Top.BMP

Matematik ve İletişim

 

Matematik üst dillerden biri olup; bir düşünce aracı olduğu gibi, düşündüklerinizi ve oluşturduğunuz kuramları en basit ve en etkili yoldan anlatabilme biçimidir. Mikro Kosmos olarak tanımlayabileceğimiz atom altı parçacıklar dünyasında, matematiğin dilini kullanarak seyahat edebiliriz. Makro Kosmos olarak tanımladığımız Evrendeki yolculuklarımızı da matematiğin dilini kullanarak gerçekleştirebiliriz.

 

Şirketlerin, yönetimlerin ve akla gelebilecek her türlü örgütlerin kararlarını etkilemek isterseniz, rakamların dilini mutlaka öğrenmek zorundasınız. Öğrenmek zorundasınız çünkü, bu işin uzmanları ”Mutluluk”, ”Dürüstlük”, ”Şeffaflık”, ”Zenginlik” ve ”Fakirlik” gibi kavramları bile rakamlara çevirmek için ellerinden gelenleri yaparlar. Nitekim ülkemizde de Devlet İstatistik Enstitüsü bir gecede böyle bir uygulama ile Kişi Başına Düşen Milli gelirimizi Avrupa düzeyine çıkarmıştı.

 

”Kredi Notu”, ”Yoksulluk Sınırı”, Bireysel Mutluluk Seviyesi” gibi uygulamalar da matematiğin alt kümelerinden biri olan İstatistik hesaplamalarında her an yerini almaktadır. Fizik ve Mühendislik gibi bilgi alanlarında ise normal insan diliyle olan bağ neredeyse tamamen kopmakta ve  matematiksel yazıyla sürdürülmektedir. Matematikteki ” 0 ve 1” rakamlarından oluşan ikili sistem devrim niteliğinde bir yazılımın oluşmasına neden oldu. Şu anda klavyemde yazdığım yazılar 0 ve 1 rakamlarının çeşitli kombinasyonları olarak kaydediliyor.

 

Günlük yaşamın bir başka kesitine bakalım. Herhangi bir bulvarda yanınıza yaklaşıp ”Afedersiniz,şu anda saat kaç acaba, söyleyebilir misiniz?” dendiğinde, saatinize baktıktan sonra ” Doğu-batı doğrultusunda, doğu yönünde 16 yı çeyrek geçiyor.” demezsiniz. 16 yı çeyrek geçiyor demeniz yeterlidir.

Havanın sıcaklığını soran birine de ” Güney-doğu yönünde 18 derece civarında olacak” derseniz, size tuhaf bir biçimde bakacaktır. Sıcaklığın 18 derece civarında olacağını söylemeniz yeterlidir.

 

Zaman, sıcaklık, kütle, iş, güç, enerji gibi niceliklerde doğrultu ve yön kavramlarını kullanamazsınız. Yalnız büyüklüğü söylemeniz yeterlidir. Temel Bilimlerin oluşmasına katkıda bulunmuş bilim adamları ki bilimin babaları, büyük babaları, anneleri, teyzeleri durumundadır. Bunlar, yalnız büyüklükleriyle bilinen bu tür niceliklere SKALER NİCELİKLER demişler.

 

İstanbul’da oturduğunuzu düşünelim. karınızı öperek evden ayrılırken ”Karıcığım, öğleden sonra saat 14.00 de, Taksim’den 500 metre uzakta buluşalım” deyip çıktınız. Kendimize soralım. Buluşmayı gerçekleştirebilecek misiniz? Karınız biraz geometri bilgisine sahip ise, siz evden ayrıldıktan bir süre sonra söyledikleriniz konusunda ayılacak; Taksim Anıtı’dan 500 metre uzaklıktaki noktaların geometrik yerinin düzlemde, 500 metre yarıçaplı bir çember, uzayda ise 500 metre yarıçaplı bir küre olduğunun ayırdına varacaktır. Siz, 500 metre yarıçaplı çemberin neresinde bulunacaksınız ve karınız sizi nasıl bulacaktır?

 

Belli ki bu buluşma gerçekleşmeyecektir.Verilen bilgi yetersizdir. o halde, eksik verileri tamamlayalım. Karınızı öperek evden ayrılırken ”Karıcığım, öğleden sonra saat 14.00 de, Taksim Şişli doğrultusunda, Şişli yönünde, Taksim’den 500 metre uzakta buluşalım.” derseniz, buluşma gerçekleşecektir.Büyüklüğünün yanı sıra doğrultu ve yönü de verilen Konum, Yerdeğiştirme, Kuvvet, Hız, İvme gibi niceliklere VEKTÖREL NİCELİKLER adı verilmiş bilimin anne babaları tarafından.

 

Büyüklükleri ( Kemiyetleri ya da Nicelikleri) Skaler ve Vektörel büyüklükler olarak ayırmadığınız takdirde başınız beladadır.

 

Açıklamalarda görüldüğü gibi, birbirimizi anlamanın yolu doğru tanım ve kavramlarla gerçekleşmektedir. Bilim dışında, günlük yaşamda da anlaşabilmenin yolu doğru tanım ve kavramlardan geçer.Gerek sokaktaki sade vatandaş, gerekse bizi yöneten politikacılar arasındaki anlaşmazlık ve kavgaların kökeninde de kavram ve tanım eksiklikleri yatmaktadır. Bilimi bu yönüyle ele almak, özellikle matematiğin dilini çok iyi öğrenmekte yarar olduğunu düşünüyorum.

 

Sizlerle paylaşmak istedim.

9,196 total views, 1 views today

Share Button