Barselona’ya Panoramik Bir Bakış

9 Nisan 2009  Perşembe, Barselona…

Dünyadaki bazı kentler; kendileriyle özdeşleşen şair, yazar, ressam, mimar ve mühendislik harikalarıyla anılır. Paris’in Eiffel Kulesi; Sydney’in Opera binası, Konya’nın Mevlana’sı,  Edirne’nin Selimiye Camisi ve yapımcısı Mimar Sinan olduğu gibi… Diğer taraftan Picasso, Salvador Dali gibi sanatçıları, Gaudi gibi mimarları yetiştiren Barselona, uluslararası sanat etkinliklerinin de merkezlerinden biridir. 

Sagrada Familia Barselona

Sagrada Familia Barselona

Barselona deyince de, ”Tanrı’nın Mimarı” olarak tanımlanan Mimar Gaudi ile yaşamını adadığı, uğruna, varını yoğunu harcadığı ”Sagrada Familia” gelir. Bir bakıma Barselona Tanrının Mimarı Gaudi’nin Barselonası’dır.

Gaudi’nin zamanla damgasını vurduğu Barselona’da İlk önemli eseri, Vicens ailesi için 1883-1888 tarihleri arasında yaptığı Casa Vicens adlı yazlık evdir. Daha sonra kentin zenginlerinden Eusebi Güell ile tanışan Gaudi, Güell ’in finansal desteği ile Güell adına anıtsal yapılar ortaya çıkardı. Gaudi, süslemenin ön plana çıktığı “Yeni Sanat-Art Nouveau ” akımının İspanya’daki öncüsü oldu. Zamanla kendi özgün tarzını oluşturdu. Güell Ailesi için yaptığı eserlerle Barselona’ya damgasını vurdu ve saygınlık kazandı.

Casa Mila Barselona

Casa Mila Barselona

Bu eserler; Güell Pavilyonu, Güell Sarayı, Güell Mahzeni, Colonia Güell Türbesi ve Güell Parkı’dır. Diğer önemli eserleri arasında Teresano Koleji, kendisine yılın binası ödülünü kazandıran Celvet Evi, Bellesgurad Villası, Battlo Evi ve La Pedrera adıyla bilinen Casa Mila bulunmaktadır. En ünlü eseri ise hayatını adadığı, yapımı halen süren La Sagrada Familia bazilikasıdır.

Antoni Gaudi’nin Barselona’sı, Özerk Katalonya’nın başkenti olup, İspanya’nın doğu sahilinde yer alan önemli bir liman şehridir. İspanya’nın Paris’i olarak adlandırılan Barselona’da; ana dil Katalanca olup, İspanyolca ikinci dil olarak kullanılır. M.Ö 230 yılında kurulmuş olan Barselona’nın tarihi, İspanya tarihinden daha eski. Kartacalı Hamilcar Borca tarafından kurulmuş olan kente Barcino adı verilmiş. M.S 218 yılında Romalıların hakimiyetine girmiş. Ancak, eyaletin başkenti Tarragona’ya oranla, bölgede ikinci derecede rol oynamış. 5. yüzyılda, Roma’nın zayıf düşmesiyle; önce Vizigotlar, sonra da 8.yüzyılda Magribiler   tarafından yönetilmiş.

Old City Barselona

Old City Barselona

Gaudi’nin Barselona’sını tanıdım diyebilmek için, başta Sagrada Familia olmak üzere, Gaudi’nin bütün eserlerini ve eserlerin bulunduğu meydan, bulvar, cadde ve sokaklarını adımlayarak gezmek gerekir. İyi bir başlangıç noktası seçilmeli ve İyi bir panorama oluşturulmalıdır. Kültür, sanat, güzellik ve Gaudi’nin mucizevî eserleriyle dolu bu kenti gezmeye başlama yeri, merkezde bulunan Plaça de Catalunya olmalıdır demişti rehberimiz. Biz de Google Earth’de, Barselona limanını arkamıza alıp 20 metre yüksekten Katalonya Meydanı’na bakarak panorama oluşturduk eşimle.

