Ankara İzmir Caddesi

ANKARA İZMİR CADDESİ (1)

Dövizin serbest olmadığı ve dünya ile ekonomik bütünleşmenin sağlanmadığı 1970-80 li yıllarda, marka malların bir çoğu kaçak yollarla ülkemize giriş yapardı. Bulundukları ve satıldıkları yerler ise ”Amerikan Pazarı” olarak tanımlanan pasajlar ve işhanları olurdu. Amerika ile doğrudan ilişkili olmadığı halde, Amerikan pazarları denilince de aklımıza İzmir Caddesi gelirdi. İzmir Caddesinin en hareketli ve en popüler bölümü, Necatibey Caddesi ile Gazi Mustafa kemal Bulvarı arasında kalan İzmir 1 Caddesidir.

Sakarya Caddesi ile bağlantılı olan sokakları gezdikten sonra, Tuna Caddesi üzerinden İzmir Caddesi’ne geçmek istiyorum. Tuna Caddesindeki Burhan Alkar’ın Barış Heykeli’ne ulaştıktan sonra sola dönersek Atatürk Bulvarı’na çıkarız. Bulvarın karşısındaki cadde, İzmir 1 Caddesidir. Ben üst geçidi kullanarak Atatürk Bulvarını geçip, İzmir 1 Caddesi’ne ulaştım. 

Bir dik açı şeklinde düzenlenmiş olan İzmir Caddesi’nin kuzeybatı yönü Necatibey Caddesi’nde son bulurken, güneybatı yönü ise Gazi Mustafa kemal Bulvarı’nı bir üst geçitle geçerek, Kumrular Caddesi’nde sonlanır. Cadde üzerinde önce dik açının köşesi durumunda olan meydana giriyorum. Sağ tarafta Yapı Kredi Bankası İzmir Caddesi Şubesi, sol tarafta köşede Güncel mağazası, meydanda atıştırıp soluk alabileceğiniz bir büfe ile sol tarafında fıskiyeli heykeli olan bir havuz bulunmaktadır. 

 

Havuzun karşısında da Ankara Anadolu Kulübü’nün bulunduğu çok katlı bina yerini almıştır. Anadolu Kulübü 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün emirleriyle kurulmuştur.Türk ve yabancı üyelerine buluşup görüşmelerini sağlamak ve üyeler arasında sosyal ilişkileri kolaylaştırmak amacı ile kurulmuş. İstanbul Büyükada’da şubesi bulunan Anadolu Kulübü’nün 5 binden fazla üyesi varmış. Ağırlıklı olarak milletvekili üyesi bulunan kulüp uzun süre eski milletvekili Metin Cizreli başkanlığındaki bir yönetim kurulu tarafından yönetilmiş.Yolsuzluk iddiaları üzerine de mahkeme kararıyla yönetimi kayyuma devredilmiş durumda.

İzmir 1 Caddesi’nin Necatibey’de sonlandığı bölümüne giriyorum. Caddenin bu bölümünün her iki tarafında dershanelerin yanı sıra alış veriş mağazaları ve pasajlar yer alır.Anadolu Kulübü’nü geçip, Necatibey Caddesi’ne doğru biraz ilerleyince solda Menekşe 1 Sokak, sağda ise Ihlamur Sokak kendini gösterir. Ihlamur Sokağı geçer geçmez, sağ tarafta Amerikan Pazarı pasajı görülür. 1963 yılında geldiğim Ankara’da Amerikan Pazarı çok bilinen pasajlardan biriydi. Atatürk Bulvarı ile Necatibey Caddesi arasında kalan İzmir Caddesi’nin bu bölümü, 1960-70 li yıllarda Ankara’nın en popüler yerlerinden biriydi.

”Amerikan Pasajı” kaçak ve marka malların satıldığı bir yerdi. Türkiye’deki Amerika Büyükelçiliğ ya da bağlantılı olan mekanlarda yaşayan Amerikalılar, görevleri sona erip Amerika’ya dönerken, ev eşyaları ile birlikte kendilerine yük olacak giyim eşyalarını da buralara getirip, yok pahasına satarlardı. Marka kotların ve ayakkabıların yanı sıra nadir bulunan mutfak ve yemek odası takımları da burada bulmak mümkündü.1972 yılında evlenen bir dostumuzun evini bu şekilde donatmış ve bir mutfak takımı fiyatına evin eşyalarını tamamlamıştık.

Biz, Amarikan Pasajında satılan lumberjack ve timberland botların, loaferların dönemine yetiştik, hesaplı oluyordu. İlk kez elektrikli ve uzaktan kumandalı oyuncak arabalar da burada satılmaktaydı. Şimdilerde bolca pipo, nargile ve takımları bulunmakta ve satılmakta.Amerikan Pasajının müşterileri arasında Zeki Müren, Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar, Emel Sayın ve Ajda Pekkan gibi ünlülerin de bulunduğu bilinmektedir. Amerikan Pasajı’nı geçiyorum.

İzmir Caddesi ile Elgün Sokak kavşağında ünlü Dericizade yer alıyor. Dericizadeler eski Ankara Fotoğraflarıyla de ünlenmiş olup, özel anma günlerinde sergilenmek üzere ilgili kuruluşlara vermektedirler. Geçtiğimiz haftalarda, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce ‘Ahilik Kültürü Haftası’ nedeniyle Ahilik kültürünü tanıtan bir sergi açıldı. Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı’nın desteğiyle Kızılay Metro Sanat Galerisi’nde açılan sergide, tamamı Dericizade Faruk Küçük’ün arşivinde yer alan eserler yer aldı.

