AKINCI 944

Bilmek Geleceği Yönlendirmektir

KATALUNYA MEYDANI

KATALUNYA MEYDANI

Katalunya Meydanı

KATALUNYA MEYDANI PANAROMİK

İspanya’nın doğu sahilinde yer alan Barselona, Özerk Katalonya’nın başkentidir. 1992 Olimpiyat Oyunları’nın Barselona’da düzenlenmiş olması, kentin kaderini inanılmaz ölçüde değiştirmiş Kültür, sanat, güzellik ve Gaudi’nin mucizevi eserleriyle dolu bu kenti gezmeye başlama yeri, merkezde bulunan Katalunya (Plaça de Catalunya) meydanı olmalıdır.İstanbul Taksim Meydanını anımsadım birden.

MONTJUİK TEPESİNDEN KOLON MEYDANI

9 Nisan Perşembe günü, erkenden kalkıp,otelimizde sıkı bir sabah kahvaltısı yaptıktan sonra, rehberimiz eşliğinde, ”Barselona Şahaserleri” turuna katılmak üzereotobüslerdeki yerimizi alıyoruz . Saat 10.00 da Barselona’nın seyir tepesi Muntjuic’ten ilk fotoğraflarımızı çekiyor ve  Gaudi’nin doğa ile bütünleşen Güell Parka doğru yola koyuluyoruz.

GÜELL PARKTAKİ MOZAİK DRAGONLAR

Güell Park gezilip, Gaudi’nin, Hansel ve Gratel masallarındaki yapılarını andıran binaları, mozaik dragonları ve kuş yuvalarıyla dalgalı bir denizi andıran viyadükleri görüldükten sonra, Sagrada Familia’da buluyoruz. Sagrada Familia’nın gezilmesi ve fotoğraf çekimi ile, saat 13.00 de, Barselona Şahaserleri turu sona eriyor. Serbest gezme zamanı ortaya çıkıyor.

KATALUNYA MEYDANI

Karnımızın acıktığının farkına varıyor ve rehberimiz Orhan’ın eşliğinde yönümüzü Katalunya Meydanına çeviriyoruz .Eşim ve ben, kalabalık bir grupta ayrıntıları gözden  kaçırabileceğimiz gibi, hareketimizi de yavaşlatacağı düşüncesiyle, gruptan ayrı gezmek istiyoruz.   İstanbul’daki Taksim Meydanına benzeyen Katalunya Meydanı, Taksim’in 4-5 katı büyüklüğünde ve trafik akışı da farklı.

KATALUNYA MEYDANI VE HEYKELLER

50 000 m2 lik bir alanda yer alan Katalunya’nın merkez kısmı park olup, yanları cadde ve bulvarlardan oluşmuş. Trafik bulvar ve caddelerde akıyor. Parkın içinde fıskiyeli havuzların yanısıra; anıtlar, heykeller, yunan mitolojisinden alıntılar, toplantı ve konser alanları yer alıyor.

RAMBLA CADDESİ

Zaman zaman düzenlenen konserlerde, 20-30 bin kişiyi alabilecek kapasitede alanları bulunuyor Katalunya Meydanının güney ucundayız. Yönümüzü güneye çevirdiğimizde, Barselona’nın en hareketli, en kalabalık ve en güzel caddelerinden biri, ”La Rambla” caddesini görüyoruz. Las Ramblas da denilen La Rambla, ”Dere Yatağı” anlamına gelmekteymiş.

KOLON MEYDANI

Bu ünlü caddeye girer ve ortalama 1.5  kilometre güneye doğru yürürseniz, sizi, Kristof Kolomb meydanına götürür ki ileride de limana ulaşırsınız.Katalunya Meydanının güneyindeki Rambla bulvarına dik ve batıya yönelen Palai caddesi bulunur. Meydanın tam doğusu da iki caddeyle bağlantılıdır. Angel Caddesi güney-doğuya yönelen tek yönlü ve üç şeritlik gidiş, Fontenalle caddesi de kuzey-doğuya yönelen üç şeritlik gelişi olan küçük caddeler olarak karşımıza çıktı.

CASA MİLA

Meydanın kuzeyinde ise bir başka ünlü bulvar, Gracia Bulvarı (Passeig de Gracia) ile karşılaşırız. Gracia Bulvarına girerek yolculuğunuzu sürdürürseniz, ünlü markaların bulunduğu bu bulvarın sonunda, Gaudi’nin iki ünlü eseri ”Battlo Evi” ve ”La Perrara” adıyla bilinen ”Casa Mila”ya ulaşırsınız. Katalunya Meydanının batısı da Rambla de Catalunya Caddesi ve Universitat Caddesiyle bağlantılıdır. Rambla de Catalunya’ya dönerken, köşede ”Casa Madrid’le karşılaşırsınız.

