Anadolukavağı-İstanbul

12 Eylül 2014 Cuma İstanbul

Sabah saat 10;00 sularında Göktürk’ten hareketle, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü geçtikten sonra, tenha olur diye, Yeni Riva Yolu üzerinden Anadolufeneri’ne gitmiştik eşim Serap ve aile dostumuz Hülya ile. Anadlufeneri’nden sonra Poyrazköy’e uğramış, Selanik göçmenlerinin işlettiği bir balık lokantasında öğle yemeği yedikten sonra Anadolukavağı’na da uğrayalım demiştik.

Anadolukavağı İstanbul

Yoros Kalesi eteklerinden Anadolukavağı İstanbul

Bu düşüncelerle Anadolufeneri yolunu izleyerek bizi önce Yoros Kalesi’ne sonra da Anadolukavağı’na götürecek olan Tuna Caddesi’ne giriyoruz. Yolumuz üzerinde Kutsal Alan olarak bilinen Antik Hieron  bölgesinde Yaros Kalesi var. Tuna Caddesi bir orman yolu olup, oldukça bozuk görünüyor. Ancak, iki tarafımızdaki ormanlar muhteşem. Arabamızı dikkatli kullanmalıyız. Yerleşimin olmadığı bir bölge…Sanıyorum Askeri bölge…Bir ara yolun sağ tarafında, Boğaziçi kıyısında duruyoruz.  Sağ tarafımızda da Boğaziçi’nin  üçüncü köprü ayakları görüş ufkumuza girmiş  durumda. Panoramik fotoğraflar çekebiliriz. Öyle de yapıyoruz.

Anadolukavağı Yaros Kalesi İstanbul

Arabamızı uygun bir yere park ettikten sonra, bu muhteşem manzarayı arkamıza alarak fotoğraflarımızı çekiyoruz. Kendimizi fotoğraflarla ölümsüzleştiriyor ve yolumuza devam ediyoruz. Tuna Caddesi ile Yonca Çıkmazı kavşağında Yoros Kalesi kalıntıları ortaya çıkıyor. Tekrar durarak, Boğaziçi’nin en güzel panoramik fotoğraflarını çekme olanağı buluyoruz. Bir film ya da dizi ekibi de sanatçıları da  buradaydı. Boğaziçi’ni fon olarak kullanıp, çekimlerini yapıyorlardı. Tepede biraz ilerleyince, bütün görkemiyle Yoros Kalesi’ni görüyoruz.

Anadolukavağı Beykoz İstanbul

Eteklerinde Yoros Kafesi ile karşısında Çam Vadisi Mesire Alanı yer alıyordu. Yoros Kalesi ve çevresinin tarihçesine baktığımızda oldukça ilginç bilgilere ulaşıyoruz. Tarih boyunca İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Ege denizi arasındaki temel geçiş noktası olduğundan dolayı ticari ve stratejik anlamda çok önemli bir bölge olmuştur. Tam da bu nedenle boğaz kıyılarında birçok kale ve savunma noktası inşa edilmiştir. Bunlar arasında en göze çarpanı Yoros Kalesi’dir. Görmek istediğim yerlerden biriydi. Kapalı olduğu için gezemedik.

Yoros Kalesi ve çevresinden,  Cholchis yolu üzerinde bulunan Jason ve Argonauts tapınağı olarak adlandıran yerlerden ilk kez, antik tarihçi Herodot söz etmektedir.  Dahası, birçok Yunan ve Roma kaynaklarında, buradan “Hieron”, yani kutsal mekân olarak bahsedilmektedir. 12 Tanrı ya da Zeus Ourios/İyi Rüzgârlar sunağını da içeren büyük bir tapınak Antik dönemde tapınma noktası olarak hizmet vermiştir. Hieron, buraya giriş ya da çıkış yapan denizciler için bir tapınma, Karadeniz’e açılan bir kapı konumundaydı.

Anadolukavağı Beykoz İstanbul

Dahası Yoros Kalesi, tüm Karadeniz seyir çizelgelerinin ölçüt aldığı bir nokta olmuştur. Korsanlara, fırtınalara, boğaz rüzgârlarına karşı hayati bir korunak olarak hayati öneme sahipti. Erken Bizans döneminde, İmparator Jüstinyen kaleye bir özel bir ücret ve bir vergi memuru atamıştır. Ayrıca Orta Bizans Döneminde daha büyük bir duvarla sağlamlaştırılmış ve kuzey bölgesini kontrol etmek için kullanılmıştır. Bizanslılar, Cenevizliler ve Osmanlılar bu stratejik öneme sahip kaleyi almak için dolayı sürekli savaşmışlardır.

