12 Haziran 1970 Cuma, Isparta…

Dün okul müdürümüz, Demirellerin Şehri Isparta’da çalışma ortamının kalmadığı gerekçesiyle, istifa etti.

Tayinini, kabul edilebilir gerekçelerle Ankara’ya istemiş.

Emekli Albay olan Birinci Müdür Yardımcısı Sami Baysal da önemli bir gerekçe göstererek daha önce izne ayrıldığından, okulun müdür vekilliği bana kaldı.

Sami Bey izinden dönünceye ya da yeni müdür atanıncaya kadar müdür vekilliğini sürdürmek zorundayım.

Bu nedenle izne ayrılamıyorum.

Oysa Tarsus Turan Emeksiz Ağaçlama Sahası’nda görevli olan babamı ve anamı özlemiştim. Durumumu, ulaşmak daha kolay olduğundan, kardeşim Mustafa’ya bildirdim.

Her zaman benden daha zeki olduğunu düşündüğüm kardeşim Mustafa ile ilkokula birlikte başlamıştık. Ancak, zeki olmak yeterli olmuyor basamakları atlamak için. Ben üniversiteyi bitirirken Mustafa Üniversiteye giriyordu.

Benimle birlikte girdiği İvriz Öğretmen Okulu sınavlarında başarılı olamayınca ilkokul beşinci sınıfı tekrarlamış ve ertesi yıl Konya Maarif Koleji’ni parasız yatılı olarak kazanmıştı.

1959 yılında öğrenci olduğu Kolejde, hazırlık sınıfı dahil olmak üzere 7 yıl sonra, 1966 yılında mezun olmuş ancak üniversite giriş sınavlarını kazanamamıştı. Konya’da kiraladığı bir evde kalmış, bir bakan itibarı görmekte olan Türkçe Öğretmeni Hatice Hanım’ın yardımlarıyla bulduğu özel öğrencilerle geçimini sağlamıştı.

Geçen yıl bahar döneminde İstanbul’daki üniversite hazırlık kurslarından birine  gönderdiğim Mustafa bu kez başarılı olmuş, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği bölümünü kazanmıştı.

Ben üniversiteyi bitirirken Mustafa üniversiteye girmişti.

Turan Emeksiz Ağaçlama Sahası Muhafaza memuru olarak çalışan babamın maaşı, tamamını gönderse bile, Mustafa’nın yurt masraflarını karşılamaya yeterli değildi.

Ek ders ücreti alamasaydım benim maaşım da yetersiz olacaktı. Haftada 15, ayda 60 saat ek ders ücreti olarak ayda 600 Lira alıyordum. Oysa zorunlu ders karşılığı maaşım 450 Lira olmuştu. Toplamda elime 1050 Lira geçmekteydi. Bunun 500 Lirası Mustafa’nın yurt ve diğer giderleri için fazlasıyla yetiyordu.

Ek ders ücretleri olmasaydı dedim…

Özellikle köylerde çalışan öğretmen arkadaşlarımızın maaşları benim aldığım 450 Liradan daha düşüktü. Üstüne üstlük sosyal güvenlik kurumu, kendisi dışında kalan aile bireylerinin sağlık giderlerini karşılamıyordu.

Maaşlarının düşük olmasının yanı sıra aile bireylerinin sağlık giderlerinin karşılanmaması da Büyük Öğretmen Boykotunun birincil nedenlerinden biri olmuştu…

Nereden nereye geldim…

Isparta Sanat Enstitüsü ve Teknisyen Okulu Müdür Vekili olarak karşılaşacağım olayların altından kalkabilecek miydim? Sorusu beni tedirgin ediyorsa da başarmalıydım. Başaracaktım da…

Share Button