Katalonya Meydanı

Katalonya Meydanı

Başta Eski Barselona’nın çekirdeği Barri Gotic olmak üzere, görülmek istenenlerin  hemen hepsi Plaça Catalunya çevresinde ve bu çevreye yakın yerlerde bulunmaktadır. Bir istisna Parc Güell ’dir. Katalonya Meydanından yaklaşık 5 km kuzey-batıda bulunmaktadır. Park Güell’e kadar yürümek zaman kaybıdır. Meydandaki Ronda Saint Pere otobüs durağından her 8 dakikada bir hareket eden toplu taşım araçlarıyla Güell Parka ulaşmak mümkündür. Biz Barselona Şaheserleri turunda görmüştük Park Güell’i.

Güell Park Barselona

Güell Park Barselona

Barselona Şaheserleri turunda Güell Park, Sagrada Familia ve Montjuik Teepesi gezilmişti. Bu nedenle, Barselona panoramasında bunlardan söz etmeyeceğim. Tur rehberimizin ekstra gezi düzenlemediği serbest bir günümüzdeki panorama izlenimlerini paylaşmaya çalışacağım okuyucularımla.

Google Earth’ü kullanarak Katolanya Meydanı’na 20 metre yüksekten baktığımda İstanbul Taksim Meydanını anımsamıştım birden. Katalonya Meydanı Barcelona’nın Taksim Meydanı’dır. Taksim’in 4-5 katı büyüklüğünde ve trafik akışı da oldukça farklı… 50 000 m2’ lik bir alanda yer alan Katalonya’nın merkez kısmı park olup, yanları cadde ve bulvarlardan oluşmuş. Trafik bulvar ve caddelerde akıyor. Parkın içinde fıskiyeli havuzların yanı sıra anıtlar, heykeller, yunan mitolojisinden alıntılar, toplantı ve konser alanları yer alıyor.

Katalonya Meydanı

Katalonya Meydanı

Meydanın sağ üst köşesinde, kuzey-batıya yönelen ve uzunluğu yaklaşık 2 km olan keyif bulvarı Passeig de Gracia solunda ise 1,5 km uzunluğunda Rambla de Catalunya yer almaktadır. Rambla de Katalonya’nın sahile devam eden 1,5 km uzunluğu olan Rambla de Canaletes bulunmaktadır. Sağ üst köşeden Gracia Bulvarına girerek yolculuğunuzu sürdürürseniz, ünlü markaların bulunduğu bu bulvarın sonunda, Gaudi’nin iki ünlü eseri ”Battlo Evi” ve ”La Perrara” adıyla bilinen ”Casa Mila”ya ulaşırsınız.

Gracia ve Rambla de Catalunya

Gracia ve Rambla de Catalunya

Ayrıca etkileyici Modern binalarının sıralandığı Passeig de Gracia, Barselona’nın en önemli ve en lüks alış veriş caddelerinden biridir. Bu bölge, özel bir bohem tarzı, şık ve geleneksel karışım arasında yer alır. Bu özel durumu, yakın zamanda caddede gelişen yeni tasarım butiklerinde, özgün perakende mağazalarında ve pansiyonlarda yansıtılmaktadır

Battlo Evi Barselona

Battlo Evi Barselona

Orijinal binaları ve şık mağazalarıyla Eixample Bölgesi’nin ana caddesi olan Gracia Caddesi Barselona’nın Şanzelize ’si olarak bilinir. Günümüzdeki halini alması 1827 yılında planlanmış. Bir zamanlar şehri Gracia Köyüne bağlayan cadde boyunca; Gaudi’nin nülü yapısı La Pedrera (Casa Mila), Casa Batllo, Casa Lleo Morera, Casa Amatller gibi Barselona’nın en dikkat çekici binalarını görebilirsiniz. Ünlü yapıların dışında günümüzde Passeig de Gracia üzerinde Chanel, Hermes, Rolex gibi uluslararası markalar dışında Zara, Mango gibi ünlü İspanyol markalarına ait birçok mağaza ve modaevi bulabilirsiniz. Caddedeki aydınlatma direkleri ve banklar farklı tasarımları ile dikkat çeker.

