Piyerloti Tepesi İstanbul


İstanbul dendiğinde, benim ilk aklıma gelen mekânlardan biri Boğaz, diğeri de Altın Boynuz olarak tanımlanan Haliç ve Eyüp Sultan mezarlığının hemen üstündeki Piyer Loti tepesi gelmektedir. Piyer Loti Tepesini ve bu tepedeki Piyer Loti Kahvesini çok duymuş; bazı turizm tanıtım broşürleriyle ve bazı belgesellerde de görmüştüm. Eyüp İlçesinin Göktürk mahallesinde  bulunan  evimizden, Eyüp yönünde giden belediye otobüslerinden birine bindim. 

İstanbul Piyer Loti Tepesi

Otobüs sürücüsüne Piyer Loti Tepesine çıkmak istediğimi ve beni uygun bir durakta indirmesini rica ettim. Kaptan, teleferikte inebileceğimi ve teleferik hattıyla tepeye çıkabileceğim gibi, Eyüp Sultan  mezarlığı içindeki patika gibi bir yoldan da yararlanabileceğimi söyledi. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra, teleferik hattının başlangıç istasyonuna gelmiştik.Kaptana teşekkür ederek otobüsten indim. Piyer Loti tepesine ve kahvesine ulaşabileceğim düşüncesi beni sevindirmiş ve heyecanlandırmıştı.  Teleferik İstasyonunun giriş kapısına geldiğimde, bir sürpriz beni bekliyordu. Teleferik bakıma alınmış ve çalışmıyordu.

Otobüs kaptanın önerisini göz önüne alarak, mezarlık içindeki dar ve kıvrımlı, fakat bakımlı yoldan tepeye tırmanmaya karar verdim. Yolun başlangıcında bulunan yaşlıca bir hanım da teleferikten yararlanamadığı için bu yolu tercih etmiş ama, tırmanmaya başlamadan önce dinlenmeyi tercih etmişti.Tırmanmaya başlayınca, sağ tarafa baktığımda, Haliç’in panoramik ve tablo gibi muhteşem manzaralarıyla karşılaştım. İyi ki teleferik bakımdaydı.Mezarlık içinde yürüme ve Haliç ve kıyısındakilerin onlarca fotoğrafını çekme fırsatı doğdu böylece. 

Fotoğrafları çekmeye başladığım yerden, karşı kıyıda, Sütlüce Kültür ve Kongre Merkezi görülüyordu.Sonradan, yaptığım araştırmalarda, Sütlüce Kongre Merkezinin, 1923 tarihli ”Sütlüce Mezbahası” binasının yeniden yapılmış ve genişletilmiş projesi olduğunu öğreniyorum. Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi, 5 bina ve 73 bin metrekarelik alandan oluşmuş. Kongre için bugüne kadar 60 milyon dolarlık yatırım yapıldı. İstanbul, 2009 da IMF ve Dünya Bankası Kongrelerine de ev sahipliği yapmış.

Sütlüce Kongre Merkezinin, fotoğrafı çektiğim yere göre, 200-300 metre sağında Sütlüce Tren İstasyonu görülüyordu. Rahmi Koç Müzesi tarafından kurulan ve Hasköy-Sütlüce arasında seferler yapan trenleri görecektim Rahmi Koç Müzesini ziyaret ettiğimde. Lokomotifin makas değiştirmesinden, boğazın manzarasına, hatta vagonlardaki 50 yıl öncesinin eski banka ve tıraş köpüğü reklamlarına kadar yakaladığınız her detay yer alıyordu iki istasyon arasındaki yolculukta. 15 dakika sürüyordu iki istasyon arasındaki yolculuk.

Tepeye yaklaştıkça, Haliç’in muhteşem manzarası ortaya çıkıyor. Bir zamanlar kirlilikten görülmeyen, kokusundan durulmayan Haliç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve başkanlarınca, uzun yıllar yaptıkları temizleme ve iyileştirme çabalarından sonra, bu günkü muhteşem görünümünü kazanmış. Haliç’in iki yakasında, peyzajları hayranlık uyandıracak parklar yapıldığı gibi, Sütlüce Kongre Merkezi yakınlarına da Minia Türk konuşlandırılmış. Toplam 105 maketin bulunduğu Miniatürk’ de 45 maket İstanbul, 45 Maket Anadolu, 15 maket ise Osmanlı Coğrafyası’ ndan seçilmiş.

