Barselona İspanya

Barselona Şaheserleri Turu

MONTJUİK TEPESİNDEN KOLON MEYDANI

MONTJUİK TEPESİNDEN KOLON MEYDANI

İspanya’nın doğu sahilinde yer alan Barselona, Özerk Katalonya’nın başkenti Barselona İspanya’nın doğu sahilinde yer alan bir liman şehridir. 1992 Olimpiyat Oyunlarının Barselona’da düzenlenmiş olması, kentin kaderini inanılmaz ölçüde değiştirmiş. Kültür, sanat, güzellik ve Gaudi’nin mucizevî eserleriyle dolu bu kenti gezmeye başlama yeri, merkezde bulunan Plaça de Catalunya olmalıdır demişti rehberimiz. İstanbul Sultanahmet Meydanını anımsadım birden. İstanbul’un, daha doğrusu Doğu Roma İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğunun, bütün tarihi bu meydan çevresinde toplanmıştı.

Barselona İspanya

Muntjuik Tepesi Barselona İspanya

9 Nisan 2009 Perşembe günü otelimizdeki sıkı bir sabah kahvaltısından sonra, rehberimiz eşliğinde, ”Barselona Şaheserleri” turuna katılmak üzere tur otobüsündeki yerimizi alıyoruz. Saat 10.00 da Barselona’nın seyir tepesi Muntjuic’ten ilk fotoğraflarımızı çekiyoruz. Rehberimiz Orhan’ın açıklamalarına göre, “Montjuic”, kelime anlamı olarak “Yahudi” demekmiş. Eskiden bu bölgede Yahudiler yaşadığı için tepenin adı “Montjuic Tepesi” olarak kalmış. Endülüs Emevi Devletinde önemli mevkilerde bulunan, İslam ile Avrupa arasında köprü kuran ve İslam eserlerini tercüme ederek Avrupa’ya kazandıran Yahudiler; başta Barselona olmak üzere, Girona kenti ve Madrit’in en güzel yerlerinde malikâneler kurmuşlar ve iyi yaşamışlar. Montjuik tepesi de bu yerleşim yerlerinden biriymiş.

 

GÜELL PARKTAKİ MOZAİK DRAGONLAR

GÜELL PARKTAKİ MOZAİK DRAGONLAR

Muntjuik’ten ayrılarak Gaudi’nin doğa ile bütünleşen Güell Parka doğru yola koyuluyoruz. Güell Park; 1900-1914 tarihleri arasında, Güell ailesinin soyluluk göstergesi olarak yaptırılmıştır. Park, 1923’ten sonra halka açılmıştır. Diğer söylenceye göre; Güell Park, başlangıçta, Barselonalı zengin iş adamlarının arzusu doğrultusunda, yapılmaya başlanan bahçeli evlerin bulunacağı bir site olarak düşünülmüş. Ancak; arazinin çok eğimli, çorak, işlenmesinin zor olduğu görülünce, iş adamlarının büyük bir bölümü, projeden vazgeçmiş. Kont Güell, Katalunya’daki sanayi devriminde çok büyük paralar kazanır. Gücünü simgeleyecek ve kendini ölümsüzleştirecek bir eserle anılmak ister.

Barselona İspanya

Barselona İspanya

Park Güell’in girişinde Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir oduncu yaşarmış ormanın derinliklerinde. Bu oduncunun Hansel ve Gratel adında iki çocuğu varmış.  diye başlayan, ”Hansel ve Gratell” masallarındaki pasta evleri anımsatan iki bina bulunur.1901-1902 yılarında yapılan bu sevimli binalarda, düz çizgilere ve dik açılara yer verilmeyerek, masalımsı bir hava katılmıştır. Güell Park gezilip, Gaudi’nin, Hansel ve Gratel masallarındaki yapılarını andıran binaları, mozaik dragonları ve kuş yuvalarıyla dalgalı bir denizi andıran viyadükler görüldükten sonra, Sagrada Familia’yı görmek üzere Park Güell’den ayrılıyoruz.

 

Barselona İspanya

Barselona İspanya

Nihayet Sagrada Familia’yı  görme şansını yakalıyoruz. Rehberimiz ‘’Ne zaman bitebileceği konusunda hiç kimsenin fikri yok.’’ Dedikten sonra, Gaudi’nin doğumunun 200. yılında bitebileceği düşünülüyor. Aslına bakılırsa, bitmemesi daha çok ilgi çekiyor. Katedralin tasarımında, 18 kulenin varlığı görülüyor. Merkezdeki 175 metre yüksekliğindeki kulelerden biri  Hz. İsa’yı, 125 metre yüksekliğindeki diğeri Hz. Meryem’i temsil etmektedir. Gaudi’nin, 1926 yılında, bir tramvayın altında kalıp, hastanede yoksulluk içinde ölünceye kadar geçen sürede bitirilebilen 4 kule, dört incili ve yazarlarını simgeliyormuş. Geriye kalan 12  kulenin de 12 havariyi temsil edeceği ve düzenlemenin havarileri en iyi biçimde anlatacak şekilde peyzajı tasarlanmış. Katedral ya da Sagrada Familia, çocukluk hayallerinin bir bölümünü gerçekleştirmeye  çalıştığı yerdir. Eserlerinin tasarımını yapar ve uygularken, doğa ile uzlaşmayı seçen Gaudi, bu seçimin kendisini Tanrı’ya ulaştıracağına inanır. Dindar bir Katolik olan Gaudi, yaşamının bir evresinde; bir yıl gibi kısa bir sürede, annesini, erkek ve kız kardeşini kaybettiğinde, dine olan bağlılığı ve dini adanmışlığı artmıştır.