Plaça de Catalunya

Plaça de Catalunya

Gracia Caddesinden geri dönerek Katalonya Meydanı’na tekrar bakalım. Meydanı’nın doğusunu bütünüyle kuşatan El Corte Inglés bulunmaktadır.  Meydana bakan cephesi Fontenalle Caddesi’ne kadar uzanır. Mağazaya girerseniz, içinde kaybolabilirsiniz. Altında, bulvara bakan cephesinde; Dior, Chanel, Bulgari ve benzeri ünlü markaların stantları yer alıyor. Her katta bilinen ve markalaşmış bir ürün yer alıyor. El Corte İngles’in kuzey-doğusuna uzanan Ronda de Sant Pere Caddesi, beni de görün ve gezin, der göz kırpar ziyaretçilerine. Bu Cadde Barri Gotic olarak bilinen Old City Barselona’yı kuzeyden kuşatır.

Katalonya Meydanı

Katalonya Meydanı

Meydanın kuzeyinde ise bir dünya devi olan Apple’ın Barselona’daki bir numaralı elektronik mağazası Apple Passeig de Gracia bulunmaktadır. Özellikle cep telefonu sevdalıları için can alıcı, şaşırtıcı, girmesi kolay çıkması zor bir mağaza olarak biliniyor. Sol tarafında bir finansal banka ile ünlü bir giyim mağazası yer almakta. Ve Rambla de Catalunya keyif caddesi ortaya çıkar. Meydanın batı kısmına baktığımızda, restoranlar, elektronik mağazaları, butik oteller ve devasa bir alış veriş merkezi ” Centre Comercial El Triangle” görülür. Altında Zürih Kafe yer alırken, güneyinde de Palai Caddesi bulunur. Palai Caddesinin sağ girişinde sol girişinde ise McDonald ve ilerisinde Zara yer alır. Palai Caddesi’nde devam ederseniz sizi Plaça Universitat’ın da bulunduğu en büyük ana caddelerden biri olan Gran Via de les Corts Catalanes’e götürür.

Plaça de Catalunya

Plaça de Catalunya

Tekrar Katalonya Meydanı’na döner ve meydanın güney kıyısında doğuya doğru ilerlersek Hard Rock Cafe, Alman Bankası, oteller ve restoranlar karşımıza çıkar. Meydanının güney-doğu ucu iki caddeyle bağlantılıdır. Angel Caddesi güney-doğuya yönelen tek yönlü ve üç şeritlik gidiş, Fontenalle caddesi de kuzey-doğuya yönelen üç şeritlik gelişi olan küçük caddeler olarak karşınıza çıkar. Passeig de Gracia’nın uzantısı durumunda olan Angel Caddesi sizi Barri Gotic olarak bilinen Eski Barselona’nın meydanları, caddeleri ve sokaklarına götürür.

Monument a Francesc Macià

Monument a Francesc Macià

Panorama için yükseldiğimiz 20 metreden meydana, Hard Rock Cafe’nin önüne inelim. Taşıt trafiğinin olmadığı meydana bakalım.  İlk gözümüze çarpan bir kaide üzerine yerleştirilmiş ters merdiven biçimindeki Francesc Macia anıtıdır. Francisco Macia, ateşli bir Katalan milliyetçisi ve siyasetçisi. Katalanların özgürlüğü için mücadele eden, Katalanları örgütleyen ve 1930 yıllarda Katalan Cumhuriyetinin ilanına önayak olan birisi. Uzaktan fotoğrafını çekip, süslü ve Yunan mitolojisindekileri andıran heykellerin bulunduğu parka  geçiyoruz.

