanslıysanız, yunusların dansını seyir imkânı sunuyor.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Deniz feneri ile ilgili bu bilgileri anımsadıktan sonra köyün camisine yöneldim. Köyün camisi 1800’lü yıllarda yapılmış. Şu anda kapalı. İstanbul’un en güzel camilerinin başında geldiğini söylemişti üç yıl önceki ziyaretimizde caminin bitişiğinde boncuklu elişi ürünler satan beyefendi. Caminin seyir balkonu muhteşem bir manzara ve görsel bir şölen sunuyor bize. Anadolufeneri Köyüne gelen herkesin ilk ziyaret ettiği ilk yerlerden biriymiş caminin seyir balkonu. Yüksek bir tepenin üzerine kurulu köyün denize en sıfır noktasındaki bu caminin seyir terası, köyün balıkçı barınaklarının bulunduğu koya tepeden kuşbakışı bir konumla bakıyor.  Mevsimine göre, izleyenlere eşsiz bir manzara sunuyor. Yazın denize girenler ve teknelerine yeni sezon hazırlığı yapan balıkçılar kışın ise hırçın denizin dalgaları izlemeye doyulmayan bir manzara oluşturuyor.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Bir hayli panoramik fotoğraf çektikten sonra seyir terasından ayrılarak köyü dolaşıyorum. Ara sokaklarına giriyorum, kuzeyinden Karadeniz fotoğrafları çekmek istiyorum. İzlenimlerime gelince… Şirin, güzel, sakin, kendi halinde hemen herkesin birbiriyle akraba olduğu, içinde dolaşırken İstanbul’da olduğunuzu bir anda unutuverdiğiniz küçük bir balıkçı köyü. Sokaklarında çocukların özgürce oynayabildiği, hala güzel komşuluk ilişkilerinin kaybolmadığı bu köyde herkes birbirini tanıyor. İnsanların birbirleriyle karşılaştığı zaman selamlaştığı,  hal hatır sorduğu, yardımlaştığı, bir görenin bir daha görmek istediği bir köy Anadolufeneri. Köye gelen ziyaretçilerin yemek yiyebilecekleri çeşitli balık lokantaları var. Köyün girişinde ise büyük piknik alanı olarak da hizmet veren piknik bahçeleri bulunuyor. Buralarda her çeşit yemeği, odun ateşiyle yanan semaverlerde demlenmiş çayı güler yüzlü bir hizmet eşliğinde yeme içme olanağı var.

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri İstanbul

Anadolufeneri Beykoz İstanbul

Anadolufeneri Beykoz İstanbul

Köyü gezdikten sonra sahile inmek istiyorum. Caminin seyir terasından bakarken bir balıkçı görmüştüm. Sahile inebilecek bir yol ararken Captain’s Restoran’ın yanından sahile inen merdivenler görüyorum. Bir süre sonra merdivenler bitse de bir patika oluşturulmuş. Kaymamaya ve düşmemeye dikkat ederek sonunda sahile iniyorum. Ancak balıkçıya ulaşma ve sohbet etme olanağı yok. Sahilden bakıldığında cami ve deniz feneri bitişikmiş gibi görünüyor. Yeterli fotoğraf çektikten sonra, bu kez, Yalı Yolu’nu kullanarak köye çıkıyorum. Geri dönüş otobüsümün gelmesine zaman olduğunu görünce, çantamdaki kaşar peynirli sandviçimi ve kolayı çıkararak, açlığımı gidermeye çalışıyorum. Çalışıyorum çünkü mevsim gereği bütün balıkçı lokantaları kapalı…

Bir sonraki yazı dizisinde buluşmak üzere…

Anadolufeneri Beykoz İstanbul

Anadolufeneri Beykoz İstanbul

Anadolufeneri Beykoz İstanbul

901 total views, 1 views today

Share