17 KASIM 2012 MERSİN (66)

Ramazan  Bayramı nedeniyle, Mersin’deyim.

 

Mersin Atatürk Parkı ve Yakın Çevresi ile Uluslararası Hüseyin Gezer Taş Heykel Sempozyumu adlı yazılarımda; Mersinlilerin hava koridoru olarak nitelendirdiğim Atatürk Parkında muhteşem bir çevre düzenlemesinin yapıldığını vurgulamıış ve Büyükşehir Belediyesine şükranlarımı sunmuştum.

 

Şükranlarımın yanı sıra, taş heykellerin yeterince korunamadığını ve ilan-ı aşk ve reklem panoları gibi kullanıldığını, belediye ekipleri tarafından gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulamıştım.

 

Bu ziyaretimde, Atatürk Parkının bir çöplük görünümünde olduğunu farkettim ve çok üzüldüm. Atatürk Parkının bakımı için görevlendirilmiş herhangi bir kimseyi göremediğim gibi, çöplerin toplanması için bir çabanın da olmadığını gördüm.

 

Kameriyeler ve oturma gruplarının içi ve çevreleri çekirdek kabuklarından ve naylon poşetlerden geçilmiyor. Parka gelenlerin buralara nasıl oturduklarını da merak ettim doğrusu. Benim bu yerlere oturmak gelmedi içimden. Park müdavimlerinin de duyarsızlıkları beni şaşırttı.

 

Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin gerekli özeni göstermeleri ve önlemleri almaları dileğiyle…

 

Bu gün 9 Şubat 2013 Cumartesi. Her gün yaptığım  yürüme eylemlerinden  birini daha gerçekleştirmek  üzere , Atatürk Parkına, sahil yoluna gittim. Park ana baba günü, herkes orada. Orada ama çekirdek torbalarıyla birlikte gelmişler.Torbaları olmayanlara da seyyar çekirdekçiler yetiştiriyor çekirdek külahlarını.

 

Parkta gezenlerin büyük büyük bir rahatlıkla ve çevre bilincini umursamadan çekirdek öbeklerini oluşturuyordu.Bu kadar rahat oluşlarını aklım havsalam almıyor bir türlü. Çağdaş insan çevresini kirletmez. İnanmışlar açısından baktığımızda ise ”Temizlik imandan gelir” deyip, beş vakit namazlarından önce abdest alarak, temizlenmeye çalışırlar. Parkta çevreyi kirletenleri bu kategorilerden hiç birine sokamadım.

6,171 total views, 2 views today

Share Button