 

 

KATALUNYA MEYDANI PANAROMİK

KATALUNYA MEYDANI PANAROMİK

Sagrada Familia’nın gezilmesi ve fotoğraf çekimi ile saat 13.00 de, Barselona Şaheserleri turu sona eriyor. Rehberimiz tura katılanları serbest bırakıyor. Serbest gezme zamanı ortaya çıkıyor. Karnımızın acıktığının farkına varıyor ve rehberimiz Orhan’ın eşliğinde yönümüzü Katalunya Meydanına çeviriyoruz. Eşim ve ben, kalabalık bir grupta ayrıntıları gözden  kaçırabileceğimiz gibi, hareketimizi de yavaşlatacağı düşüncesiyle gruptan ayrı gezmek istiyoruz.  Bir süre sonra ulaştığımız Katalunya Meydanı  İstanbul’daki Taksim Meydanına benzemekte olup, Taksim’in 4-5 katı büyüklüğünde ve trafik akışı da oldukça farklı…

KATALUNYA MEYDANI VE HEYKELLER

KATALUNYA MEYDANI VE HEYKELLER

50 000 m2 lik bir alanda yer alan Katalunya’nın merkez kısmı park olup, yanları cadde ve bulvarlardan oluşmuş. Trafik bulvar ve caddelerde akıyor. Parkın içinde fıskiyeli havuzların yanı sıra anıtlar, heykeller, yunan mitolojisinden alıntılar, toplantı ve konser alanları yer alıyor. Sıkça düzenlenen konserlerde, 20-30 bin kişiyi alabilecek kapasitede olan bu meydanda sıkça konserler düzenlendiğini öğreniyoruz.

 

RAMBLA CADDESİ

RAMBLA CADDESİ

Katalunya Meydanının güney ucundayız. Yönümüzü güneye çevirdiğimizde, Barselona’nın en hareketli, en kalabalık ve en güzel caddelerinden biri, ”La Rambla” caddesini görüyoruz. Las Ramblas da denilen La Rambla, ”Dere Yatağı” anlamına gelmekteymiş. Bu ünlü caddeye girer ve ortalama 1.5  kilometre güneye doğru yürürseniz, sizi, Kristof Kolomb meydanına götürür ki ileride de Port Vell olarak bilinen limana ulaşırsınız. Katalunya Meydanının güneyindeki Rambla bulvarına dik ve batıya yönelen cadde de Palai Caddesidir. Meydanın tam doğusunda da iki caddeyle bağlantılıdır. Angel Caddesi güney-doğuya yönelen tek yönlü ve üç şeritlik gidiş, Fontenalle caddesi de kuzey-doğuya yönelen üç şeritlik gelişi olan küçük caddeler olarak karşımıza çıktı. Meydanın kuzeyinde ise bir başka ünlü bulvar, Gracia Bulvarı Passeig de Gracia ile karşılaşırız. Gracia Bulvarına girerek yolculuğunuzu sürdürürseniz, ünlü markaların bulunduğu bu bulvarın sonunda, Gaudi’nin iki ünlü eseri ”Battlo Evi” ve ”La Perrara” adıyla bilinen ”Casa Mila”ya ulaşırsınız. Katalunya Meydanının batısı da Rambla de Catalunya Caddesi ve Universitat Caddesiyle bağlantılıdır. Rambla de Catalunya’ya dönerken, köşede ”Casa Madrid’le karşılaşırsınız.

katalunya Meydanı Barselona

Biraz yürüdüğünüzde de ”citibank” önünüze çıkar.Universitat caddesi tek yönlü olup, sizi, Barselona’nın Gran Via Caddesine götürür.   Katalunya Meydanının tekrar güney ucuna geldiğimizde; yönümüzü güneye çevirdikten sonra, sağ tarafa bakacak olursak Palai Caddesi, sola bakacak olursak Rambla caddesi görülür. Palai Caddesinin sağ girişinde devasa bir alış veriş merkezi ”El Trıngle” ve altında Zurih Kafe yer alırken, sol girişinde ise McDonalds ve ilerisinde Zara yer alır. Mükemmel bir peyzaj düzenlemesinin olduğu ”Dere Yatağı”na, yani Rambla Caddesine baktığımızda ise bütün ihtişamıyla bizi içine davet ettiğini gördük. Tam bu daveti kabul edip neşeli kalabalığın içine dalacaktık ki, eşim, cadde girişinin sol başındaki ünlü marka mağazası ”Sfera”yı gördü ve yönünü hemen magaza giriş kapısına çevirdi ve hızla yürüdü.