EL TRİNGLE

Biraz yürüdüğünüzde de ”citibank” önünüze çıkar.Universitat caddesi tek yönlü olup, sizi, Barselona’nın Gran Via Caddesine götürür.   Katalunya Meydanının tekrar güney ucuna geldiğimizde; yönümüzü güneye çevirdikten sonra, sağ tarafa bakacak olursak Palai Caddesi, sola bakacak olursak Rambla caddesi görülür.Palai Caddesinin sağ girişinde devasa bir alış veriş merkezi ”El Trıngle” ve altında Zurih Kafe yer alırken, sol girişinde ise McDonalds ve ilerisinde Zara yer alır.

Mükemmel bir peyzaj düzenlemesinin olduğu ”Dere Yatağı”na, yani Rambla Caddesine baktığımızda ise bütün ihtişamıyla bizi içine davet ettiğini gördük.Tam bu daveti kabul edip neşeli kalabalığın içine dalacaktık ki, eşim, cadde girişinin sol başındaki ünlü marka mağazası ”Sfera”yı gördü ve yönünü hemen magaza giriş kapısına çevirdi ve hızla yürüdü.

Şehirleri öğrenmenin en iyi yolunun yürümek olduğunu öğrenmiştim, ben de yürüdüm.Sfera’da, eşim, hem kendisine hem de kesemize uygun bir alış verişin peşindeyken, ben de etrafı kolaçan ettim. Alış  veriş için kadınların ağırlıkta olduğu bu mekandan fazla oyalanmadan ayrıldık, zaten eşim de aradığını bulamamıştı.

Sfera’dan sonra, kuzeyde, cadde üzerindeki ”Hard Rock Cafe”yi görünce, kafenin önünde, kafeye ayrılmış ve şemsiyelerle güneşten korunaklı duruma getirilmiş masalardan birine oturuyoruz.Deniz ürünlerinin yer aldığı sandviçlerimizle sıvı içecek olarak limonata alıyor, hem karnımızı doyuruyor, hem de nefesleniyoruz. Kalamarlı sandviçler hem lezzetli hem de ucuz. Adedi 2 Euro olduğundan, kesemize de uygun.

Bu tür yurtdışı gezilerde zamanı kullanmak çok önemli. Yılbaşının aceleci dansözleri gibiyiz. Her yere yetişmek ve her yeri görmek istiyotuz. Hard Rock Kafede karnımızı doyurup, dinlendikten sonra, kafenin tam karşısındaki süslü ve Yunan   mitolojisindekileri andıran heykellerin bulunduğu parka geçerek, fotoğraf çekiyoruz.  Parka giderken Katalunya  Bulvarından geçiyoruz.Parkın çevresinde, yüzlerce bisiklet  ve motorsiklet park etmişti.   Barselona’lılar bisiklete binmeyi seviyorlar.   Yerel yönetimler de, ulaşım aracı olarak bisiklet kullanılmasını teşvik etmiş ve otomobil yollarına paralel olarak, otoyolların çevresine ve yaya yollarının yanına bisiklet yolları yapmış.

Özellikle; orta yaş ve orta yaş üzeri kişilerin, sağlık sorunlarına en iyi çözümüna hareket olacağı düşüncesiyle bisiklet kullanımını kolaylaştıracak bütün önlemler alınmış. Aerobik, günde ortalama 45 dakikalık yürüyüş ya da bisiklete binmenin, bağışıklık sistemini güçlendireceği de vurgulanmış ve bu bilinç kazandırılmış.Üstelik petrole ayrılan para da azalmış. Tekrar Hard Rock Kafe tarafına geçip, biraz geriye giderek, park ve parktaki bir anıtın, uzaktan fotoğrafını çekiyoruz.

Fotoğraftaki taksinin arkasında görülen ve bir çekici andıran anıtsal, fotoğraf büyültülerek bakıldığında, Catalunya A Francesc Macia adına düzenlenmiş olduğu görülür. Francesc Macia,ateşli bir Katalan milliyetçisi ve siyasetçisi. Katalanların özgürlüğü için mücadele eden, Katalanları örgütleyen ve 1930 yıllarda Katalan Cumhuriyetinin ilanına önayak olan birisi.Tekrar  yürümeye başlıyor ve İspanya Bankasının (Banco de Espana) önünden geçiyoruz.

