24 Eylül 1955 Cumartesi, Mersin…

19 eylül pazartesi günü Mersin Kuvayi Milliye İlkokulu üçüncü sınıfa başladık, ilk haftayı tamamladık.

Göçmen barakalarından bir hayli arkadaşımız var okulda. Birinci sınıfa yeni kayıt yaptırmış olanların dışında, hepsi okulun eski öğrencileri. Kardeşim Mustafa ile ben okulun yeni öğrencileriyiz.

Okulun genel işleyişini ve öğretmenlerini tanımıyoruz. Öyleyiz çünkü anamın hastalığı ve ekonomik nedenlerle sürekli okul değiştiriyoruz. Biraz tedirgin başladık hafta başında.

Birinci sınıfı Niğde Misli Köyünde, ikinci sınıfı Osmaniye’de okuduk. Kuvayi Milliye üçüncü okulumuz oldu.

Anam hala hastanede ve babam da sürekli bir iş bulamadık hala. Her ne kadar simit satarak biraz harçlık biriktirmiş isek de ayakkabı, önlük, kitap ve defter için yeterli paramız yoktu.

Bu kez de okul aile birliğinin yardımlarıyla eksiklerimiz tamamlandı. Bu tür yardımları unutmuyordum, unutmamalıydım.

Misli ve Osmaniye’deki başarılarımızı burada da sürdürmeliydik.

Mersin Kuvayi Milliye İlkokulu Göçmen barakalarının yaklaşık 1200 metre kuzey-batısında, Mersin Şehir Mezarlığı yolu üzerinde bulunuyor. Barakalardan da rahatlıkla görülebilen bir okul. Hızlı ve tempolu bir yürüyüşle 10 dakikada ulaşıyoruz.

1952 yılının Ekim ayında temelleri atılmış okulumuzun. 1953 yılının Ekim ayında eğitim ve öğretime başlamış. Bizim kaydımızın yapıldığı 1955 yılında üç yıllık okuldu, bu yüzden sadece birinci, ikinci ve üçüncü sınıfları vardı. Şanslıydık diyesim geliyor.

Neden Kuvayi Milliye adını almış sorusunun yanıtı ülkemizin Kurtuluş Savaşı ile ilgili. Sosyal Bilgiler dersi öğretmenimiz anlatacaktı sonraki haftalarda…

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, 17 Aralık 1918’de Müslüman Hintli askerlerin çoğunluğu oluşturduğu İngilizler tarafından işgal edilen Mersin, daha sonra gönüllü Ermeni birliklerden oluşan Fransızlara terk edilmişti.

1918 yılında başlayan işgalin, 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile sona ermesi sağlanmıştı.

Fransa 21 Aralık 1921 tarihine kadar Çukurova’yı boşaltmayı kabul etmiş, Mersin’in Türk askerine devir-teslimi ise 3 Ocak 1922’de gerçekleşmişti. Bu nedenle 3 Ocak Mersin’in kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

Bölgenin düşmanlardan temizlenmesi için canlarını seve seve veren Kuvayi Milliyecilerin anısına ithafen, Mersin İl Genel Meclisi’nin almış olduğu bir kararla, okulumuzun adı “Kuvayi Milliye İlkokulu” olarak belirlemişti.

Kuvayi Milliye İlkokulu başlangıçta İhsaniye, sonra Osmaniye ve nihayetinde Sağlık Mahallesi sınırlarına dâhil edilecekti.

Okulumuzun ilk Başöğretmeni Mustafa Kirazcı idi. Öğretmenler kadrosundaki Kadriye Özmen, Türkan Mutluay, Naciye İkizoğlu, Fatma Yılmaz, Hilmi Yılmaz ve İbrahim Allahtan bulunmaktaydı.

İbrahim Allahtan hala belleklerimdedir. Göçmen Barakaları ile Tren garı arasındaki evine gider gelirdi bizim oralardan. İsmini anımsayamadığım ”Napolyon” olarak adlandırdığımız bir öğretmenimiz daha vardı.

Öğretmenlerimizin hemen hepsi Köy Enstitüleri ya da ardılları olan Öğretmen Okullarından mezun olmuşlardı. Bütün öğrencilerine, kendi çocukları gibi, özen gösteriyorlardı.

İlk haftamızı tamamladığımızda tedirginliğimiz kaybolmuştu. Saat 13:30’daki bayrak merasiminden sonra eve dönerken mutluluktan içim içime sığmıyordu..                                                                                             

Share Button