Samos (Sisam) Günübirlik Gezi İzlenimleri

 

16 Eylül 2017 Cumartesi,

Günübirlik Sisam (Samos) gezisi amacıyla gelmiştik İstanbul’dan İzmir’e. Aile dostumuz Hülya’nın konakladığımız evinde saat 05,30 da  kalkıp, kahvaltı yapmıştık ki arabasıyla Ahmet geldi. Böylece eşim, ben, Hülya ve Ahmet’le dörtlü bir grup oluşturduk. Ahmet’in yönetimindeki arabasıyla, İzmir’den yaklaşık 45 dakikada ulaştığımız Seferihisar Sığacık beldesi Teos Marina’dan, gümrük işlemleri ve çıkış vizesinden sonra,  08,00 de kalkan feribotla Samos Adası’na hareket ettik. Yaklaşık 2 saat sonra, Feribotla adaya yaklaşırken tüm yüzeyinin yeşil bir halı ile kaplı izlenimini ediniyorsunuz. Yüzlerce yıllık zeytinlikler, ulu çınarlar, devasa çamlar, göğe yükselen kalem servilerle bir cenneti andırıyor Samos Adası. Adanın birçok yeri 1500 metreye ulaşan dağlar ve yükselip alçalan tepelerden oluşmakta olduğunu öğrenmiştim internetten. Limana girmeden önce adanın panoramik fotoğraflarını çekmeye çalışıyorum. Nihayet yaklaşık iki saatlik bir yolculuktan sonra adanın kuzeyinde bulunan Karlovasi limanından adaya giriş yaptık. 

Karlovosi Samos Yunanistan

Kuşadası Marina’dan da Samos’a daha kısa sürede ulaşmak mümkünmüş, daha önceki haftalarda samos’a giden eşim söyledi. Kuşadası’ndan kalkan feribotlar yaklaşık 1,5 saat sonra Pythagoras limanında Samos’a ayak basmanızı sağlıyormuş. Biz İzmir’de, aile dostumuz Hülya’nın evinde konakladığımız için Kuşadası’nı tercih etmedik. 

Samos, yemyeşil dağları ile denizi birleştiren olağanüstü güzellikte bir ada olarak tanımlanmaktadır. Eşsiz plajları ve kristal berraklığındaki denizinden başka yemyeşil dağ sıraları, doğa yürüyüşü parkurları, dağcılık için tırmanma yerleri, mağaraları ve vadileri de bulunmaktadır. Sık çam ormanları içerisinden geçen 40’dan fazla yürüyüş parkuru ile adanın çok çeşitli bitki örtüsünü görme imkânı sunmaktadır. Kerkis ve Ambelos (Karvounis) dağları zengin bitki örtüsüne sahiptir ve 1400’ün üzerinde yöresel nadide bitki türlerini içlerinde barındırırlar. Dağ “Ambelos” adını, antik çağdan bu yana bölgede çok sayıda yetiştirilen üzümlerden almıştır. Bu dağın adı eskiden Samos ’ta “Karvounis” olarak bilinirdi. Kerkis ’den daha geniş bir alana yayılan Ambelos dağı, Samos adasının orta ve doğu kesimlerini kaplar. “Bu dağ, tüm adayı dağlık bir adaya dönüştürmektedir.” diye yazmaktadır Strabon.

Karlovosi Samos Yunanistan

Pitoresk (resimsi) ve taş döşeli patika yollarda, ormanların, derelerin, üzüm bağlarının ve dağ yamaçlarına kurulu otantik köylerin arasında yapılan büyüleyici geziler insan ve doğanın uyumlu birlikteliğini gözler önüne serer. Muhteşem ve vahşi güzelliğiyle bakire yerler doğayı ve dağcılığı sevenler için idealdir. Samos Adası 1835 yılında II. Mahmut döneminde, Osmanlı İmparatorluğunda otonom bir prenslik haline getirilen Sisam eyaletidir. 1835 ile 1912 yılları arasında, özerk Sisam Eyaleti olarak varlığını sürdürmüş olan Samos, Yunanistan’ın Türkiye’ye en yakın Adası’dır. Kuşadası Dilek Yarımadası’nda bulunan Güzelçam Mahallesinden sadece 1600 metre uzaklıktadır. İyi bir yüzücü 300-400 kulaç atarak adaya ulaşabilir. Bize bu kadar yakın olan Sisam Adası Yunanistan’ın Osmanlı’dan aldığı son ada olarak biliniyor. Adanın karşısındaki Kuşadası Dilek Yarımadası kıyıları jandarma bölgesidir. Yeşili ve doğal yapıyı koruyabildiğimiz nadir kıyılardan biridir. 