İspanya Bankasından sağa dönünce Angel caddesiyle karşılaşıyoruz, ilerleyince Movistar Telefonica’yı görüyoruz. Onun da sağında Fontenalla caddesi yer alıyor. Bu caddeye de girmeyerek, Katalunya Meydanından ayrılmamaya çalışıyoruz.  Meydanda kuzey-batıya yöneliyor ve meydandaki en büyük alış veriş merkezi ”El Corte İngles”e varıyoruz.8-10 katlı ve çok geniş bir alana yayılmış devasa bir merkez.Fontanella Caddesiyle Sant Pere Caddesi arasında, Katalunya Bulvarı boyunca uzanıyor ve Gracia Bulvarına ulaşıyor neredeyse

Aşağıda, El Corte İngles’in gece çektiğimiz bir fotoğrafı yer alıyor.Altında, bulvara bakan cephesinde; Dior, Shanel, Bulgari ve benzeri ünlü markaların  standları yer alıyor.Eşim ve ben mağazaya giriyoruz. Her katta bilinen ve markalaşmış bir ürün yer alıyor. Sahip olduğum cep telefonu eşimle aramdaki iletişimi sağlamadığı için, mağazadaki elektronik eşya bölümündeki cep telefonları dikkatimi çekiyor. Türkiyede promosyonlu ve protokollü cep telefonlarının verilmediği dönemlerdi.

Sergilenen telefonlardan birinin 2 Euro’ya satıldığını görünce  inanamıyorum. Katalanca bazı açıklamaları anlamadım. Yabancı dilim de yeterli değil. Bana göre yabancı dili daha iyi olan ve mağazadakilerle daha iyi iletişim  kurabilen eşimden yardım istiyorum. Eşim de telefonu görünce hayret ediyor bu kadar ucuz oluşuna. Satış temsilcisinden yardım istiyor ve söylediklerinden sonra, bana dönerek basıyor kahkahayı. Meğer,Barselona’daki Telekominikasyon şirketi ile 36 aylık bir protokolla,onların hattını kullanmayı taahhüt edersem 2 Euro’ya telefonu alabilirmişim. Doğrusu, ben de çok gülmüştüm olaydan sonra kendime

Mağaza, yarım saatten fazla zamanımızı almıştı.Mağazadan çıktıktan sonra, karşıdaki Gracia Bulvarına baktık uzun uzun. Bu bulvar üzerinde bulunan Gaudi’nin ünlü eserlerinden ”Battlo Evi’ ileLa Pedrara olarak bilinen ”Casa Mila”yı daha sonra görmek üzere, güney-batıya yöneliyor ve başlangıç  noktamız olan meydanın güneyindeki Rambla  Caddesi ya da eski dere yatağına geliyoruz.Bir sonraki Barselona anılarında, Rambla Caddesi ve yakın çevresini tanıtmaya çalışacağım

7,215 toplam görüntüleme, 9 defa bugün

Share
Categories: Gezi, Ülkeler ve kentleri

About Mehmet AKINCI

Ankara Fen Fakültesi ve Yüksek Öğretmen Okulu mezunu olup, Emekli Fizik öğretmeniyim ve 70 yaşındayım. Emeklilikte bana kalan zamanlarımı; ülkemi ve dünyayı gezmek, araştırmak ve tanı(t)mak için kullanıyorum. Edindiğim bilgileri paylaşmanın en iyi yolu blog ve siteler. http://www.mehmetakinci.com.tr http://www.akinci944.com http://www.akincimehmet44.com http://www.akincimehmet44.blogspot.com adlı sitelerimde; Güncel konular, ders notlarım, müzeler, köşkler, kasır ve saraylar, kitaplar ilgi alanlarımı oluşturuyor ve paylaşıyorum.

Popular Posts

Hayaller Kenti Vened

Rüyalar ve aşıklar kenti Venedik İtalya’nın Kuzey doğusunda, Adriyatik kıyısında, yarım ...

Antalya'da kısa bir

    Antalya falezleri   Türk Rivireası olarak bilinen Antalya, Türkiye'nin en çok konuk ...

Kemer Çamyuva'da sa

Kemer Çamyuva 1999 Yılında, bir raslantı sonucunda Çamyuva'ya yolumuz düşmüş; buradaki ...

Haydarpaşa Garı ve

İSTANBUL HAYDARPAŞA GARI Haydarpaşa Garında              1941 baharında                             saat on beş                                        ...

Eskişehir'de Bir Ta

Kurşunlu Camii ve Külliyesini gezip, lületaşı oymacılığı yapan ustaların odalarını ...

Sponsors

  • Web Site Tasarımı
  • 30 GB FTP alanı
  • Website and logo design contests at DesignContest.net.
  • Reviews of the best cheap web hosting providers at WebHostingRating.com.