Dalyan Köyceğiz Muğla

12 Haziran 2019 Çarşamba…

Yeşil, mavi ve güneşin tarih ile birlikte oluşturduğu ahenge ev sahipliği yapmakta olan Dalyan’dayız. Çevre Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından 1989 yılında koruma bölgesi ilan edilmiş olan Dalyan, Köyceğiz Gölü’nü Ege Denizi’ne bağlayan dolambaçlı bir kanal üzerinde bulunmaktadır.

Muğla’nın Köyceğiz İlçesi’nin bir mahallesi konumunda olan Dalyan ile ilk tanışmamız 1999 yıllarına kadar gider. Bir arkadaşımızın Dalyan Marinasına bağlı teknesi ile üç dört günlük bir mavi tura çıkmıştık 8-10 kişilik aile dostlarıyla. Her biri cennetten birer köşe olan Fethiye koylarını gezmiştik.

Kuzeyinde Köyceğiz Gölü, batısında Kaunos Kral Mezarları, Kaunos Antik kenti, Ekincik Koyu ve güneyinde İztuzu Plajı bulunmakta olan Dalyan Doğanın ve tarihin içinde sessizce kaybolacağınız bir tatil arıyorsanız gideceğiniz yerlerden biriydi. 

Televizyonların belgesel kanallarında gördüğüm kumlukların ve sazlıkların yarattığı dolambaçlar içinde akmakta olan nehrin üzerinde bir tekne ile deniz ve nehrin birleştiği yerdeki İztuzu Plajı kıyılarına ulaşma hayalleri kurmuştum. Bu hayalim 1999 yılında gerçekleşmişti. Caretta carettaların neslini devam ettirmek için yumurtalarını bıraktığı sahillerden biriydi İztuzu Plajı. Koruma altına alınmıştı.

Köyceğiz Gölü jeolojik olarak denize ait bir koy iken, eskiden yatağı farklı olan Dalaman çayı çökelmesiyle  denizle doğrudan bağlantısı kesilmiştir. Bir tatlı su gölü olan Köyceğiz gölüne birçok dere ve çay dökülmektedir. Delta suları ise yarı tuzludur, tuzluluk oranı mevsimlere, yağış durumuna, deltanın pozisyonuna ve akıntı durumuna bağlı olarak zamanla değişmektedir.

Doğanın yıkıcı etkilerinin binlerce yıllık süreç içerisinde nasıl güzellikler yaratabileceğinin canlı kanıtı niteliğindeki  Dalyan, eşsiz ekosistemi ve pek çoğuna halen insan eli değmemiş coğrafi güzellikleri ile bir cenneti andırmaktadır. Endemik bitkiler nedeniyle koruma altındaki Dalyan, sulak alanlarıyla da ön plana çıkıyor. Biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu, başta su kuşları olmak üzere çok zengin karakteristik bitki ve hayvan topluluklarının yer aldığı Dalyan’ın sazlıkları arasında balık yakalanması seyir zevki yaratıyor. Tepeli karabatak, küçük balaban, erguvani balıkçıl, küçük kartal, küçük kerkenez, gülen Sumru, mahmuzlu kızkuşu, alacabalıkçıl, sakarmeke, leylek, kırlangıç, saz bülbülü, yılan kartalı, arı kuşu, martı, çeltikçi ve küçük beyaz balıkçıl gibi birçok kuş türü de bölgeyi kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanıyor.

Dalyan’dan demir alan arkadaşımızın teknesiyle, sazlar arasındaki büklümlere girmeden önce sağımızdaki Kaunos Kaya Mezarları dikkatimizi çekmişti. Bu kez nehrin karşı kıyısından fotoğraflarını çekme fırsatını yakaladım. Antik çağda bir liman kenti olan Kaunos günümüzde kıyıdan bir hayli içeride kalmış durumda. Ülke tanıtımında da sıklıkla kullanılan Likya Kaya Mezarları, Kaunos Antik Kenti’nde yaşayan halk tarafından oluşturulmuş.

İster denizden isterseniz de karadan ulaşabileceğiniz mezarların en eskisi M.Ö. 4. yüzyılın 2. çeyreğine tarihlendirilmiş. Aşağıdaki nehrin suyuna yansıyan görüntüleriyle fotoğraf çekmeyi sevenlere eşsiz manzaralar sunan kaya mezarları, yabancı toplulukların akınları sonucu yarım kalan büyük mezarla birlikte toplam 6 gruptan oluşuyor.

Diğer adı “Kbid” olan Kaunos Antik Kenti, Arkaik Döne’mden Bizans İmparatorluğu zamanına kadar yerleşim amaçlı olarak kullanılmış. Miletus’un ikiz çocuklarından Kaunos öncülüğünde inşa edildiği anlatılan yerleşim, ilk kurulduğu dönemde liman kenti olmasına rağmen M.Ö. 200’lü yıllarda yaşanan Rodos Depremi’nde yatağı değişen Dalaman Çayı’nın biriktirdiği alüvyonlar nedeniyle denizden uzaklaşmış.

Share Button