5 Temmuz 1956 Perşembe, Mersin…

Bir yılımızı doldurduğumuz Mersin artık avuç içimiz gibi bilindik hale geldi. Özellikle yaz tatillerinde, nerelerde daha çok simit ve halkalı tatlı satabileceğimizi de biliyoruz.

12 yaşına girmiş ve ilkokul beşinci sınıf öğrencisi olmuştum. 15 haziranda okulumuz tatile girer girmez, ertesi gün halka tatlısı yapmak için hazırlıklarımızı tamamlamış ve 18 haziranda da ilk tatlımızı satmıştım.

Bugün saat 06:00’da Yoğurt Pazarı’ndaki fırından aldığım 50 simisin tamamını satarak eve geldim. Kahvaltıdan sonra da kardeşimle birlikte 100 halka tatlısı yaparak satışa çıktık. Öğleye kadar tatlıların bir bölümünü satmıştım. Eve gelip, kalanları bıraktıktan sonra, hala hastanede yatmakta olan anamı ziyarete gittim. Ana ziyaretinden sonra tekrar halka tatlılarımla sahile indim. Akşam üzeri tatlıların da tamamını satmış olarak eve geldim.

Evi derleyip, toparladıktan sonra çevremizdeki çeşmelerden ihtiyacımızı giderecek kadar su taşıdım.

Saat 22:00 civarında babam güler yüzle, mutlu bir görüntüyle eve geldi. Biraz da çekinerek,

-Hayır mı baba?

Diye sorduk.

-Hayırlı haberlerim var çocuklar

Dedi ve anlattı. Mersin Tarsus yolu üzerinde, göçmen barakalarından yaklaşık 6 km doğuda, Karaduvar diye bilinen yerde ATAŞ adında bir tesisin yapımına başlanmıştı. Genelde kol ve beden gücü kaynaklı işçiye ihtiyaç varmış. Orada işe başlamıştı babam, mutluydu. Biz de mutlu olmuştuk.  Babam,

-Mehmet, sizler neler yaptınız bu gün, tatlı satışları nasıl gidiyor?

Diye sordu. Öğleye kadar simit sattığımızı, öğle arasında da hastanede anamı ziyaret ettiğimi söyledim. Anamı oldukça iyi görmüştüm. Hemşirelerden bir önümüzdeki günlerde taburcu olabileceğini de söylemişti.

-Verimli bir gün geçirdik Baba. Hem aldığımız simitlerimizin hem de yaptığımız tatlıların tamamını sattık.

Dedim. İşe başladığı ‘’ATAŞ’’ şirketini sordum Babama. Anlattı…

Günümüzde Akdeniz Belediyesi’ne bağlı bir mahalle olan Karaduvar’da, Mersin limanının temelinin atılmasından sonra, ‘’ATAŞ Anadolu Tasfiyehanesi’’ Mobil, Caltex ve BP tarafından kurulmuş ve yüzlerce kişiye iş kapısı olmuştu. 

ATAŞ, ortak şirketlere ait işlenmiş akaryakıt ürünlerini tanklarında depolayacak ve yine ortak şirketlerin talepleri doğrultusunda, depo tanklarındaki ürünlerin kara tankerlerine, tren vagonlarına veya deniz tankerlerine dolumlarını sağlayacaktı.

Şirketin kuruluşunu yaptığı Karaduvar, Mersin’in merkezine bağlı bir mahalleydi. Burada yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu geçimini tarım ve seracılıktan sağlıyordu. Denize kıyı olan mahallelinin küçük bir kısmı da balıkçılıkla uğraşıyordu.

Karaduvar’lalar başlangıçta ATAŞ tesislerinin kuruluşunu sevinçle karşılamışlardı. Ne var ki günümüzde sevinçleri kursaklarında kalmış durumda.

Mahalleye girdiğinizde mahallenin ATAŞ petrole ait rafineriler ile tamamen çevrelenmiş durumda olduğunu görürsünüz.

Birbirine ellişer yüzer metre aralıklarla yapılmış dolum tesisleri ve devasa petrol depolarının atıkları sarmıştır her yeri…

Atıkların oluşturduğu kanal üzerinde kümelenmiş sinekler mikrop dağıtan bir kanatlı bir orduya dönüşmüş durumda…

Meyve ve sebzeciliğin bittiği yer olmuş Karaduvar Mahallesi…

                                                                               

 

Share Button