SAMSUNG DIGIMAX A55WŞehirleri öğrenmenin en iyi yolunun yürümek olduğunu öğrenmiştim, ben de yürüdüm.Sfera’da, eşim, hem kendisine hem de kesemize uygun bir alış verişin peşindeyken, ben de etrafı kolaçan ettim. Alış  veriş için kadınların ağırlıkta olduğu bu mekandan fazla oyalanmadan ayrıldık, zaten eşim de aradığını bulamamıştı. Sfera’dan sonra, kuzeyde, cadde üzerindeki ”Hard Rock Cafe”yi görünce, kafenin önünde, kafeye ayrılmış ve şemsiyelerle güneşten korunaklı duruma getirilmiş masalardan birine oturuyoruz. Deniz ürünlerinin yer aldığı sandviçlerimizle sıvı içecek olarak limonata alıyor, hem karnımızı doyuruyor, hem de nefesleniyoruz. Kalamarlı sandviçler hem lezzetli hem de ucuz. Adedi 2 Euro olduğundan, kesemize de uygun.

KATALUNYA MEYDANI

KATALUNYA MEYDANI

Bu tür yurtdışı gezilerde zamanı kullanmak çok önemli… Yılbaşının aceleci dansözleri gibiyiz. Her yere yetişmek ve her yeri görmek istiyoruz. Hard Rock Kafede karnımızı doyurup, dinlendikten sonra, kafenin tam karşısındaki süslü ve Yunan   mitolojisindekileri andıran heykellerin bulunduğu parka geçerek, fotoğraf çekiyoruz.  Parka giderken Katalunya  Bulvarından geçiyoruz. Parkın çevresinde, yüzlerce bisiklet  ve motosiklet park etmişti.   Barselonalılar bisiklete binmeyi seviyorlar.   Yerel yönetimler de, ulaşım aracı olarak bisiklet kullanılmasını teşvik etmiş ve otomobil yollarına paralel olarak, otoyolların çevresine ve yaya yollarının yanına bisiklet yolları yapmış.

CASA MİLA

CASA MİLA

Özellikle; orta yaş ve orta yaş üzeri kişilerin, sağlık sorunlarına en iyi çözümüna hareket olacağı düşüncesiyle bisiklet kullanımını kolaylaştıracak bütün önlemler alınmış. Aerobik, günde ortalama 45 dakikalık yürüyüş ya da bisiklete binmenin, bağışıklık sistemini güçlendireceği de vurgulanmış ve bu bilinç kazandırılmış. Üstelik petrole ayrılan para da azalmış. Tekrar Hard Rock Kafe tarafına geçip, biraz geriye giderek, park ve parktaki bir anıtın, uzaktan fotoğrafını çekiyoruz.

SAMSUNG DIGIMAX A55W

Fotoğraftaki taksinin arkasında görülen ve bir çekici andıran anıtsal, fotoğraf büyültülerek bakıldığında, Catalunya A Francesc Macia adına düzenlenmiş olduğu görülür. Francesc Macia,ateşli bir Katalan milliyetçisi ve siyasetçisi. Katalanların özgürlüğü için mücadele eden, Katalanları örgütleyen ve 1930 yıllarda Katalan Cumhuriyetinin ilanına önayak olan birisi. Tekrar  yürümeye başlıyor ve İspanya Bankasının (Banco de Espana) önünden geçiyoruz. İspanya Bankasından sağa dönünce Angel caddesiyle karşılaşıyoruz, ilerleyince Movistar Telefonica’yı görüyoruz. Onun da sağında Fontenalla Caddesi yer alıyor. Bu caddeye de girmeyerek, Katalunya Meydanından ayrılmamaya çalışıyoruz. 

 

SAMSUNG DIGIMAX A55W

Meydanda kuzey-batıya yöneliyor ve meydandaki en büyük alış veriş merkezi ”El Corte İngles”e varıyoruz.8-10 katlı ve çok geniş bir alana yayılmış devasa bir merkez. Fontanella Caddesiyle Sant Pere Caddesi arasında, Katalunya Bulvarı boyunca uzanıyor ve Gracia Bulvarına ulaşıyor neredeyse Aşağıda, El Corte İngles’in gece çektiğimiz bir fotoğrafı yer alıyor. Altında, bulvara bakan cephesinde; Dior, Chanel, Bulgari ve benzeri ünlü markaların  stantları yer alıyor. Eşim ve ben mağazaya giriyoruz. Her katta bilinen ve markalaşmış bir ürün yer alıyor. Mağazadan çıktıktan sonra, karşıdaki Gracia Bulvarına baktık uzun uzun. Bu bulvar üzerinde bulunan Gaudi’nin ünlü eserlerinden ”Battlo Evi’ ile La Pedrara olarak bilinen ”Casa Mila”yı daha sonra görmek üzere, güney-batıya yöneliyor ve başlangıç  noktamız olan meydanın güneyindeki Rambla  Caddesi ya da eski dere yatağına geliyoruz.

11,398 total views, 3 views today

Share
3021 cevaplar

Yorumlar kapalı.