Dolmabahçe Sarayı İstanbul

 

Bu gün 13 Mart 2011 Pazar, İstanbul ‘da güneşli ve ılık bir hava var. Aklımda, Ortaköy’e gidip, Ortaköy Camii ile yakın çevresininde fotoğraf çekmek var. Göktürk’ten otobüsle Topkapı’ya, Topkapı’dan da troleybüs’e binerek, Kabataş’a ulaşmak istiyorum. Oradan da yürüyerek ve fotoğraf çekerek, Beşiktaş, Çırağan Sarayı yolunu izleyerek Ortaköy’e ulaşmaya çalışacağım.Kabataş’ta iner inmez, Yolcuları Üsküdar’a ulaştıracak , Üsküdar vapur iskelesi ilgi alanıma girdi ve fotoğraf karelerimde yerini aldı. Vapur iskelesinin yanından dolanarak, İstanbul Boğazı kıyısına ulaştım.

Bezm-i Alem valide Sultan Camii

Bezm-i Alem valide Sultan Camii

Dolmabahçe Camii, Dolmabahçe Sarayı ve Boğaziçi Köprüsünü panaromik olarak fotoğraflama olanağı buldum. Fotoğraflarımı çektikten sonra, görkemli ve büyüleyici boğaz manzarasını bir süre seyrettikten sonra, Beşiktaş’ doğru yürümeye başladım. Topkapı Camii bütün görkemiyle karşımda duruyordu. Asıl adı  Bezm-i Alem Valide Sultan Camii olan bu caminin denizden çekilen fotoğrafları da görkemli ve ilgi çekicidir.Bezmialem Valide Sultan Camii’nin, tur vapurlarından çekilen resimleri de harikadır.

Fotoğrafta, tur vapurundan Bezmialem  Valide Sultan Camii” görülüyor. Sultan Abdülmecit’in annesi Bezmialem Valide Sultan tarafından inşaatına başlatılıp, ölümü üzerine, Sultan Abdülmecit tarafından tamamlanan cami, ana konumu nedeniyle Dolmabahçe sarayının bütünlüğü içerisinde yer almaktadır. Tasarımı Garabet Balyan’a  ait olan cami, iki yılda tamamlanmış olup, Dolmabahçe Camii olarak  adlandırılmaktadır.  Parmaklıklı avlu duvarının caddeden girilen taş taç kapısı 4 m.dir. Valide Sultan’a uygun pembe dış boyasıyla 2007′de yeniden tamir edilerek ibadete açılmıştır.

Dolmabahçe Sarayı Saat Kulesi

Dolmabahçe Sarayı Saat Kulesi

Bezmialem Valide Sultan Camisini geçer geçmez, Dolmabahçe Saray avlusu içinde yer alan saat kulesi görüş alanıma girdi ve fotoğraf karelerimde yerini aldı.Saray bahçesindeki kalabalığı görünce, sarayın ziyarete açık olduğunu anladım ve Ortaköy’e gitmekten vazgeçerek, ziyaretçilerin arasında yerimi aldım. Bilet kuyruğuna girdiğimde, bilet ücretlerinin; öğretmen ve öğrenciler için 5 TL olduğunu, 65 yaş üstü Türk vatandaşlarından ve 6 yaşından küçük çocuklardan ücret alınmadığını öğrendim.  Önümdeki bir aile, iki çocuğu ile birlikte sıraya girmişlerdi. Çocuklardan birinin 6 yaşından çok küçük olduğu görülüyordu. İkinci çocuk ise 6 yaş civarındaydı. Babası, çocukların 6 yaşından küçük olduğunu söyleyince, ikinci çocuk ‘’Ama baba, ben 7 yaşındayım’’ deyiverdi. Bilet satan hanımefendi ‘’Ver bakalım o zaman 5 Lira’’ deyince ‘’Ama benim 5 Liram param yok ki’’ dedi. Babası ile birlikte, sıradakiler gülüştük. Babası istenen parayı verdi de içeri girdiler.

İstanbul Boğazında çok uzun bir kıyısı bulunan Dolmabahçe Sarayının bahçesini oldukça büyük ve bakımlı buldum. Hele, parmaklıklardan görülen görkemli boğaz manzarası ile saray birleşince, kendimizi, cennetin bir köşesinde bulunduğumuz duygusuna kaptırdık. En azından benim için böyle oldu.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

Dikkatimi çeken bir başka güzellik de Boğaziçi’nden Dolmabahçe Sarayına girişi sağlayan anıtsal kapılar oldu. Parmaklık ve kapılarda ince ve özenli bir işçilik vardı.Sarayın selamlık bölümünü gezdiren rehberden edindiğimiz bilgiye göre, saray 125 000 m2 lik bir alan üzerine yapılandırılmış. Bu nedenle, avlular ve bahçeler çok büyük ve yürünen yollar uzun.

