İstanbul

Borusan Perili Köşk İstanbul

Asgari olarak zevklerinizin ve duygularınızın örtüştüğü arkadaşlarınız, yani dostlarınız vardır. Olmalıdırlar yaşama sevincinizin artması için. Hiç beklenmedik bir anda kalbimizde doğan sıcak bir duygudur dostluklar. Hatırlanmak, anlamaktır, anlaşılmaktır dostluklar. Sevinç ve üzüntülerin paylaşılmasıdır. Konuk olduğunuzda ya da konuk ettiğinizde kendinizi evinizde hissetmektir. Çıkar ilişkileri olmadan arkadaşlıkları sürdürebilmektir.

 

 

İstanbul

İstanbul

Maide-Celal Gülay çifti ile Leyla Kuterdam bu tür arkadaşlarımız, dostlarımızdır. İstanbul’da birlikte olduğumuz ikinci günün sabahı, Boğaziçi’ne hâkim muhteşem bir konumu olan Borusan Perili Köşk Cafe’de kahvaltı yapmaya gittik. Rumelihisarı’nı geçer geçmez, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ayaklarına ulaşmadan Marsilya kırmızı renkleriyle bir köşk herkesin dikkatini çeker. Yıllardır benim de dikkatimi ve ilgimi çekmişti. Müze köşk olarak ün yapmıştı. 23 Nisan 2016 Cumartesi günü müze köşkü gezmiş ve çok beğenmiştik. Ayrıca müze köşke ait bir cafe olduğunu da öğrenmiştik.

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

Rumeli Hisarında, Perili Köşk olarak bilinen bu köşk, aslında Yusuf Ziya paşa köşküdür.  Özgün mimarisiyle İstanbul kültür mirasının önde gelen örneklerinden biridir. Yusuf Ziya Paşa o dönemde Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın Başyaveri olarak görev yapıyordu. Rumelihisarı’nın en önemli ve tarihi binalarından biri olan Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün yapımına 1910’lu yıllarda başlandı. Ancak 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın patlaması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun da savaşa girmesi nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere alındı. Çalışmalar tamamlanamadı. 

İstanbul

Yusuf Ziya Paşa ikinci eşi Nebiye Hanım ve Nebiye Hanımın ilk eşinden olan 3 kızı ile birlikte, vefat ettiği tarih olan 1926 yılına kadar köşkte yaşadı. Paşanın ölümünden sonra aile 1993 yılına kadar köşkte oturdu, birinci katında ise kiracıları yaşadı. Yarım kalan inşaat nedeniyle tamamlanamayan ve boş kalan ikinci ve üçüncü katlar yüzünden bina çevrede “Perili Köşk” diye anılmaya başlandı. Köşk, 1993 yılında müteahhit Basri Erdoğan’a satıldı. Basri Erdoğan köşkün restorasyonu için araştırma yaptırttı.

19 Mayıs 2016 İstanbul

Yapının rölöve, yeniden tasarımlama, yenileme ve uygulama projeleri, 1995- 2000 yılları arasında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirildi. Cephenin taş ve tuğla kaplaması yenileme projesine sadık kalınarak tamamlandı. Tuğlalar, İngiltere’den ithal edilerek aslına en uygun şekilde kaplandı. Uygulama projesine göre binanın betonarme imalatında 2.800 metreküp beton, 350 ton demir kullanıldı. Köşkün dış görünüşü korunurken, iç mekânlar modern ve ferah bir iş ortamı sağlayacak şekilde düzenlendi. On katlı yapı, bir yanda Karadeniz, diğer yanda ise Marmara Denizi açılımını görüyor. Faaliyetlerini 19 Şubat 2007 yılından itibaren Perili Köşk’te sürdüren Borusan Holding, köşkü 2030 yılı sonuna kadar kiraladı.

Perili Köşk (14)

Perili Köşk (20)

Perili Köşk (23)

Müze köşkte ilk karşılaştığımız sergi dijital bir animasyon olup, ‘’teamLab’’ olarak adlandırılmış. Harikulade bir animasyon olup, insanı içine çeken ve dünyasını keşfetmeye hazırlanan Japon kültürünün sergilenmesidir. Odanın bir ucundan başlayarak diğer uçlara kadar uzanan gürüldeyen şelaleyi ve dalgaları seyredip bir başka animasyona geçiyoruz. Burada da çiçeklerin açmasını, bir görünüp bir kaybolan kelebekleri izliyoruz. Borusan Holding, klasik müzik ve görsel sanatlar başta olmak üzere, bütün sanatların önemli bir destekleyicisi olmuş. Edinimlerini halkla da paylaşmak isteyen Borusan Holding, hafta sonları Perili Köşkteki Çağdaş Sanat Koleksiyonunu izleyicilerinin beğenisine sunmuş. Köşk-Müze giriş ücreti 10 TL dir. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu; video, yerleştirme, yeni medya, neon-LED, fotoğraf başta olmak üzere “dijital tekniklerle” üretilmiş olan yapıtları içeriyor

İstanbul

Perili Köşk Müze Cafe İstanbul

İstanbul

İstanbul

Müze-Köşk’ün yedinci katındaki terası Boğaziçi’nin panoramik olarak seyredilip, fotoğraflanacağı en mükemmel mekânlarından biri… Dakikalarca Boğaziçi’ni seyredip, onlarca fotoğraf çektik. Sonra da bütün katlardaki sanat eserlerini inceleyerek müze cafeye indik. Boğaziçi’ne hâkim muhteşem konumuyla Perili Köşk’ün ikinci katında hizmet veren Müze Cafe, sanat dolu bir günün ardından soluklanmak için Boğaziçi’ne hâkim muhteşem konumuyla Perili Köşk’ün ikinci katında hizmet veriyor.  

İstanbul

İstanbul

Tam karşısında, Boğaziçi’nin Anadolu yakasında Anadoluhisarı kulelerinin yanı sıra Sabancı Öğretmenevi, Küçüksu Kasrı, Göksu ve Küçüksu Dereleri, Cemile Sultan Korusu ile görsel bir şölene tanık olduk. Bu nedenle, Müze Cafe, sanat dolu bir gezinin ardından soluklanmak için ideal bir mekân olarak karşımıza çıktı. Müze Cafenin, zengin menüsüyle kahvaltı ve brunch organizasyonları ve özel davetleriniz için de eşsiz bir ortam sunduğunu öğreniyoruz. Biz bir gün önceden rezervasyon yaptırarak müze cafede kahvaltı tabağı alacağımızı söyledik. Çok iyi karşılandık. Kendimizi Boğaziçi kıyısında sahip olduğumuz bir yalının terasında kahvaltı yaparken bulduk. Bu duyguyu yaşadık. Servis mükemmeldi, memnun kaldık.  Kahvaltı tabağında 30 TL karşılığında Ezine peynir, eski kaşar, dil peynir, örgü peynir, çeçil peynir, tulum peynir, siyah zeytin, yeşil zeytin, biberli yeşil zeytin, bal, reçel, çeri domates, salatalık, rokanın yanı sıra sınırsız çay ikramı vardı.

İstanbul

İstanbul

Müze-Köşk yalnız hafta sonlarında ve tatil günlerinde açık olup, Perili Köşk Cafe de bu zamanlarda hizmet veriyor.

Borusan Perili Köşk Cafe’den ayrılıp önce Baltalimanı Polis Eğitim merkezi’ne, sonra da İstiklal Caddesi’ne uğrayarak gezimizi sonlandırıyoruz.

 

İstanbul

İstiklal Caddesi İstanbul 

user comment

St. Antuan Kilisesi

1,269 total views, 5 views today

Share Button