Parkın çevresinde, yüzlerce bisiklet ve motosiklet park etmişti.   Barselonalılar bisiklete binmeyi seviyorlar.   Yerel yönetimler de, ulaşım aracı olarak bisiklet kullanılmasını teşvik etmiş ve otomobil yollarına paralel olarak, otoyolların çevresine ve yaya yollarının yanına bisiklet yolları yapmış. Böylelikle, bir taşla birçok kuş vurmuşlar. Bisiklet kullandırılarak sağlık sorununa katkıda bulunmuşlar, sağlık harcamaları azalmış. Benzin ve mazot gibi yakıtlardan tasarruf yapmışlar.

Las Rambla Barselona

Las Rambla Barselona

Bu tür yurt dışı gezilerde zamanı kullanmak çok önemli… Yılbaşının aceleci dansözleri gibiyiz. Her yere yetişmek ve her yeri görmek istiyoruz. Yorulduğumuzun ve acıktığımızın farkına varmıyoruz. Neyse ki Hard Rock Cafe bize acıktığımızı hatırlatıyor. Kafe’nin önündeki kafeye ayrılmış ve şemsiyelerle güneşten korunaklı duruma getirilmiş masalardan birine oturuyoruz. Deniz ürünlerinin yer aldığı  kafede Kalamarlı sandviçler hem lezzetli hem de ucuz. Adedi 2 Euro olduğundan, kesemize de uygun. Yanına içecek olarak limonata alıyoruz. Hem karnımızı doyuruyor, hem de dinleniyoruz.  Karnımızı doyurup, yeterince dinlendikten sonra bizi Cristof Kolomb heykelinin bulunduğu sahile götürecek olan Las Ramblas Caddesi’ne giriyoruz.

Barselona Las Rambla

Barselona Las Rambla

Gündüz ve gece demeden günün her saatinde, bir ağaç denizini andıran bu ünlü caddede  binlerce turist bulunmaktadır. Caddedekiler Ramblas atmosferini iliklerine kadar hissetmekte ve caddenin kıvrımları boyunca ilerlerken, zevkten kendilerinden geçmektedirler. Mağazalar, marketler ve kültürel kurumların bir arada bulunduğu bu mekânda, çeşitli milletlerden yayaları, kafelerde oturan gözlemcileri, sokak sanatçılarını, bisiklet ve kaykaycıları birlikte bulabilirsiniz. Bir buçuk kilometre uzunluğundaki bu cadde, İstanbul’daki İstiklal Caddesine benzer. Bir farkla, istiklal Caddesi hem dar hem de ağacı olmayan bir yürüyüş yoludur.

La Rambla da denilen Las Ramblas, dere yatağı anlamına geliyormuş. Yatağında ince kumu olan bir dere iken, çevresindeki yapılaşmanın yoğunlaşması ile dere kapatılarak cadde haline getirilmiş. Nitekim Google haritalarında, Katalonya’nın giriş kısmının ”Rambla de Canaletes” olarak yazıldığı görülmektedir. Caddenin ortasında, neredeyse 5 şeritlik otomobil yolunu kapsayacak büyüklükte yaya bölgesi bulunuyor. Yaya bölgesinin iki yanında ise,  Sağdaki gidiş, soldaki geliş olmak üzere, birer şerit otomobil ve kamyonlara ayrılmış. Yaya bölgesinin sağı ve solu, sık ve göğe yükselmiş ağaçlarla dolu. Caddeye yüksekten bakıldığında, sanki bir orman şeridi gibi görünüyor.

