Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Sakin, doğal güzellikte, henüz el değmemiş güzel bir yer olan Garipçe, Sarıyer İlçesi’ne bağlı 8 köyden biri. Sarıyer’e 8 km uzaklıkta bulunuyor. Garipçe Köyü’nü gezen bazı arkadaşlar ‘’İnsanın kendini Cennetteymiş gibi sanmasına neden olan muhteşem bir manzarası var’’ demişlerdi.

Köy meydanına giriş yaptığınızda sol tarafta köy kahvesini, sağ tarafta da lokantaları görürsünüz. Avuç içi gibi küçük bir koyun yamacına kurulmuş 105 haneli bir yerleşim yeri Garipçe.

SİT alanı olmalı ki bazı yapılar yıkılmak üzere ama işlem yapılamamış. Köyün içinde bir süre dolaştıktan sonra, köyü yukarılardan görmek istedim. Koyun iki yakasında yüksek tepeler köyün bir bakışta tamamını görme imkânı ve panoramik fotoğraflar çekme olanağı veriyor. Sol yakasında antik bir kale bulunmakta.

Kale, Osmanlı Padişahı III. Mustafa tarafından, Macar asıllı Fransız mimar Baron François de Tott’a yaptırılmış. Antik Çağ’da Likyalıların Limanı adı verilen koyda kayalıklar üzerine inşa edilen kale Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bir süre kullanılmış. Kalenin yıkılan ve dökülen bölümleri betonarme malzemeyle yenilenmiş.

Mimari yapısı ile dikkat çeken ve muhteşem bir boğaz manzarasına sahip olan kalenin, Anadolu Yakası Poyrazköy Burnu’nda da bir ikizi bulunuyor ki orası da kale olmaktan çıkmış.

10 Nisan 2017 Pazartesi, Garipçe İstanbul…

İstanbul ve İstanbul’da gezdiğim yerlerle ilgili yazılarımı güncelleme çabasındayım. Sarıyer İlçesine bağlı Garipçe Köyünü yaklaşık 3 yıl önce ziyaret etmiş ve izlenimlerimi yazmıştım. O günden bu güne çok şey değiştiği için, köyü tekrar ziyaret etme ve güncel fotoğraflar çekme gereğini duydum. Yaşamakta olduğum Göktürk’ten önce 4. Levent Metroya sonra da metro ile Hacıosman’a gittim. Hacıosman Metro çıkışında Garipçe, Rumelifeneri, Rumeli Kavağı, Kilyos, Kısırkaya ve diğer semtlere giden belediye otobüsleri hazır beklemekte, ulaşımı kolaylaştırmaktadırlar. Hacıosman’dan bindiğim 150 numaralı belediye otobüsü Sarıyer’den geçerek önce Garipçe’ye sonra da Rumelifeneri’ne uğramakta.Çok mutlu oldum…

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

İstanbul Sarıyer İlçesine bağlı Garipçe Köyünü ilk kez 24 Ağustos 2014 Pazar günü ziyaret etmiştim eşimle birlikte. Üçüncü Boğaziçi Köprüsü yapım aşamasındaydı. Köyden köprünün her iki yakadaki kuleleri yükselmekteydi. Köprü ile birlikte Garipçe Köyünün popülaritesi artacak, köy canlanacak, arsa ve konutlardan rant elde edilecek düşüncesindeydi köy sakinleri. Özellikle, çöplük haline gelmiş olan kalenin aslına uygun olarak yenilenmesi ve turizme kazandırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığınca çalışma başlatacağı söyleniyordu. Garipçe Köyü sakinlerinin hayallerinden hiçbiri gerçekleşmemiş. Kale ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Köydeki bazı ahşap yapılar yıkılma ve yok olma aşamasında…

Köyün her iki tarafındaki tepelerine çıkarak panorama fotoğraflar çektim. Çektiğim fotoğraflardan bir kısmını, eski çektiklerimle birlikte, bu yazı dizisinde kullanacağım. Daha önce yazdığım bilgilere eklenecek yeni bir şeyler olmadığından, eski yazılarımı aynen bırakıyorum…

