Prof. Dr. ALİ KOÇYİĞİT
Yer bilimleri alanında yaptığı çalışmalarla Türkiye ve Dünya’nın en deneyimli araştırmacılarından olan Prof. Dr. Ali Koçyiğit; 25.06.1945 tarihinde Konya Karaman Kızıllar Kasabası’nda doğdu.
1953 yılında Kızıllar İlkokulu’na başladı, 1958 yılında bitirdi. İlkokul öğretmenlerinin teşviki ve yardımlarıyla İvriz İlköğretmen Okulu parasız yatılı sınavlarına katıldı.
Yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olan Ali Koçyiğit, öğretmenliğe ilk adımını 1958 yılında, İvriz İlköğretmen Okulu Parasız yatılılık sınavlarını kazanarak attı.
1958-1963 yılları arasında, İvriz’de başarılı bir öğrencilik dönemi geçiren Ali Koçyiğit, öğretmenler kurulu kararıyla Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi öğrencisi olarak seçildi.
Yüksek Öğretmen Okulları Hazırlık Liseleri, bir yıllık Lise son sınıf Fen ve Edebiyat bölümleri müfredat programlarında başarılı öğrencileri Lise Mezunu olarak üniversitelere giriş için hazırlıyorlardı.
Ankara Atatürk Lisesi’nde konuk okul olarak bulunan Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi’nde de başarılı bir öğrenci olan Ali Koçyiğit, Devlet Olgunluk Sınavları olarak da anılan Lise Bitirme Sınavları ‘nda tam not alarak, 1964 yılında Lise Mezunu oldu.

Bodrum Kadıkalesi
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, 5000 yıllık bir geçmişe sahip olduğu bilinen Bodrum’un en değerli beldelerinden biridir Kadıkalesi.
Kadıkalesi, Bodrum merkeze yaklaşık 25 km uzaklıkta olup, Turgutreis ile Gümüşlük arasında yer alan bir kıyı kasabasıdır. Gümüşlük Limanı yaklaşık 4 km, Turgutreis Limanı da bir o kadar uzaklıktadır.
Bölgenin binlerce yıllık tarihinden esintiler taşıyan Kadıkalesi, Helenistik Döneme ait birçok yapıyı hâlâ korumaktadır.400 yıllık Ortodoks Kilisesi ile 190 yıllık Osmanlı Kalesi bunlardan bazılarıdır.
Osmanlı Devleti döneminde, bölgedeki kadıların, Peksimet Köyü Yalısı adı verilen binada toplantılar yaptıkları söylentiler arasındadır.
Yalının adı zamanla Kadıkalesi adını almış ve bölgeye de adını vermiştir.

Portekizli Kaşifler Anıtları Lizbon
Otelimiz HF Fenix’te sabah kahvaltımızı yaptık. Lizbon’un Belem bölgesine giderek, küresel imparatorluğa katkıda bulunmuş önemli (daha&helliip;)

Plaza Mayor Madrid
Madrid’e gidenlerin mutlaka görmek isteyecekleri ya da rehberlerinin göstermek isteyecekleri en büyük meydanlardan birisidir Mayor.
Kralların taç giyme törenlerinin yanı sıra, festivaller, boğa güreşleri ve hatta Engizisyon Mahkemelerinin idam uygulamaları da bu meydanda gerçekleştiriliyordu Antik dönemde.
Ünlü Engizisyon Mahkemeleri’nin gerçekleştiği bu meydanda temize çıkmak pek mümkün olmadığı gibi, suçlananların hemen hepsi yakılarak idam ediliyordu.

Puerto Del Sol -Güneş Meydanı Madrid
Güneş Kapısı ya da Güneşin Kapısı anlamına gelen Puerta del Sol Meydanı Madrid’in en merkezi ve işlek meydanıdır. Burası aynı zamanda Madridlilerin en popüler buluşma noktası, protesto ve gösterilerin yapıldığı meydandır.
Puerta del Sol olarak bilinen Güneş Meydanı, Madrid’in en önemli ikinci meydanı olup, Mayor Meydanı ile en büyük caddesi Gran Via’nın arasında konuşlanmıştır.
Puerta del Sol, aynı zamanda, tarihsel olarak İspanya’nın sıfır noktası sayılıyor.

