Eylül 1951, Ceyhan Adana…

Her sabah olduğu gibi, bu sabah da gözlerim çapaklı ve kapalı olarak, zorlukla kalkmıştım. Gözlerimdeki çapağı silecek annem de yoktu ortalıkta.  Seslendiysem de duyan olmadı. Doğru dürüst görmüyordum ama  kulaklarım daha duyarlı hale gelmişti. Sanki çevremde bir matem havası vardı. Zar zor bulduğum su ile yüzümü yıkayıp, gözlerimi sildiğimde pamuk toplayan kimseyi görememiştim. Herkes Kurtuldu Ailesinin reisi olan dedemin çadırı etrafında toplanmıştı. Sessizce ağlayanlar, gözyaşı dökenler, büyük bir hüzün içinde başlarını avuç içine almış olanlar…

Neler oluyor diye kardeşim Mustafa ile ben de yaklaştım  Halil dedemin çadırına. Babam uzaklaştırmaya çalışmıştı. ‘’Neden?’’ Demiştim. Derken ”Kurtuldu” ailesinin en küçük ferdi Mustafa dayım ağlayarak ”Halil deden öldü yeğenim.” Demişti. Sanki boğazıma bir yumruk girmiş gibi olmuş, ağlamaya başlamıştım. Halil dedemizi çok severdik. Güngörmüş, bilge bir atamızdı.

Alınan önlemlerin hiç birisi para etmemişti. Ne yanan ateş, ne duman, ne çarşaf, ne cibinlik ne de bazılarımızın içine girdikleri çuvallar… Geceleri tepelerimizde bir uğultu, iğne gibi saplanan sivrisinek hortumları, insanı çıldırtan kaşıntılar… Sivrisinekler ve sıtma Çukurova’daki mevsimlik işçileri bırakmıyor, yeterli bağışıklık sistemi kalmamış olan yaşlıları ve çocukları alıp götürüyordu öbür dünyaya…

Akçasaz Bataklıkları ve ürettikleri sivrisinekleri almıştı Halil dedemizi bizlerden. Sen kalk, Bulgaristan Karagözler Köyünden Türkiye’ye göç edip Edirne’de, Bulgar asimilasyonundan kurtul. Asimilasyondan kurtulduğun için ailene ‘’Kurtuldu’’ soyadını al… Ama sivrisinekler ve sıtmadan kurtulama…Ööbür dünyaya göç et… Büyük bir haksızlık gibi gelmişti bana.

Bulgaristan’dan göç ettiğimiz Mart ayından bu yana Halil dedem ikinci kaybımızdı. Dört ay önce en küçük kardeşimiz Şaban’ı Elbistan Hasanköy ’de kaybetmiştik. Şimdi de Halil Dedem… Daha kimleri kaybedecektik bu göç yollarında…

Halil dedemin vefatının sabahı pamuk tarlasındaki bütün mevsimlik işçiler ve Karagözler köylüleri pamuk toplama işini bırakmışlardı. Hepsi, hepimiz  tarif edilemeyecek bir üzüntü içindeydik.  Ölüm haberi Ceyhan’daki yetkililere iletilmişti. Gelen yetkililer ölüm raporu düzenlediler. Usulüne uygun olarak işlemler yapıldı, cenaze namazı kılındı ve defin işlemi gerçekleşti. Dualarımızı ettikten sonra boynumuz bükük,  dönmüştük çadırlarımıza yas tutmak için…

Share Button