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Uzun süredir görmek istediğim üçüncü Boğaziçi Köprüsü ayaklarından birisini oluşturan Garipçe Köyü’ne gitmek üzere harekete geçtik. Sakin, doğal güzellikte, henüz el değmemiş güzel bir yer olduğunu duymuştuk.  Sarıyer İlçesi’ne bağlı 8 köyden biri olan Garipçe, Sarıyer’e 8 km uzaklıkta bulunuyormuş. Garipçe Köyü’nü gezen bazı arkadaşlar da ‘’İnsanın kendini Cennetteymiş gibi sanmasına neden olan muhteşem bir manzarası var’’ demişlerdi. İstanbul Vilayetler Evi’nde sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra, eşimle birlikte, Sarıyer üzerinden bu cennet köşesine ulaşmak istedik.

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer’den, Sarıyer Rumelifeneri yoluna girdik. Koç Üniversitesi’nin önünden geçip, yeşillikler içindeki yolu izliyoruz. Rumeli Feneri yoluna doğru dönerek rampa çıkmaya başladığımız zaman, boğazın damı sayılabilecek bir yüksekliğe çıkıyoruz ki manzara muhteşemdi. Biyolojik çeşitlilik olarak tanımlanan bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından da önemli bir yere sahip Sarıyer sırtları ve Boğaziçi kıyıları… İstanbul ve çevresindeki orman alanları, dünyanın önemli kuş göçü yoğunlaşma alanlarından biri olup, yüz binlerce su kuşuna, yırtıcı ve ötücü kuş türüne göç döneminde ev sahipliği yapmaktadır.

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Bu özellikleri nedeniyle İstanbul Boğazı, ülkemizde ve dünya üzerinde kuş göçünün en iyi izlenebildiği yerlerden biridir. Ayrıca Sarıyer’deki Türkmenbaşı Tabiat Parkı, barındırdıkları önemli bitki örtüsü ve yaban hayatı ile halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçaları olarak bu orman alanları içinde yer almaktadır. Bu yolun her iki yanı ve gözlerinizin uzanabildiği yamaçları sahilçamı, karaçam ve meşe ağaçları ile kaplı… Bitki örtüsü ve çam kokusu bizi kendimizden geçirdi. Arabamızın camlarını açarak ciğerlerimizi çam kokularıyla doldurduk.

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Yıllar önce, Marmaris’ten Datça’ya giderken de aynı duyguluları yaşamıştık. Yol boyunca çam ağaçlarının arasından görebildiğimiz ölçüde, Boğaziçi’ne ve Anadolu yakasındaki Poyrazköy kıyılarına bakıyoruz. Poyrazköy’de birçok teknenin yan yana dizilip, kıçtankara bağlandıklarını görüyoruz. Girdiğimiz bu ormanlık yolda ilerlerken başka bir dünyaya gelmiş duygusuna kapılıyor insan. Çiftlik Caddesi yolunu geçtikten biraz sonra da boğazın damından kıvrılarak sahile doğru inmeye başlıyoruz ve köye ulaşıyoruz. 

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Sarıyer-Garipçe Köyü İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Köy meydanına geldiğimizde sol tarafta köy kahvesini, sağ tarafta da lokantaları gördük. Sessiz, sakin denilen Garipçe ana baba günüydü. Mahşeri bir kalabalık vardı. Rastgele park edilen arabalardan ötürü ilerlemekte zorluk çekiyoruz. Nihayet, valenin bulunduğu paralı otoparklardan birini bulabildik de, Köye adımlarımızı atabildik. Avuç içi gibi küçük bir koyun yamacına kurulmuş 105 haneli bir yerleşim yeri Garipçe. Koyun iki başında yüksek tepeler köyün bir bakışta tamamını görme imkânı ve panoramik fotoğraflar çekme olanağı veriyor.