Madrid Kibele Meydanı
Metropolis anıtsal yapısını geride bırakarak, Neoklasik stilde mermer heykellerden oluşan çeşmesiyle Madrid’in en önemli sembollerinden birisinin bulunduğu Plaza Cibeles- Kibele Meydanı’na geçiyoruz.
Meydanın tam ortasında, 1782 yılında yapılmış fıskiyeli çeşmede, iki leoparın çektiği arabadaki Kibele en çok fotoğrafı çekilen objelerden biridir. Ben de pek çok fotoğraf çekiyorum.

Madrid’in Yaşam Caddesi Gran Via
Kraliyet saraylarından şehrin dört bir yanına dağılmış yemyeşil bahçelerine kadar uzanan eşsiz turistik yerlere ve meydanlara sahip Madrid.
İspanya’nın büyüleyici ve kültürel yönden ulaşılması gereken başkentidir Madrid.
Heyecan uyandıran görülecek yerleri ve eğlence dolu aktivite olanakları ile günün her saati canlı olan bir şehirdir.
1819 yılında açılan ve otuz beş binden fazla eseri bünyesinde barındıran Prado Müzesi, şehrin en işlek meydanı Puerta del Sol, Neo-klasisizm akımının etkilerinin gözlemlendiği Puerta de Alcala ve Roma klasiğini yansıtan Kibele Meydanı, Madrid’de gidilmesi ve görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralardadır.

Gordion Müzesi
UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Antik Gordion Kenti Müzesi, Ankara’nın Polatlı İlçesi Yassıhöyük Köyü’nde yer almaktadır.
Gordion adını, Friglerin kurucu kralı Gordios’ tan almaktadır. Gordios’ tan sonraki kralları Midas olup, bazı tarihçilere göre Gordios’ un oğludur.
Bazı mitlere göre de, Gordios’ un ölümünden sonra, kahinlerin önerisi üzerine, Fethiye’den gelip arabasıyla Gordion’a giren ilk kişidir. Tuttuğunu altına çeviren ”eşek kulaklı Midas” olarak bilinmektedir.
1963 yılında kurulan Müze, Ankara Merkez’den 95 km uzaklıkta iken Polatlı ilçe merkezinden 20 km mesafededir.
Müzenin kurulduğu Gordion, Frig Medeniyetinin tarihi başkentidir.

Gordion Antik Kenti
Gordion, M.Ö. 1200-700 yılları arasında hüküm sürmüş olan Frig Krallığının başkenti olup, adını ilk kralları Gordios’ tan almıştı.
Anadolu tarihine çok fazla ışık tutmakta olan Gordion Antik Kenti, Yassıhöyük Köyü sınırları içinde olup, 19. yüzyılda yapılan bir demiryolu inşaatı sırasında keşfedilmişti.
Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes’in yukarı sınırları arasında kalan bölgenin antik çağdaki adı Frigya olarak bilinmektedir. Bu ad, Balkanlar’dan gelip bu bölgeye yerleşen Friglerden gelmektedir.
Frigler’ in asıl yerleşimleri, Gordion merkez olmak üzere; Sakarya bölgesine bağlı olan Afyon, Kütahya ve Eskişehir’dir.

Tarih Kokan Kent Polatlı Ankara
26 bin şehit verdiğimiz Sakarya savaşında, Yunan ordusu Polatlı’ya kadar gelmiş ve Ankara’ya doğru ilerliyordu. Polatlı düşerse, Ankara’nın da düşmesi kesindi ve yeni kurulan meclisin Ankara’dan Kayseri’ye taşınması için gizli gizli hazırlıklara başlanmıştı.
23 Ağustos’ta başlayan Sakarya savaşı, tam 22 gün sürdü. Yunan ordusu bozguna uğratıldı ve Afyon’a kadar geriledi. Bu büyük zafer ile 29 Ekim’de kutlayacağımız cumhuriyetin temelleri sağlamlaştırıldı.