Barselona Kolomb Meydanı

Barselona Kolomb Meydanı

Caddede Opera binasını geçtikten sonra Cristof Kolomb Meydanına ulaştık. Kolomb Meydanı ve yeni liman Port Vell, bir yönüyle İstanbul’daki Taksim Meydanını, diğer yönüyle de Eminönü ve Karaköy’ü anımsatıyor. Anımsatıyor, çünkü Taksim anıtı yerine Cristof Kolomb anıtı gelirken, yeni liman Port Vell nedeniyle de Karaköy ve civarına benziyor. Karaköy’deki gümrük binaları ve marina, Kolomb civarında da aynen var. En az 60 metre yüksekliğindeki Kolomb ’un görkemli heykeli, arkasını Barselona’ya dönmüş. Karşıladığı turistlerin şehri kucaklaması için elinden geleni yapan bir eda ile denize ve ufuk çizgisine bakıyor.

Barselona Portvell

Barselona Portvell

Cristof Kolomb anıtıyla birlikte, çevrenin de fotoğraflarını çektikten sonra, palmiye ağaçlarının sıralar halinde dizildiği Portvell çevresine yöneliyoruz.  Katalonya Meydanından beri izlediğimiz Rambla Caddesinin uzantısı olan Rambla de Mar Caddesi boyunca yürüyoruz. Nisan ayının çok güzel günlerinden biri, keyifli bir gezinti oldu. Caddeyi Maremagnum’a bağlayan ve iki ağaç arasındaki hamağa benzeyen ahşap köprüye ulaştık. Hamak ya da salıncağa benzeyen köprünün solunda yüzlerce zarif yat ve yelkenlilerle karşılandık. Köprü geçilince, Barselona’nın yeni cazibe merkezlerinden biri olan Maremagnum karşımıza çıktı.

Barselona Portvell

Barselona Portvell

Maremagnum, ünlü markaların bulunduğu bir alış veriş merkezi olmasının yanı sıra;  barları, kafeleri, lokantaları ve eğlence merkezleriyle yerli ve yabancı turistlerin önemli uğrak yerlerinden biri olmuş. Maremagnum ve çevresini gezdikten sonra, kafelerden birinde hem dinlendik hem de bir şeyler içip enerji depoladık. Depoladık çünkü daha gezip, görmemiz gereken çok yer vardı. Maremagnum bölgesinden çıkıp Portvell olarak bilinen Yeni Liman bölgesini tanımaya çalıştık.

Barselona Portvell çevresi

Barselona Portvell çevresi

1992 olimpiyatlarından önce Maremagnum ’un çevresi ve sahiller; kıyı boyunca uzanan bakımsız tarlalar, kırık dökük yollarla köhne binalardan oluşan sanayi bölgesiymiş. Çöpten ve pislikten geçilmeyen, gezmekten korkulan kasvetli bir bölge durumundaymış. 1992 Barselona olimpiyatlarının alt yapı çalışmalarında kent, inanılmayacak bir biçimde değişime uğramış ve yenilenmiş. Bu değişimden sahiller de payını almış. Güneşi ve denizi arayan Barselonalılar, ortak bir platformda buluşarak, denize açık, denize ulaşan, denizle kucaklaşan bir Barselona yaratma bilincini geliştirmişler ve uygulamışlar.

Günümüzde Portvell, insanlara hizmet amacıyla, kentle bütünleşmiş. Temel amaç insanlara hizmet olunca; kilometrelerce uzanan ipeksi plajlar oluşturmak için, Barcelona’nın balıkçılar semtinden, Port Olimpik ve daha ötesine, tonlarca kum taşınmış.Deniz temizlenmiş, palmiye ağaçları dikilmiş kilometrelerce. İpeksi kumların serildiği sahillere paralel, inanılmaz derecede geniş, adeta bulvar gibi yaya yolları yapılmış.

Barselona sahili

Barselona sahili

Portvell ’in kente entegre edilmesi aşamasında, tasarım saplantısı ve çılgınlığına giren Barselonalılar, kentin her yerini çağdaş heykellerle donatmışlar. Gıpta ettik ve ”Heykellerimizin içine tüküren” belediye başkanlarımızı anımsayarak, hayıflandık.