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Köy içinde dolaştıktan sonradır ki bir kalenin bulunduğunun farkına vardık. Kale ile ilgili herhangi bir levha ya da tanıtım yazısı yoktu. Set tarzındaki merdivenlerden çıkarak çöplük haline getirilmiş bir alana çıktık. Kalenin üstüne çıkmışız. Garipçe Kalesi’nin, Boğazın Karadeniz yönüne tamamen hâkim bir tepede olduğunu görüyoruz. Kuzeyinde Rumelifeneri bulunuyor. Rumelifeneri’nin tam karşısında da Anadolufeneri yerini almış. Eğimli bir koridorla kalenin içine giriliyor. Ne yazık  ki alt katlar pislik içinde ve karanlık. Yalnız girmeye cesaret ister. Görmesem aklımda kalırdı, gezdim ve fotoğraflarını çektim. 

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Kale, Osmanlı Padişahı III. Mustafa tarafından, Macar asıllı Fransız mimar Baron François de Tott’a yaptırılmış. Antik Çağ’da Likyalıların Limanı adı verilen koyda kayalıklar üzerine inşa edilen kale Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bir süre kullanılmış. Kalenin yıkılan ve dökülen bölümleri betonarme malzemeyle yenilenmiş. Mimari yapısı ile dikkat çeken ve muhteşem bir boğaz manzarasına sahip olan kalenin, Anadolu Yakası Poyrazköy Burnu’nda da bir ikizi varmış. Bir kez daha vurgulamakta yarar var. 

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Kalesi şu anda, harabe bir yapı görünümünde ve çöplük halinde bulunuyor. Biraz üzülerek, biraz da tiksinerek gezdikten sonra tekrar kalenin üstüne çıkıyorum. Kalenin hemen dibine, doğru düzgün yaya yolu bile olmayan yerlere, evler yapılmış, şimdi bu evlerden bazıları, metruk bir halde, kaderlerine terk edilmiş. Garipçe köyünün, Yeni Cami adında, 1941 yılında inşa edilmiş bir camisi de var. 1974 ve 2003 yıllarında olmak üzere, iki büyük onarım görmüş. Kalenin üstünden, köyün panoramik görüntüsünün yanı sıra, köprü ayakları da rahatlıkla görülebiliyordu.

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Garipçe Köyü Sarıyer İstanbul

Tam karşıda, Boğaziçi’nin Anadolu yakasında, Poyrazköy ve köprünün diğer ayağı görüş alanımıza girmişti. İnternetten yaptığım araştırmalara göre; 3. köprü ile birlikte, Kültür ve Turizm Bakanlığı, kalenin turizme kazandırılması çalışmaları başlatmış. Kale ve kulenin 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında ‘Kültürel Amaçlı Özel Tesis’ olarak yerli girişimcilere kullandırılması amaçlanmış. Buna göre, Garipçe Kalesi ve Kulesi, müze, çok amaçlı salon, sergi salonları, sanat atölyeleri, sanat galerileri, kütüphane, arşiv ve dokümantasyon merkezi haline getirilecek. 

Garipçe İstanbul-001Halk kültürü araştırma, eğitim ve uygulama merkezi ya da kültür ve sanat araştırma ve uygulama merkezi gibi kültürel üniteler ile müze mağazacılığı düşünülüyor. Kafeterya ölçeğindeki yeme ve içme üniteleri, açık ve kapalı otopark gibi ticari ve sosyal işlevli mekânlar olarak 49 yıllığına kiraya verilecekmiş. Umarım bu amaç gerçekleşir. Garipçe Köyü’ne, toplu taşıma araçlarıyla, sadece Hacıosman metro durağından hareket eden ve Sarıyer üzerinden geçen 150 numaralı İETT otobüsleriyle gidebilirsiniz. Başka herhangi bir seçeneğiniz yoktur. Köye minibüs gitmiyor.  Otobüsle seyahat ederken, Sarıyer’in zorlu yokuşlarına, maden mahallesi sırtlarına çıktıktan sonra sizi eşsiz bir boğaz manzarası karşılar. Zaman ayırmanızı ve Garipçe Köyü’nü görmenizi tavsiye ederim…

Garipçe İstanbul

Share Button