Karlovosi Samos Yunanistan

Samos kelimesi Fenike kökenli olup yüksek dağlarla çevrili, kıyı şeridi demekmiş. Osmanlı’nın susam ihtiyacını karşıladığı için adanın ismi Sisam olarak anılmış. Ada hoş sessiz, harika koyları ve plajları ile doğal güzellikte şaşırtıcı bir yer olarak biliniyor. Samos Adası Ionia’da kurulmuş 12 kent devletinden biridir. Mitolojiye göre tanrıça Hera bu adada doğmuş olup, tapınağı ise Hereoda’dır. Adanın batısında, havaalanının ilerisinde, “Hera Tapınağı’nın, yani Heraion’un kalıntıları varmış. Zamanında dünyanın en büyük tapınağı olması planlanan bu yer, hiçbir zaman tamamlanmamış.

Karlovosi Samos Yunanistan

Üniversite şehri Karlovasi

Karlovasi limanında gümrük ve adaya giriş işlemleri tamamlandıktan sonra Karlovasi beldesine giriş yapıyoruz. Karlovasi adanın ikinci büyük yerleşim yeri…Zengin bir kültürel ve endüstriyel geçmişi olan Karlovasi, 1900’lü yılların başında gelişmiş bir tabakhane ve tütün üretim merkezi olan bir şehirmiş. II. Dünya Savaşı’ndan sonra deri pazarı çökmüş. Çanak-çömlek ve tuğla yapımı, büyük ve en önemli gelir kaynağı haline gelmiş. Karlovasi Limanı’nın Seferihisar’ın Sığacık’la olan bağlantısı da adaya çok sayıda Türk turist getiriyor. Turizm en başta gelen gelir kaynağına dönüşmüş. 

Gümrük çıkışında turla gelenlerinin otobüslerinin yanı sıra kiralık otomobil ve jeep’ler de var. Daha önce adaya Kuşadası’ndan gelmiş ve araç kiralamış olan eşim hemen 40 Euro’ya bir araç kiralıyor. Direksiyonunu sert bulduğu için kaptan olarak da Ahmet’i görevlendiriyor. Kiraladığımız bu araçla merkezi yönetim şehri olan Samos’a kadar olan kuzey bölgesini ve dağ köylerini gezmek istiyoruz. 

Platanos Samos

O dönemden günümüze pek çok görkemli Neoklasik konağın yanı sıra “Ormos” sahilindeki büyük taş yapılı fabrikaların kalıntıları da görülebilirmiş.  Ana turistik mekânları Tabakhane Müzesi, Folklor Müzesi, Metamorfoz ‘un 11. yüzyıl kilisesi ve Potami’deki bitişiğindeki Venedik kalesi. Potami’nin şelaleleri ve yakınlardaki Mikro ve Megalo Seitani plajları, adaların gözde mekânları arasındadır.

Karlovasi ayrıca bir üniversite şehridir. Şu anda üniversite bünyesinde Matematik Bölümü, Bilgi ve İletişim Sistemleri Mühendisliği Bölümü ve İstatistik ve Aktüer yal Bölümü – Finansal Matematik olmak üzere üç akademik bölümler bulunmaktadır. Yıl boyunca yaşayan 1.000’den fazla aktif öğrenci olduğunu öğreniyoruz.

Platanos Köyü

Eşimin uyarısı üzerine, kaptanımız Ahmet’in kullanacağı kiraladığım araçta yerlerimizi alarak adanın kuzey doğusuna doğru hareket ediyoruz. Önce Karlovasi ’den 12 km uzaklıktaki bir dağ köyünü, Platanos’u görmek istiyoruz. Sahilde yaklaşık 2 km gittikten sonra Platanos levhasını görüp, deniz seviyesinden 530 metre yükseklikteki köye tırmanmaya başlıyoruz. Muhteşem ormanların arasından geçerek yaptığımız zirve tırmanışı sırasında yolumuzun her iki tarafındaki yeşil ormanlar göz kamaştırıyor. Karşılaşan iki motorlu aracın birbirini zorlukla geçebildiği dar ve çok virajlı asfalt yolda aracımızı kayınbirader Ahmet ustalıkla kullanıyor. Yaklaşık 30 dakikada köye ulaşıyor ve Ege Denizi’ne hâkim durumdaki bir otoparka aracımızı bırakıyoruz.

