20161203_132130

3 Aralık 2016 Cumartesi…

Yine düştük yollara…Bu kez Kaz dağları eteklerine yolculuk…

Eşim RCI sisteminin bize Kaz Dağları eteklerinde bulunan Hattusa Astyra Thermal’de bir haftalık tatil ayarladığını söyleyince, ikiletmeden gidelim dedim. Sabah saat 08,30’da başlayan yolculuğumuz Tekirdağ üzerinden Lapseki Gelibolu Feribotu ile Lapseki’ye sonra da Çanakkale’ye ulaşmıştık.  Saat 15,30’da Altınoluk sınırlarına girmiş, saat 16,00 civarında da termal tesislerine giriş yapmıştık.

kazdaglari

Kaz Dağları

20161204_084146

Altınoluk’tan geçerken berrak bir denizi kucaklayan Kaz dağlarına baktım.  Asırlık ve gizemli ağaçlar ve dünyanın en büyük oksijen deposu İda…Kaz Dağları’ndan denize ulaşan ırmak artık susuz…İda’nın doruklarında Antik Çağın efsanelerinin kahramanları ile bulutlarda Zeus’un uzun saçları da yok artık…

İda sözcükleriyle ilk kez, 1958-61 yılları arasında İvriz İlköğretmen okulunda, okul kütüphanesinden aldığım Homeros’un  İlyada ve Odysseia adlı eserinde rastlamıştım. Sonraki yıllarda da rahmetli Yaşar Kemal’in ”Bir Ada Hikayesi” üçlemesinde okumuştum.  Kaz Dağlarının ”İda” olduğunu da Bir Ada Üçlemesi hikayesinden öğrenmiştim.

20161203_170111

20161204_084151

Bilinen tarihi M.Ö 2000 yıllarına dayanan Güre; Pınarbaşı ve Kazdağı Millî Parkı beldenin bilinen yerleridir. Bölge dünyanın en çok oksijen üreten ikinci yeri olan Kazdağı Millî Parkı’ nın eteklerinde bulunması ve Ege Denizi’ ne kıyısı olması sebebiyle turistler tarafından oldukça rağbet görmektedir. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanından sağlık turizmi için gelen insanlar da bulunmaktadır.

Güre Yunan mitolojisinde pek çok efsaneye ev sahipliği yapmıştır. Herodot İlyada’sında belirttiği gibi “Bin Pınarlı İda”… Troia savaşlarına neden olan Paris’in büyüdüğü, Afrodit’in ilk kez âşık olduğu ve güzelliğinin taçlandırıldığı, üç büyük tanrıça arasında geçen dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer…

20161204_084040

”Hera dosdoğru yürüdü Gargaros doruğuna, İda’nın en yüksek tepesiydi bu… Zeus onu gördü, görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını, öyle bir aşkı ilk ilk birleştikleri gün duymuştu, ana babalarından gizli çıktıkları gün yatağa.”

İda Dağları 1500 metre yüksekliğinde, yaz – kış kaynak suları barındırır. Güre’nin buz gibi soğuk, bol içme ve kullanma suyu, İda’nın dağlarında eriyen kar suları olarak Güre ve çevresine ulaşır. İda’dan çevresine yaydığı orman havası; denizin iyotlu ve oksijen yoğunluğu ile birleşince; bölgede oksijen çadırı oluşmaktadır. Bu özelliği Kaz Dağlarını Dünyanın en zengin ikinci oksijen bölgesi yapmıştır.

20161203_170100

Kaz Dağı veya İda Dağı; güzelliği ve görkemiyle bugün olduğu gibi Antik Çağ insanlarını da etkilemiş olmalıydı. İşte bu nedenledir ki, Antik Çağ mitoslarında tanrıların mekânı olarak adı sıkça geçer. Bu dağlar bazen tanrılara veya efsanevi kişiliklere ev sahipliği yapar, bazen de çok önemli olaylara. Antik Çağ insanı, tanrılarının Yunanistan’ın Olympos isimli en yüksek dağında yaşadıklarına, nektar içip ambrosia yediklerine inanırdı. Batı Anadolu’da ise tanrılar için en uygun yer ancak İda Dağı olabilirdi.

Aslında İda Dağı ününü, ünlü ozan Homeros’a borçludur. Homeros’un İlyada Destanı sayesinde, dünyanın en tanınan dağlarından biri olmuştur. Antik Yunan Mitolojisi’nde en ünlü mitosların pek çoğunda olaylar İda Dağı’nda geçer.

596 total views, 1 views today

Share Button