Dolmabahçe Sarayı’nın bugün bulunduğu alan, bundan dört yüzyıl öncesine kadar Osmanlı Kaptan-ı Derya’sının gemileri demirlediği, Boğaziçi’nin büyük bir koy’muş.17. yüzyıl’da doldurulmaya başlanan koy, padişahların dinlenme ve eğlenceleri için düzenlenen bir “Has Bahçe”ye dönüştürülmüş. Bu bahçede çeşitli dönemlerde yapılan köşkler ve kasırlar topluluğu, uzun süre Beşiktaş Sahil sarayı adıyla anılmış. Bezmialem Valide Sultan Camisinin tasarımcısı Garabet Balyan, Dolmabahçe Sarayının tasarımını da yapmış ve uygulamış.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayında tam bir simetri hakim. Simetri hakimiyeti binaların yapılanmasında kalmamış, saray içinde yer alan her türlü eşyada da kendini göstermiş. Girdiğiniz bir oda ya da holün, sağ tarafında neler varsa, sol tarafında da aynıları yer almaktadır. Yabancı konuk ve elçilerin ağırlandığı kabul salonlarında, merkezde, 1,5 ton ağırlığındaki kristal avizeler yer alırken, yabancı elçiler ve devlet adamları tarafından getirilen hediyelerin de ikili olduğu, sergilendiklerinde, simetri kuralına uyulduğu görülüyordu.

Saat Kulesi, Mefruşat Dairesi, Kuşluk, Harem ve Veliaht Dairesi bahçelerinde ziyaretçilere yönelik kafeterya hizmetleri veren bölümler ve hediyelik eşya satış reyonları oluşturulmuş, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezi’nce hazırlanan ve milli sarayları tanıtıcı bilimsel nitelikte kitaplar, çeşitli kartpostallar ve Milli Saraylar Tablo Koleksiyonu’ndan seçilmiş ürünlerin tıpkıbasımları satışa sunulmuştur. Diğer yandan, Muayede Salonu ve bahçeler ise ulusal ve uluslararası resepsiyonlara (kabul törenlerine) ayrılmış, yeni düzenlemelerle saray, müze içinde müze birimlerine, sanat ve kültür etkinliklerine kavuşturulmuştur. Saray 1984 yılından beri müze olarak hizmet vermektedir.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

Sarayın selamlık bölümü girişinde, yaklaşık 30–40 kişilik bir grup toplanınca içeri alındık ve çok cici ve genç bir kızımızın rehberliğinde gezimize başladık. Bireysel geziye izin verilmediği gibi, fotoğraf çekilmemesi konusunda da uyarıldık. Rehberimiz olan bayan, profesyonel bir rehber olup, konusuna hakim olduğu gibi, anlaşılır bir tonda ve acele etmeden bilgilendirdi bizleri. Üst kata çıkarken karşılaştığımız merdivende de simetri kuralı uygulanmış ve merdiven parmaklıkları saf kristalden yapılmıştı. Rehberimiz, kristal parmaklıkların İngiltere’de üretilmiş olduğunu söyledi.40 dakika süren selamlık bölümü tanıtımında; padişahların üst düzey devlet adamlarını karşıladığı salonlar, konukların bekleme ve dinlenme odalarının yanı sıra, yabancı devlet adamlarıyla elçilerinin kabul edildiği salon ve odalar görüldü.

Merdivenli Salon

Merdivenli Salon

Salon ve odaların tavan süslemeleri muhteşemdi. Duvarlar, yabancı devlet adamlarının getirdikleri ünlü tablolarla süslenmişti. Kabul salonlarından ikisindeki kristal avizelerin ağırlıklarının 1,5 ton ve merasim salonundaki kristal avize ağırlığının da 4,5 ton olduğunu öğrendik bu arada.Sarayı gezdiren rehberimizden öğrendiğimize göre, sarayda 285 oda bulunmakta olup, bunların 165 i harem bölümünde, geri kalanı da selamlık bölümünde bulunmaktadır. Selamlık bölümündeki tören salonu muhteşemdi. Salonda tavana asılı 4,5 ton ağırlığındaki kristal avizenin İngiltere’de üretildiği, parçalar halinde saraya getirildiği ve montajı için iki ay zaman gerektiğini öğrendik.

Muayede-Bayramlaşma Salonu

Muayede-Bayramlaşma Salonu

Ayrıca, tören salonunda üç boyutlu resim uygulamasının yapıldığı da anlatıldı. Balkon bölümlerindeki bazı sütunların gerçek olmadığı, üç boyutlu resimlerden ötürü öyle göründüğü de söylendi.Selamlık bölümü gezildikten sonra, haremlik bölümüne geçildi. Haremlik bölümünde de genç bir erkek rehber tarafından karşılandık ve gezi boyunca bilgilendirildik. Giriş holünden sonra çıktığımız birinci katta kadın efendi sofasıyla karşılaştık. Simetri özelliği burada da kendini göstermişti.

Valide Sultan Yatak Odası Harem

Valide Sultan Yatak Odası Harem

Pembe Salon Harem

Pembe Salon Harem

Sofadan geçerek girdiğimiz koridorun sağında ve solunda kadın efendi apartmanlarına ulaşıldı. Bir kat aşağıda ve iki kat yukarıda olmak üzere, apartmanların 4 katlı olduklarını öğreniyoruz rehberimizden. Kadın hamamları ve sofalarından geçtikten sonra sultanların hamam ve yatak odalarına ulaşıyoruz. Mavi salon, Sultan Abdülaziz’in yatak ve çalışma,  kabul odalarından sonra da Atatürk’ün çalışma odasıyla vefat ettiği yatak odası ve banyo odasından sonra pembe sofaya ulaşıyoruz.

 

Atatürk Odası

Atatürk Odası

Abdülmecit'in yatak odası

Abdülmecit’in yatak odası

Share Button
3383 cevaplar

Yorumlar kapalı.