Ahilik geleneğini, sahip olduğu değerleri Ankaralılara anlatmayı amaçlamış. Sergide, Ahilik kültürünü temsil eden 20 fotoğraf, 10 adet gravür tablo, 60 adet kitap ile Ahilikte görgü kuralları ve altın öğütlerin yer aldığı 20 adet yazı yer aldı. İzmir Caddesi’nde Dercizadelerin bulunduğu yerden caddenin karşısına bakıldığında Sümer 1 Sokak görülür. Yürümeye devam ediyorum. 

Fevzi Çakmak 1 Sokak geçildikten sonra Necatibey Caddesi karşıma çıkıyor. Necatibey Caddesi de anılarımda önemli bir yer tutar. Necatibey Caddesi’nde sağa yönelirseniz Lozan Meydanı ve Abdi İpekçi Parkı’na ulaşırsınız.Sola yöneldiğinizde ise sizi İsmet İnönü Bulvarı’na ulaştıracak rotası önünüze çıkar. 1975 yılında evlendiğimde, bu cadde üzerinde Gençlik Caddesi kavşağına ulaşmadan önce, Kalkınma Bankası’nı geçer geçmez sağdaki 102 nolu apartmandaki bir dairede kiracı olarak oturmuştum. 1977 yılında doğan kızım Ceren de bu dairede ilk iki yaş gününü kutlamıştı.Evliliğimin ve kızımın ilk yıllarının geçtiği Necatibey Caddesi masalımsı bir mekan olarak anılarımda yer almaktadır. 

Necatibey Caddesi’nden geri dönerek, Anadolu Kulübü’nün bulunduğu meydana geliyorum. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’na doğru yöneldiğimde, meydana özel bir hava katan havuzdaki fıskiyeli heykel dikkatimi çekiyor. Değişik açılardan bolca fotoğraflarını çekiyorum. Havuzun sağ tarafında Ayakkabı Dünyası, sol tarafında ise Kocabeyoğlu Pasajı yer alıyor.1980’li yıllarda Ankaralılar AVM’lerle tanışmadan önce, en revaçta olan yerler Kızılay’daki “pasajlar”dı.

Kızılay’ı tam göbeğindeki Soysal Çarşısı, Gazi Mustafa Kemal  Bulvarı üzerinde Onur Çarşısı ve Atatürk Bulvarı ile İzmir Caddesi arasında,1950’li yıllardan beri durup yorulmadan hizmet veren Kocabeyoğlu Pasajı bulunurdu.O dönemde bazılarına göre müthiş bir “üçleme”. O yıllarda, özellikle “öğrenci milleti” Onur Çarşısı‘ndan giyinirdi. Ayakkabı çanta alınacaksa Soysal’a, iç çamaşırı, düğme, lif, kese, ıvır, zıvır ne alınacaksa Kocabeyoğlu’na uğranırdı. İzmir caddesi girişi pasajın üst çarşısı olup, merdivenlerle alt çarşıya inilirdi.

İzmir Caddesi’nin ortasında yeme içme mekanları bulunmakta olup, her iki tarafında marka eşyaların satıldığı lüks mağazalar bulunmaktadır.Caddenin zeminindeki karo döşemesi özenle seçilmiş ve mozaik havası verilmiş. Cadde ortasındaki çiçek tarhlarına da gökkuşağı renklerini barındıracak şekilde çiçek ve bitkilerle peyzaj düzenlemesi yapılmış.İzmir 1 Caddesi adeta modern bir kent parkına dönüştürülmüş. Ben çok beğendim. Mağazaların önleri revakları andıran gölgeliklerle donatılmış müşterilerini yağmurdan ve yakıcı yaz güneşinden korumak için.

Gazi Mustafa kemal Bulvarı’na yaklaştıkça, cadde ortasındaki çiçek tarhlarının iki tarafına fıskiyeli havuzların yapıldığı görülüyor. Bir üst geçit yardımı ile İzmir 2 caddesi’ne geçiliyor. Sağ tarafta Turtes İşhanı ve pasajı ile hemen üstünde Taraça Cafe ve Restaurantı yer alıyor. 1980 li yıllarda, Taraçanın üst katları dershane olarak işlev görmekteydi.

Ben de bu dershanede üç yıl çalışmıştım. Yaklaşık 15 000 öğrencinin bulunduğu bu dershanede 35 fizik öğretmeni çalışıyordu. Caddenin sol tarafına baktığımızda ise Başbakanlık devlet Personel Başkanlığı görüş alanımıza giriyor. Biraz daha ilerlediğimizde sağda Kızılay PTT binası ve caddenin iki tarafında otobüs firmalarının temsilcilikleri ağırlıklı olarak yerlerini almışlar. Cadde, Kumrular Caddesi’ne ulaşarak son buluyor. Kumrular Caddesi’nin sağ tarafı Necatibey Caddesi’ne, sol tarafı ise Güven Parkı’na ulaşmaktadır.

8,544 total views, 9 views today

Share Button