1952 Kasım ayı ortaları,  Misli(Konaklı)…

Henüz traktörün İç Anadolu’ya girmediği 1950’li dönemlerde tarımsal ekonominin temel üretim aracı bir çift öküzle çekilen kara sabandı. Kuru tarımın yapıldığı iklim kuşaklarında ki Misli Ovası da buna dâhildi, temel üretim aracı bir çift öküz olduğundan, kadının sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelirdi.

Oysa sulu tarımın yapıldığı bölgelerde olduğu gibi, Bulgaristan Karagözler Köyünde de aile emeği üretimin içine girerdi. Küçük ve büyükbaş hayvanların bakımı, sütlerinin sağılması, süt ürünlerinin oluşturulması, taze fasulye, salatalık, kavun, karpuz ve kabak gibi ürünlerin üretilmesi daha çok kadınların işiydi. Erkekler bir çift öküz ve çektikleri kara sabanla üretime girerken kadınlarımız sulu tarımın sunduklarıyla üretime katkıda bulunurlardı.

Aile emeği ile bir çift öküzün esasını oluşturduğu köylü üretim biçimi kadını ikinci sınıf vatandaş olmaktan kurtardığı gibi, ortaya çıkan üretim ve getirileri ailenin geçimini rahatlıkla sağlıyordu. Henüz artezyen kuyularının farkına varılıp, açılmadığı 1950’lerin Misli Köyünde aile emeği yok denecek kadar azdı. Geçim de zordu haliyle…

Ekmek Teknesi olarak bildiğimiz bir çift öküzümüz ve elden düşme bir arabamız olmuş,  mülkiyeti hazineye ait 50 dönüm tarlaya 40 teneke buğday da ekmiştik. Ekmiştik ama aile emeğinin olduğu bir üretim biçimimiz olmadığı gibi öküzlerimizle ailemizi doyuracak gelirimiz yoktu. Toprak ve İskân Müdürlüğü tarafından verilen paranın 1500 lirası ev yapımında, 1000 lirası ekmek teknesi için, 500 lirası buğday tohumu için harcanmıştı. Dört aylık ev giderlerinden sonra ailemizin geçimi için elimizde 200 liranın kaldığını söylemişti babam bir akşam sofrasında.

O akşam hiçbirimizin boğazından lokmalar geçmemişti. Uzun bir sessizlikten sonra, üzerine titrediğimi bir çift öküzümüzle elden düşme arabamızın satılması kararına varılmıştı. Ekmek teknemizin üzerine titreyen babam, kardeşimle bana hissettirmemeye çalışsa da, için için ağlamıştı. Karar verildikten bir hafta sonra da 1000 liraya aldıklarımızı 800 liraya satmıştı babam. Yaşlı gözlerle Ekmek teknemizin arkasından bakakalmıştık…

Share Button