Otopark ücretleri ne kadar mı? Öyle bir şey söz konusu bile değil… Otoparktan muhteşem bir deniz manzarası kendini gösteriyor. Köyün her tarafı yemyeşil olup güneyde Kerkis dağına, kuzeyde ise Ege Denizi’ne bakmaktadır.  Doğusunda Ambelos (Karvounis) dağı bulunmaktadır.

Otoparktan ayrılıyor ve Kerkis dağları eteklerine yaslanmış olan Platanos’a yöneliyoruz. Köyün genelde tek katlı evleri arasındaki dar ve eğimli sokaklarında ilerliyoruz. Evlerin büyük bir bölümü Yunanistan bayrakları renkleriyle boyanmış. Sokaklarda, kapı önlerinde ve küçük bahçelerinde rengârenk çiçekler köye ayrı bir hava katmış. Platanos Seramik sanatçılığında öne geçmiş köylerden biri… Sokaklar temiz, çöp ve sigara izmariti bulunmuyor. Fiyatlar oldukça hesaplı. Ayrıca tarıma bağlı olarak bağcılık ve arıcılık uğraşları varmış.

Yaklaşık 40 dakika kaldığımız Platanos’dan ayrılıyor ve gerçekten görülmeyi hak eden bir yer olarak duyduğumuz diğer bir dağ köyü Manolates’e gitmek üzere aracımızda yer alıyoruz. Yaklaşık 25 km yolumuz var. Bunun 10 km’lik bölümü kıyıya ulaşmak için…10 km sahil boyunca ilerledikten sonra Manolates kavşağına geliyor ve 4 km boyunca oldukça dar, eğimli ve virajlı yolda tırmanmaya başlıyoruz.

Manolates Samos Adası

Manalotes Köyü

Muhteşem ormanların arasından geçerek yaptığımız zirve tırmanışı sırasında yolumuzun her iki tarafındaki yeşil ormanlar göz kamaştırıyor. Bu yollarla ilgili dikkatimizi çeken bir şey, neredeyse her 100 metrede bir minik bir kilise maketi gibi kuş evi boyutunda yapılar yol kenarlarında duruyor. Hepsinin önünde birer cam kapağı var, dayanamayıp bir tanesini karıştırdık ve içinde mini ikonaların ve mumların bulunduğunu gördük. Yaklaşık 15 dakikada köye ulaşıyor ve köyün biraz üstünde bulunan ücretsiz otoparka aracımızı park ediyoruz.

Manolates Samos Yunanistan

Biraz yokuşlu, Arnavut kaldırımlı ve merdivenli sokakları ile köyün alt bölgelerindeki merkezine ulaşmaya çalışıyoruz. Köyün en büyük özelliği seramik atölyeleri… Köyü gezerken neredeyse her köşe başında bir seramik atölyesi görebilirsiniz. Buradan çok güzel hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Köydeki evler de çok güzeller, rengârenkler ve büyük bölümünün renkleri Yunanistan bayraklarının renkleri. Fotoğraf çekmek isteyenler için güzel kareler yakalanabilir. Köyde oturacak ve yemek yenecek bir kaç güzel yerler de var. Keyifli bir kaç saat geçirmek için güzel bir yer Manolates köyü. Keyifli bir saate yakın zaman geçirdiğimiz bu köyde Samos mutfağının tadına bakmak istedik.

Manolates Samos Yunanistan

Türk-Yunan mutfağının benzerlikleri saymakla bitmez. Yunanlılar ve Türklerin yüzyıllardır aynı coğrafyayı paylaşmaları nedeniyle mutfak kültürleri de birbirlerine çok benzer hale gelmiş. Yunan mutfağına ait zeytinyağlı yemekler, mezeler ve deniz ürünlerini tadarken, Türk mutfağında da yer alan birçok benzerlikle karşılaşmak mümkün.

Manolates ’in merkezindeki bir aile işletmesi restoranda koyun veya keçi sütüyle yapılan kızarmış feta peyniri, meze, Yunan Salatası ve şarap istiyoruz. Yunan Salatası; üzerinde koca bir dilim feta peyniri ile altındaki iri kıyım domates parçaları, salatalık, kırmızı soğan dilimleri ve biber parçalarından oluşuyor. Ortaya konulan 4 kişilik meze ile birlikte şarabımızı da içerek gezimizi taçlandırıyoruz. Sonra da yolcu yolunda gerek diyerek köyden ayrılıyoruz. Yeni rotamız Kokkari…

Kokkari Köyü ve plajları

Karlovasi ’nin yaklaşık 22 km doğusunda bir balıkçı köyü olan Kokkari ’nin İç kısımları klasik bir ada köyü… Yeşil doğa ile mavi denizin bütünleştiği bir yer olup, sık bitki örtüsü deniz kıyılarına kadar uzanır. Tüm yıl boyunca ırmakların aktığı yemyeşil dağlara, köyden başlayan yürüyüş parkurlarıyla ulaşmak mümkünmüş. Karvounis dağının zirvesine doğru giden yürüyüş parkurları varmış. Bölgeye yetiştirilen ve hayranlık verici orkideler dünyanın her yerine ihraç edilmekteymiş.

