17 Temmuz 1959 Cuma, Misli…

Ortamın güneşten kavrulduğu günlerden biri. Üstelik, deyim yerindeyse, yaprak kımıldamıyor. Yaprak kımıldamıyor dediğime bakmayın, yaprak yok aslında. Köyde ağaç yoktu. İki yıl önce Bayezid öğretmenimizin öncülüğünde okul bahçesindeki doğal taşlar kazınarak fidan çukurları açmış ve dikim yapmıştık. Henüz yapraklı ağaç aşamasına gelmemişler. Her neyse…

Kum ve taş binalar bütün gün emdikleri güneş enerjisini ışıma yoluyla geri vermekte. Ortalık kavrulmakta. Öğleden önce biraz kitap okumuş, biraz da kardeşim Mustafa ile ilgilenmiştim. Odamızda sırt üstü uzanmış, tembellik ediyorduk. Anam başını uzatarak ”Mehmeeet… Mustafaaa…Köy bekçisi sarı bir zarfla geldi. Kalkın bakın bakalım.” Dedi. Kalktık…

Öğleden sonra saat 18.30 sularında Niğde Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen bir sarı zarfla kardeşim Mustafa leyli meccani olarak bilinen parasız yatılılık sınavlarına davet ediliyordu. 20 Temmuz Pazartesi günü başlayacak yazılı sınavlar iki gün sürecekti. Her zaman minnetle andığım ve anmaya devam ettiğim okul başöğretmeni Bayezid Tuna kardeşimin başvurularını zamanında yapmıştı.

Şimdilerde Niğde Konaklı beldesi olarak bilinen Misli köyünde, İvrizli olarak, ilk kez yaz tatilimi yaparken kardeşim Mustafa’yı sınavlara hazırlamıştık. Bütün dersler gözden geçirilmiş, bir önceki yılın sınav sorularını da Bayezid öğretmenimiz vermişti. Sınavlara hazırdık, davet edilmeyi bekliyorduk…

Mustafa hem İvriz Öğretmen Okulu’nun hem de Konya Maarif Koleji’nin sınavlarına girecekti. Salı ve Çarşamba günleri İvriz Öğretmen Okulu, Perşembe ve Cuma günleri de Konya Maarif Koleji sınavları yapılacaktı.

Geçen yıl bu zamanlar sınavlara katılmak için Niğde’ye gidecek otobüs paramız olmadığı gibi kalacak yerimiz de yoktu. İlkokul arkadaşımız Osman’ın annesi Hatice Teyze’den bir gece yarısı ‘’Osman’ımın pantolon Parası’’ alınarak Niğde’ye gitmiş ve sınavlara katılmıştık. Ben sınavlarda başarılı olmuş, kardeşim kazanamamıştı. Beşinci sınıfı tekrarlamıştı.

Bu yıl paramız ve Niğde’de kalacak yerimiz de vardı. Mersin’de günübirlik işçi olarak çalışmakta olan babam para gönderdiği gibi kardeşimle ben de Misli ’de yapılmakta olan hasatların bazılarına katılarak üç beş kuruş kazanmıştık. Ağustos ayının üçüncü çeyreğinde sınavların yapılacağını bildiğimizden, kalacak yer sorununu da önceden çözmüştük.

Sınavlarla ilgili evrakların yanı sıra kalem ve silgiler de hazırlandıktan sonra Pazartesi günü Niğde’ye gidecek olan köy otobüsünde yerimiz ayırttık. Eve döndükten sonra kardeşim Mustafa, özellikle Matematik ders notlarını bir kez daha gözden geçirdi. Sınava hazırdı artık…

Share Button