Şubat 1952, Yeşilova Ceyhan…

İki ay önce geldiğimiz Adana ili Ceyhan ilçesine bağlı Yeşilova Köycü’nün idari yapısı muhtarlık olup üç ayrı sosyal gruptan, bir başka deyişle, mahalleden oluşmaktaydı. Yeşilova muhtarlığının Merkez Mahallesi 1937 yılında Balkan Muhacirleri tarafından kurulmuştu. Bunlardan merkez mahalle konumundaki Yeşilova biriminde yaşayanlar çoğunlukla Balkan Türkü kökenli muhacirlerdi. Köyde kışı geçirmemizi sağlayan uzaktan akrabamız Ömer Dayı bunlardan biri olmalıydı. Muhtarlığın Üçdut Mahallesinde Yerli Halk, diğer mahallede ise hayvan yetiştiriciliği ile uğraşan Yörük’ler yaşamaktaydı.

Her mahallenin kendine has yemekleri vardı. Tarhana, içli köfte, yüzük çorbası, sıkma, börek, yufka ekmek, muhacir somunu meşhurdu. Ayrıca muhacir pidesi, tavuk dolması, kaburga dolması, yaprak sarması, fırında kaymaklı dolma ve karakuş tatlısını da unutmamak gerekiyordu. Annem içinde soyulmuş domatesle tatlı biber bulunan tepsi böreği yapardı. Patlıcanları ince dilimler halinde kesip biftek niyetine pişirdiğini de anımsıyorum.

Yeşilova muhtarlığında üç farklı sosyal grup yaşamasına rağmen, köy halkı ve aileler arasında huzursuzluğa neden olacak herhangi bir önemli olay yaşanmamıştı. Üstelik İmece ruhu da yaşamaktaydı. Ürünlerin hasat zamanı yalnız olanlara yardım ederlerdi.

Cennetten bir vahayı andıran ova; eski adıyla Haruniye, şimdiki adıyla Düziçi ovası, Osmaniye ovasının kuzeyinde yüksekçe bir yerde, Toroslar ile Amanosların kesişim kuşağı arasında, Amanos dağlarına doğru biraz eğimli düz bir ovaydı. Denizden yüksekliği 250 metre ile 400 metre arasında değişmekte olan bu ovanın kuzeyinde bulunan dağlardan bazıları da Bulgaristan’daki Karagözler Köyüne tepeden bakan Sakar Balkan’a benziyordu. Sevgilisine kavuşmuş insanlar gibi hissetmiştik kendimizi Yeşilova Köyünde.

Oldukça büyük arazilere sahip olan Ömer Dayının traktörü vardı. O yıllarda traktöre sahip olmak zenginliğin göstergelerinden biriydi. Babamın kısa sürede traktör kullanmasını öğrendiğini ve Ömer Dayının tarlalarını sürdüğünü anımsıyorum. Böylelikle teşekkür ediyordu bizi köyünde konuk ettiği için. Biz çocuklar da hayvanlarıyla ilgilenir, ahırlarına giriş ve çıkışlarında yardımcı olurduk. Özellikle koyunlar ve kuzularıyla ilgilenmek çok hoşumuza giderdi.

1951 yıllarında Yeşilova Köyünün bağlı bulunduğu Haruniye ki sonraki adı Düziçi olmuştu, ulaşım olarak şanslı bir bölgede yer almaktaydı. Düziçi Köy Enstitüsü’nün burada kurulma nedenlerinden biri ulaşım kolaylığı olurken diğeri verim oranı çok yüksek olan alüvyonlu topraklardı. 30 km güney-batısında Osmaniye ve 125 km güney-batısında Adana ile kuzey-doğusunda da Maraş ili bulunmaktaydı. Önemli bir kavşak noktasında bulunan Haruniye Adana-Gaziantep karayoluna 10-15 km uzaklıktaydı. Hemen yanı başından da tren yolu geçmekteydi. Karayolunun yanı sıra tren yolunu da kullanabilmesi sağlık, eğitim ve sosyal etkileşim açısından avantaj sağlamaktaydı.

231 total views, 2 views today

Share Button