21 Eylül 1959 Pazartesi, İvriz…

Saat 06’da kalk zilinin çalmasıyla birlikte nöbetçi öğretmen de elindeki anahtarlarla demir ranzalara vurarak yatakhanemize girdi. Yaz tatili anılarımızı konuşurken farkına varmamış, dün akşam oldukça geç yatmıştık. İstemeyerek yataktan doğrulup, gözlerimizi ovuşturarak kalktık. Bu kez yadırgamadık kalk zilini ve anahtar seslerini.

Çabucak giyinip, elimizi yüzümüzü yıkadık. Yataklarımızı düzeltip etüt için sınıflarımızda yerimizi aldık. Henüz dersler başlamadığı için ödev ve gözden geçireceğimiz konular yoktu. Bütün arkadaşlar yaz anılarında başlarından geçen ilginç olayları anlattılar. En yakın arkadaşım ki her şeyimi paylaştığım dostum olmuştu Emin Özgan. İvriz’e dönüşüm bir hayli uzun ve maceralı oldu. Dedim Emin’e.

Öyleydi çünkü Kardeşim Mustafa Konya Maarif Koleji’nin açtığı sınavı kazanarak leyli meccani öğrencisi olmuştu. Babam Mersin’de çalışmakta olduğundan kardeşimin kaydını yaptırmak bana düşmüştü. Cumartesi günü kardeşimin kaydını yaptırdıktan sonra trenle Ereğli’ye, oradan da okuluma gelmiştim. Emin kardeşimin Konya Maarif Kolejine parasız yatılı öğrenci olarak gitmesine çok sevinmişti.

Etüt bitiş zilinin çalmasıyla birlikte sabah kahvaltısı için yemekhaneye gittik. Yemekhanede tam bir bayram havası vardı. Bütün arkadaşlar tekrar İvriz’de buluşmanın mutluluğunu yaşıyor ve bunu şölen havasında kutluyordu. Köy Enstitüleri ve ardılları olan İlköğretmen Okulları bize okul ve eğitimin kurtuluş olduğunu öğretmişti. Tatiller yerine okullarımızda bulunmak ve üretmek mutluluktu…

Sabah kahvaltımızdan sonra Bayrak Töreni alanında toplandık. Başta nöbetçi öğretmenlerimiz ve nöbetçi öğrenciler olmak üzere, bütün okul öğretmenleri yerini aldıktan sonra Okul Müdürümüz Kamil Açan ve yardımcıları da yerlerini aldılar. Kamil Açan tören alanını alıcı gözle süzdükten sonra, işaretiyle birlikte, okul bandosunu eşliğinde İstiklal Marşı, ardından Andımız okundu.

‘’Günaydın Arkadaşlar.’’ Diyen okul müdürümüz aramıza yeni katılan birinci sınıf arkadaşlarımıza ‘’Hoş Geldiniz.’’ Dedi. Okulun kurallarını, eğitim ve öğretimin temel amacın anlattıktan sonra, eski öğrencilere, bizlere dönerek ‘’Kardeşlerinize sahip çıkın ve her konuda onlara yardımcı olacağınız gibi örnek de olun.’’ Uyarısında bulundu. İkinci sınıfa geçmiş olan bizler de ağabey sınıfına yükselmiştik.

Bayrak töreninden sonra efsane öğretmenimiz Mehmet Karaman  ‘’Milli oyunlarımızla açılışı taçlandıralım arkadaşlar.’’ Dedi. Benim de akordeon çaldığım okul bandosunu yöneten Kemal Çuhalılar’ın işareti ve Davulcu Rahmi Ayaz’ın tokmağını davula vurmasıyla birlikte oyunlar başladı. 19 Mayıs 1959 yılı Gençlik ve Spor bayramında Ereğli stadyumunda görsel bir şölen sunan arkadaşlarımız bu kez bizlere aynı duyguyu tattırdılar.

Oyunlardan sonra büyük bir mutluluk ve coşku ile sınıflarımıza giderek ders yılına başlangıç yaptık. Dersimize yeni gelen öğretmenlerimizle tanıştık. 1959-19660 Eğitim ve Öğretim yılına başlarken İvrizli olmanın mutluluğunu yaşadık kısaca…

Share Button