Dediğim gibi, 1992 Barselona Olimpiyatları ile 1888 Barselona Evrensel Sergisi alt yapı çalışmaları Barselona’ya bambaşka bir görünüm kazandırmış. Yeni liman bölgesi olimpiyat alt yapı çalışmalarının ürünü. Sahil boyunca Cristof Kolomb anıtından yaklaşık 2 km yürüdükten ve plajları gördükten sonra Parc de la Barceloneta karşımıza çıktı. Bir süre dinlendikten sonra Parc de la Ciutadella’ya geçtik. Parc de la Ciutadella, Barselona’nın en güzel ve turistik parkıdır. Şehrin adeta ciğeri olan bu güzel park, adını 18. yüzyılda şehri yöneten büyük hisarlardan almıştır.

Barselona

Barselona Ciutadella Parkı

Park, eskiden yıldız şeklinde bir kalenin yer aldığı alan üzerine kurulmuş. Barselona’yı 13 ay kuşatma altında tutan V. Felipe’nin 1715-20 yılları arasında yaptırdığı kale, kanunu ve askeri düzeni bir arada tutan bir kışla olarak tasarlanmış; ancak önce hapishane olarak kullanıldığı Napolyon işgali sırasında, sonra da 19. yüzyılda merkezi gücün simgesi olarak nefret edilen bir yapıya dönüştürülmüştür. İlerleyen yıllarda 1888 Evrensel Sergisi’ne ev sahipliği yapan parkta Modernista mimarları hünerlerini sergilemek için bir araya gelmişler.

Barselona Ciutadella Parkı

Barselona Ciutadella Parkı

Barselona Ciutadella Parkı

Barselona Ciutadella Parkı

Parkta yer alan, eskiden kalma 3 bina halen kullanılmaktadır. Bunlardan biri okul olarak kullanılan Valilik Binası, şapel ve günümüzde Katalan Meclisi’ne ev sahipliği yapan cephaneliktir. Günümüzde Parc de la Ciutadella içerisinde; içinde kayıkla dolaşılabilen bir göl, Hayvanat Bahçesi, Doğa Tarihi Müzesi, gezinti yerleri, çayırlar ve şehrin birçok önemli yapısında imzası bulunan Gaudi’nin öğrenciyken katkıda bulunduğu gösterişli fıskiye olan Font Monumental yer alır.

Barselona Passeig de Lluís Companys

Barselona Passeig de Lluís Companys

Ciutadella Parkı geride bırakarak, 1888 Barselona Evrensel Sergisi’ne hazırlık amacıyla gerçekleştirilen keyif caddelerinden birine, keyifli bir yürüyüş bölgesine giriyoruz. Passeig de Lluís Companys… Barri Gotic bölgesini doğudan kuşatan 50 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğundaki bu muhteşem bölge bitiminde sizi Barselona’nın bir başka keyif bulvarına, Ronda de Sant Pere’ye götürür. Barri Gotic bölgesini kuzeyden kuşatan bu keyif bulvarının bitiminde de noktamız başlangıç Katalonya Meydanı vardır.

Barselona Arc de Triomphe anıtsal giriş kapısı

Barselona Arc de Triomphe anıtsal giriş kapısı

BarselonaTekrar Passeig de Lluís Companys bölgesine geri dönersek, 1888 yılında Barselona Evrensel Sergisi için düzenlenen bu mekânın keyifli bir yürüyüş meydanı olduğu görülecektir. Ferforje korkulukları, mozaiklerden oluşturulan kaldırımları Bu 400 metrelik yürüyüş yolu boyunca Katalonya tarihinin ünlü isimlerinden 8’nin heykelcikleri sıralanmıştır. Meydanın kuzey başlangıcında Josep Vilaseca tarafından tasarlanan Arc de Triomphe anıtsal giriş kapısı bulunmaktadır. 30 metre yüksekliğe sahip olan bu anıtsal giriş kapısı zengin heykel süslemelerle dekore edilmiştir. ‘’Barcelona ulusları ağırlıyor.’’ Mesajı verilmek istenmiştir. Yan kabartmaları, diğer bir yan ve ticaret ve sanat Tarım ve Sanayi simgeler. Ve yay üzerinde, başta Barselona arması olmak üzere, 49 İspanyol ilin kalkanlarıyla temsili sağlanmıştır.