Piyer Loti tepesine ulaştıktan sonra Haliç’e dönüp baktığımda, fotoğraftaki muhteşem manzara ortaya çıktı.Büyük bir keyifle ve dakikalarca bu manzarayı seyrettim.Haliç’in o ünlü panoramasının en iyi seyredilebildiği Piyerloti tepesi, İstanbul’da uzun dönemler yaşayan ve gerçek bir İstanbul aşığı olan ve asıl adı “Julien Viaud” olan ünlü Fransız yazar Pierre Loti’nin adını taşıyan kahve, bu görüntü için en ideal yer olduğunu öğrendim. 

Türkiye’yi ikinci vatan olarak gören Pierre Loti’nin, o dönemde, “Rabia Kadın Kahvesi” olarak bilinen bu kahveye sık sık gelerek Haliç’e karşı “Aziyade” adlı romanını yazdığı söylenir.Bugün tipik bir Türk mallesi haline getirilerek; turistik tesis olarak hizmet veren mekanların bulunduğu bölge, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde, “İdris Köşkü Mesiresi” olarak geçer. 19. yüzyılda İstanbul’a gelen hemen bütün yabancıların ve seyyahların da uğrak yeridir Pierre Loti.

Etrafında birçok tarihî yapı bulunduğunu gördüm bir başka ziyaretimde. Pierre Loti ve çevresindeki bu eserler bugün İstanbul Belediyesi tarafından Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan onaylı projeler doğrultusunda kamulaştırılmış. “Pierre Loti Turistik Tesisleri” adıyla Tarihi kahve, Turquhouse Butik Otel, Aziyade Restaurant, Yeşil Cafe, Nargilevi ve Haliç’e nazır geniş çay bahçeleriyle tesis haline getirilerek Atalar Turizim Ltd. Şti. işletmesine devir edilmiştir.Muhteşem Haliç manzarasına hakim eski Türk Konaklarının restorasyonuyla oluşturulan Turquhouse Butik Hotel’den içeriye adım attığınızda,meşhur yazar Pierre Loti’nin nargilesini fokurdatırken Haliç ve İstanbul’u seyrettiği o günlere döneceksiniz.
Nihayet  Piyerloti  Kahvesine ulaştım. Gördüklerim hayal kırıklığına uğratmadı beni, gerçekten anlatıldığı ve övüldüğü kadar varmış. Önce, Haliç’i rahat görebileceğim masalardan birine oturdum.Hem yorulmuş, hem de biraz terlemiştim. Canım soğuk bir içecek istemesine rağmen, çay söyledim. Çayımı yudumlarken, bir taraftan da etrafı süzerek, tanımaya çalıştım. Özellikle, çiftlerin, sevgililerin ve aşıkların yanı sıra, benim gibi turistlerin bulunduğunu gördüm. Çayımı içip, etrafı süzdükten sonra, tekrar fotoğraf çekmeye başladım.

İstanbul’da gezilecek yerlerden biri olan Pierre Loti tepesinin sahip olduğu manzara hemen hemen tüm İstanbullular tarafından bilinmektedir. Mezarlığın üst tarafında konumlanan Pierre Loti tepesinden Haliç’i, Galata kulesini, Galata Köprüsü’nü, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Cami’ni rahatlıkla görebilme olanağı da vardır.Sonç olarak;Haliç manzarasını tepeden panaromik şekilde görmek isteyenler ve her mevsimin gözdesi olan Eyüp’te, günün tadını çıkarmak isteyenlerle dolu tarihi bir mekan Pierre Loti.

Tarihi yarımadayı ve Haliç’i kahve ya da demli sıcak bir çay eşliğinde izlemenin keyfini tatmak istiyorsanız mutlaka ziyaret etmelisiniz.Üstelik, çayın yanısıra, yiyecek ve içecek fiyatları da oldukça uygun. Ben, Piyer Loti kahvesi ve bu kahveden izlediğim muhteşem Haliç görüntüsünden büyük keyif  aldım.Tekrar uğrayabilmek düşüncesiyle, istemeye istemeye tepeden ayrıldım ama, bu arada yüzlerce fotoğraf da çekebildim.

Share Button
3607 cevaplar

Yorumlar kapalı.