21 Şubat 1971 Isparta, Pazar….

Isparta Sanat Enstitüsü ve Teknisyen Okulu ikinci yarıyıl dersleri başlayalı iki hafta oldu.

Geçtiğimiz hafta çarşamba günü Kız Öğretmen Okulu ile ortaklaşa düzenlediğimiz tiyatro çalışmasının provaları başarılı geçti. Sonuçtan oldukça memnunuz.

Sabah kahvaltısından sonra TÖS Isparta Şubesi’ne uğradım. Arkadaşların büyük bölümü ülke çapında gelişen olaylardan oldukça tedirgindi.

Nihayet Adalet Partisi ve Hükümet Başkanı Süleyman Demirel de tedirgin olmuş olmalı ki 4 Ocak 1971’de, Millet Meclisi Karma Bütçe Komisyonu görüşmelerinde Üniversite olayları gündeme geldi.

Gelmesine geldi de, Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversite bütçeleri hakkında sunulan raporlarda, öğrenci olaylarının çıkış nedeni es geçilerek, yabancı ülkeler tarafından yönetildiği ileri sürüldü.

Sorunlara çözüm üretilmek yerine, işgal ve boykotlara katılan öğrencilerin burslarının kesilmesi ve yurtlardan çıkarılması istendi.

6 Ocak’taki görüşmelerde ise üniversite rektörleri görüşlerini dile getirdi. Ortak kanaat olayların önlenmesinin üniversite yönetimlerini aşan hale geldiği biçimindeydi.

Eğitim sorunlarının ülke sorunlarından ayrılamayacağının bilincinde olan Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Adalet Partisi ve yandaşları tarafından ülke sorunlarının çözülemeyeceğini anladılar.

Milli Demokratik Devrimin ordu tarafından da gerçekleştirilemeyeceğini anladıklarını, tek çıkar yolun “silahlı propaganda” ve “gerilla mücadelesi” olduğu kararını almalarıyla gündem yeni bir boyuta taşındı.

Bu kapsamda Deniz Gezmiş liderliğinde kurulan Türkiye Halk Kurtuluşu Ordusu (THKO) ve Mahir Çayan önderliğinde kurulan Türkiye Halkı Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) bu amaçla eylemlerde bulunan yapılardı.

Devrimci gençliğin askerileştirilmesinde etkin rol oynayan bu örgütler, Türkiye İşçi Partisi çatısı altında siyaset yapabilen ve isteklerini dile getirebilen gençliğin, TİP’in artık sorunlarına çözüm üretemediğini ve bazı söylemlerini yetersiz bulmasıyla girişilen silahlı mücadelenin temsilcileri oldu.

THKO’nun ilk eylemi İş Bankası Emek Şubesi’nin silahlı soygunuydu. 11 Ocak 1971’de yapılan soygunda bankadan 124.000 TL alınmıştı.

Failler Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Alpaslan Özdoğan’ın ODTÜ’de saklandığı bilgisi üzerine, arama yapabilmek için ODTÜ’de derslere ara verilmişti.

12 Şubat 1971’de Ankara’da Ziraat Bankası Küçükesat Şubesi’nin soyulduğunu öğrendik. Bu kez eylemciler Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) üyesiydi. Soygun Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından yapıldığı biçiminde algılandı.

15 Şubat’ta ise Ankara’da Balgat ABD üssünde görevli bir asker kaçırılmış, ancak bir süre sonra serbest bırakılmıştı.

Tam bir kaos ortamı vardı. Üniversiteler ve yurtlar paylaşılmış, Dev-Genç’lilerle, başta ülkücüler olmak üzere, dini ve milli sıfatlı dernek ve kuruluşlar arasında amansız bir savaş vardı.

Olayları Isparta’dan izlemekte olan bizler de nasıl davranacağımız konusunda açmaza düşmek üzereydik…

Share Button