Barselona

Barselona Taulet i Rius Anıtı

BarselonaMeydanın güney ucunda da Taulet i Rius Anıtı bulunmaktadır. Francesc de Paula Rius i Taulet İspanyol bir avukat ve siyasetçiydi. 1858-1889 yılları arasında Restorasyon döneminde birbirini izleyen dört farklı dönemde Barselona’nın belediye başkanıydı. Büyük bir taş kaide üzerinde, Rius’un bronz gövdeli heykeli bulunur. Göğüs kenarındaki kaide üzerinde bir işçi heykeli, taç giymiş bir kadın figürü ve Sanatı sembolize eden mimari öğe heykelini duruyor. Dikilitaşın arkasında, fenerle (Şöhret) bronz alegorik kanat bir figür ve Bilim’i (kitap, küre, pil ve bir kimyasal aletle) sembolize eden bir putto vardır; Endüstri’yi simgeleyen (Hermes’in kanatlı şapkasıyla) . Kaidenin köşelerinde bronz rölyefler bulunmaktadır.

Passeig de Lluís Companys bölgesindeki anıtsal giriş kapısını geride bırakarak Taşıt trafiğinin yanı sıra bol ağaçlıklı, gölgeli bisiklet ve yaya yollarının bulunduğu keyif caddelerinden birine  Ronda Sant Pere’ye giriş yapıyoruz. Caddenin bitiminde de başlangıç noktamız Katalonya Meydanına ulaşıyoruz.

Katalonya Meydanı çevresindeki bildiğmiz Hard Rock kaafe’ye uğrayıp, dinleniyor ve enerji toplayacak içecekler içiyoruz. Şimdi Barselona’nın kalbi Barri Gotic bölgesine giriş yapabiliriz.

Barselona Barri Gotic Reial Meydanı

Barselona Barri Gotic Reial Meydanı

Barri Gotic Barselona tarihinin başladığı yerdir. Erken Roma ve ortaçağ dönemlerinde şehrin tamamını oluşturan “eski kent-ciutat Vella” günümüzde de Barselona’nın kalbi hem de turistik merkezi olmayı sürdürmektedir. Çok iyi korunarak bu güne dek gelmiş olan yapıların büyük kısmı Katalonya’nın denizcilikte en güçlü olduğu 11. ve 16. yüzyıllar arasından kalmadır. Roma duvarları, ortaçağ yapıları, romantik meydanları, ilginç hikâyelerle dolu Katedrali, kiliseleri, labirentli sokakları, kafeleri, kalabalık restoranları ve şık hediyelik eşya dükkânları ile Gotik Mahalle de sıkılmadan vakit geçirebilirsiniz.

Barselona Barrri Gotic

Barselona Barrri Gotic

Barselona şehri, M.Ö 3. yüzyılda Kartaca Kralı Hannibal’in babası olan Hamilcar Barca tarafından ilk defa küçük bir köy olarak burada kurulmuştur. Kartacalılardan sonra, MÖ 15’te şehri ele geçiren Romalılar bu küçük yerleşimi düzenlemiş, geliştirmiş ve etrafını kale ile çevirerek Barcino ismini vermiştir. Kraliyet Sarayı (Palau Reial) yakınındaki Barselona Tarihi Müzesi’ne girerseniz bu şehrin kalıntılarının üzerinde  çok ilginç bir gezinti yapabilirsiniz.