Kokkari samos

Köyün içine giriyor ve Aziz Nickolas Kilisesi’nin hemen yanındaki otoparka arabamızı park ediyoruz. Öncelikle kilisenin fotoğraflarını çekiyorum. Sonra da köyü tanımaya çalışıyoruz. Kokkari bir balıkçı köyü olmakla birlikte, özellikle Türkiye’den gelenler için, “paket tur” açısından oldukça yoğun bir bölge haline gelmiş. Pitoresk (resimsi) güzelliği ve eşsiz plajlarıyla Kokkari, Samos adasının en güzel tatil beldelerinden biri olmuş. Samos şehir merkezinden 10 km ve havaalanından 28 km uzaklıkta olması turistler için büyük avantaj. Dar sokakları, estetik güzelliği olan mağazaları, eğlence ve toplantı yerleri ile ziyaretçilerinin hayalini kurduğu bir tatil yeri izlenimi bıraktı üzerimizde.

Kokkari Plajları

Kokkari sahiline geçiyoruz ara sokaklardan birinden. Samos ve tabii ki Kokkari yüzmek ve rahatlamak için elverişli tertemiz suları, kumlu plajları olan, fotoğraflamaya değer güzellikte koylara ve sahillere sahip. Adanın en büyük ve en uzun plajı Kokkari ’dedir, bu nedenle uzun plaj olarak da bilinmektedir. Kokkari Sahilinde denizle içiçe birçok taverna bulunmakta olup, Kokkari plajı aynı zamanda düzenli olarak güçlü kuzey rüzgârlarını aldığı için rüzgâr sörfü severlerin de uğrak yeri olmuş. Denizle içiçe olan bu tavernalardan birine oturarak bir şeyler yeme içme olanağı buluyoruz.

Kokkari ve plajlarını çok sevmiş olmamıza rağmen, ayrılmak ve adanın yönetim merkezi olan Samos Kasabası’na gitmek zorundayız. Adanın kuzeydoğu kıyısında, korunaklı bir limana sahip olan Samos Kokkari ’den yaklaşık 11 km uzaklıkta bulunuyor. Sağımızda yeşil doğa ve ormanlar, solumuzda yeşil doğa ile bütünleşen plajlar olmak üzere 20 dakikada Vathy şehri Samos’a ulaşıyoruz.

Vathy şehri Samos

Samos Adası’ın kuzey doğusunda kurulmuş olan Vathy şehri Samos olarak da biliniyor. Adanın da adı olan Samos şehri geniş bir koyda, anfitiyatro gibi görünen Ege denizinin renkleri ile uyumlu olan bir yerleşim yeri. Neoklasik sahil bölgesi olan bu yer muhteşem plajlarla çevrilidir. Vathy, Samos adasındaki 3 ana limandan biridir. Günümüzde halkın Samos dediği Vathy şehri adanın başkenti olup, 9000 nüfusu vardır. Vathy eski ve yeni binaların karışımından oluşmuş. Vathy’de yaşayanların büyük bir bölümü geçimini turizmden ve adanın temel geçim kaynağı olan şarapçılık ve zeytincilikten, yani tarımdan sağlamaktadır.

Vathy limanı şehre adını veren körfezin doğu tarafının tam ortasında yer almaktadır. Şehir anfitiyatro görünümündeki körfezin sahil şeridinde genişlemiş.  Samos adasının özellikle turistik sezonda en canlı yeridir. Eşim ile Hülya Hondos Center’de alış veriş yaparken ben de liman çevresinde onlarca fotoğraf çektim. Sonrasında da arabamızda buluşarak Karlovasi ’ye geri dönmek zorunda kaldık. Kaldık çünkü 17,30’da ada gümrüğünde çıkış işlemleri başlamıştı.

Günübirlik Samos gezisi yeterli olmadı. Tadı damağımızda kaldı. Sanıyorum 2 gece 3 günlük paket turları adayı tanımanın ve yaşamanın en iyi seçimi olarak görülüyor.

903 total views, 1 views today

Share Button