1352’deki deniz muharebesinin ardından boğazdaki ticari gemi geçişlerini kontrol etmek ve başkente saldırılmasını engellemek amacıyla kaleye Ceneviz askeri ve ticari birlikleri getirilmiştir. Yaklaşık yarım yüzyıllık Ceneviz idaresi bu kaleye Ceneviz Kalesi adının verilmesine neden olmuştur. Yoros kalesi Venedik ve Cenevizlilerin kolonileşme döneminde hayati öneme sahipti ve altın çağında bugünkünden iki kat daha büyük alana sahip olduğundan Boğaz kıyısındaki en geniş kaleydi.

14. yüzyılın sonlarından itibaren kale, Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş ve Fatih Sultan Mehmet’in 1453’teki İstanbul fethinde önemli bir karargâh olan Anadolu Hisarı’nın yapımında üs olarak kullanılmıştır. Bu tarihten sonra İstanbul’un savunulmasında hayati öneme sahip bir nokta haline gelen kalenin Cenevizliler tarafından kullanılması yasaklanmıştır.  15. ve 17. yüzyıllarda kale birçok kez restore edilmiştir. Sultan II. Beyazıt (1481 – 1512) döneminde kaleye bir cami, hamam ile askerler ve aileleri için farklı mekânlar dâhil edilmiştir.

Birçok Batılı ve Türk gezgin ve coğrafyacı Yoros Kalesi’nden bahsetmiş ve stratejik önemini vurgulamıştır. Yoros kafe ile Çam Vadisi Mesire Alanını geçerek Anadolukavağı’na giriş yapıyoruz. Yolları dar olduğu gibi, oldukça kalabalık bir taşıt trafiği de var. Arabamızı park edecek bir yer ararken, bir otoparka rastlıyoruz ve 10 TL karşılığında arabamızı bırakıyoruz. Turistik bir balıkçı kasabası olmasıyla öne çıkmış olan Anadolukavağı, yeşil ve mavinin bütün tonlarının buluştuğu Boğaziçinin en güzel bulunduğu yerlerden biri.

Anadolukavağı İstanbul

Anadolukavağı İstanbul

Daha önceleri köy olan Anadolukavağı, Büyükşehir Belediyeleri yasa tasarısı ile birlikte Beykoz  ilçesinin mahallelerinden biri konumuna gelmiştir. Anadolukavağı’nın kuzeydoğusunda, Boğaziçi ile Karadeniz’in bağlantı noktasına hâkim bir noktada konumlanan, Doğu Roma döneminden kalma Yoros Kalesi, yöre turizminin ana dayanağı olarak biliniyor. Diğer taraftan, Suyu ve inciri ile meşhur olan Anadolukavağı, “şifalı” olarak nitelenen birçok güzel su kaynağına ev sahipliği yapmaktadır.

Anadolukavağı İstanbul

Anadolukavağı İstanbul

Anadolukavağı denince, camileri ve çeşmeleri yanında, meşhur balıkçı restoranlarına da değinmek gerekir. Bu turistik öğeleri sayesinde, özellikle yaz aylarında,  nüfusunun 4-5 katı konuğu ağırlayabilmektedir. Yerli turistler daha çok karayoluyla gitmeyi tercih ederken, yabancı turistler de şehir hatlarının gezi vapuruyla gitmeyi tercih etmektedirler. Karayolu ulaşımı, Kavacık’tan kalkan 15A hat numaralı belediye otobüsleriyle sağlanmaktadır.

15A hat numaralı bu toplu taşım araçları, Kanlıca-Çubuklu-Paşabahçe-Beykoz güzergâhından Anadolukavağı’na ulaşmaktadırlar. İstanbul’un Rumeli yakasında oturanların tercihi ise şehir hatları vapurlarıdır. Sarıyer’den kalkan şehir hatları motorlarıyla da Anadolukavağı’na gidilebilir. Bunun dışında yörenin turistik öneminden ötürü, 15 Eylül – 15 Nisan tarihleri arasında, her gün bir kez, 15 Nisan – 15 Eylül arasında ise hafta içinde iki kez, yaz sezonunda hafta sonlarında günde üç kez olmak üzere Eminönü’nden kalkan Özel Gezi seferleri de düzenlenmektedir.

Anadolukavağı İstanbul

Anadolukavağı İstanbul

Ayrıca yaz sezonu boyunca, cumartesi günleri Bostancı’dan kalkan vapurlarla, Mehtap gezileri düzenlenmektedir. Mehtap Gezileri canlı müzik eşliğinde yapılmakta olup; saat 20.00 ‘de Anadolu Kavağı’na ulaşıp, 22.00’de geri dönülmektedir. Biz, Anadolukavağı’nı yeterince gezip fotoğrafladıktan sonra, evimize gitmek üzere yola koyuluyoruz…

Share Button