Zamanında surlarla çevrilmiş olan şehrin 4 kapısı vardı. Bu surlar ortaçağda, şehrin genişletilmesi sırasında yıkılmış olsa da bugün yer yer kalıntıları görülebilir; örneğin yüzünüzü Katedral ’in ana kapısına döndüğünüzde 200 m. kadar sağdaki binanın (Casa de l’Ardiaca) alt duvarları ve yanındaki kapıdan içeri giren su kemerlerinin kalıntıları halen mevcuttur. Sant Jaume Meydanı yakınındaki Calle Paradis 10, adresinde ise o dönemden kalan Agustus Tapınağı’nın dört sütunu, orijinal yerinde ve ücretsiz görülebilir.

Barselona Barri Gotic

Barselona Barri Gotic

Eski Şehir tam merkezinde bulunan El Barri Gotic, Barselona’daki en ünlü simgelerden biridir. Bu bölge, Roma yerleşmelerinden 20. yüzyıl yapılarına kadar pek çok farklı zamandan kalma binaların birleşimi ile oluşur ve tahminen galiba gotik bir ortamdır. Eski orijinal Gotik mahalle, Barselona’nın en büyük kentsel cazibe merkezidir. Yapıların çoğu, Ortaçağ’dan kalmış durumda. Canlı bir semt oluşturmaya devam eden dar sokaklarını ve meydanlarını keşfederek en az 2-3 saat harcanmalı diye düşündük. 

Gotik katedral, Roma temelleri ve dünyevi Raval ve funky Ribera ilçelerini, tek yönlü ve trafiğe kapalı sokakları nedeniyle yürüyerek daha iyi tanıyabilirsiniz. İlk bakışta korkutucu gözükebilir. Ancak katedral, Çağdaş Sanat Müzesi ve Plaça del Rei gibi çarpıcı yer işaretleri labirentte dolaşmanıza yardımcı olacaktır. Gotik Mahalle, binaların antik yüzü, dar sokakları ve trafiğin neredeyse yokluğu ile kolayca tanınmaktadır. Çoğu sokak sadece yayalar içindir. Labirent gibi sokakların birçoğu küçük meydanlara çıkacak şekilde yapılandırılmıştır.

Barselona

Barselona Sant Josep Orial

Tanıtım broşürlerinde, bu bölgede, Gaudi’nin ünlü ve Unesco’nun Dünya Mirası listesinde yer alan ”Plaça Reial” adlı eserinin  bulunduğunu görüyoruz. La Lambra’da limana doğru yürürken, ”Liceu” metro durağından 150 metre ileride ve sol kolda, Restorante Brazil ile Hotel Fornes arasındaki dar bir sokak konumundan sola dönüp, 100 metre ilerlediğimizde, Gaudi’nin Neo- Gotik tarzda oluşturduğu binalar arasında, kare şeklinde düzenlenmiş Reial Meydanına ulaşıyoruz.1850 lerden kalma bu mekan, Barselona’nın en canlı meydanlarından biriymiş. Madrid’deki Mayor’da olduğu gibi, burada da taş binaların üstleri otel, altlarıysa; kafeler, lokanta ve hediyelik eşya satan dükkanlarla dolu.Meydanda tasarımların boyutları büyültülmüş, eklentiler ve aydınlatmalar yardımıyla meydan zenginleştirilmiş. Meydandaki Neo Klasik lambalar Gaudi tarafından tasarlanmış.

Reial Meydanından çıkıp sokaklardan birine rastgele girdik ve kendimizi, ” Sant Josep Orial” Meydanında bulduk. Dikdörtgen şeklindeki bu meydana yerleştirilmiş son derece şık masalara, çevredeki kafelerden, yiyecek ve içecek servisi yapıldığını, fiyatların da uygun olduğunu görünce, oturduk. Her zamanki gibi, kalamarlı  sandviçlerle limonata söyledik. Karnımızı doyurduktan sonra, Barselona panorama sonlandırdık ve konaklama yerimize dönme kararı aldık…

Share Button
3460 cevaplar

Yorumlar kapalı.