Mersin Yardım ve İyilik Vakfı

 

Son yıllardaki etkili sağlık hizmetleri, gelişen tıp teknolojisi, sosyal koşulların düzelmesi gibi gelişmeler sonucunda insan ömrünün uzamasına bağlı olarak tüm dünyada yaşlı nüfusu artmaya başlamıştır. Genç bir toplum olarak tanımlanan Türkiye de bu değişimden etkilenmektedir. Dünya Bankası’nın 2000 yılı Türkiye raporunda, toplumun yaklaşık %6’sını oluşturan 65 yaş ve üzeri nüfusun 2014’lu yıllarda %4’lük bir artış göstermesi beklenmektedir. Göçün ivme kazandırdığı kentleşmeyle birlikte toplumda gelişen çekirdek aile yapılanması, bu yapılanmayla birlikte geçmiş nesle karşı duyulan sorumluluğun giderek azalması, çalışan kadın nüfusundaki artış, her sosyo-ekonomik sınıfın kendine özgü sosyal ve ekonomik sorunları evde yaşayan yaşlıyı giderek yalnızlaştırmaktadır. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi ülkemiz genç bir toplumdan, yaşlanmakta olan bir topluma dönüşmektedir.

Türkiye’de, bu dönüşümün en sağlıklı biçimde yaşanabilmesi için bugünden bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu gelişmeleri çok önceden tahmin edebilen Mersinli Avukat M. Faik Saraçoğlu tarafından 1972 yılında, yaşlı insanlara barınma, düşkün ve fakirlere ise onların barınmalarını sağlayacak barınma evleri açmak için Mersin Yardım ve İyilik Vakfı kurulmuştur.  Vakfa ait Huzurevi’nde yaşlılara sunulan hizmetin birinci önceliği, yaşlıların kendilerini evinde hissettirmektir.

Çünkü diyor Yardım ve İyilik Vakfı Huzurevi Müdürü Ertan Eren “İnsanlarda, sanki huzurevlerinde kalan insanlar aileleri tarafından dışlanmış, atılmış gibi bir psikoloji var.’’ Bu psikolojiyi yenmemiz gerekiyor. Bunun içindir ki, 8 bin 882 m2 alan üzerinde kurulu olan Huzurevi’nin, 6 000 m2’sinin yeşil alan ve bahçe olarak düzenlendi. Geriye kalan alan konutlara ve sosyal etkinlik yapılarına ayrıldı. Türkiye’deki huzurevlerinin istenilen imajda olmadığını kaydeden Ertan Eren, huzurevimiz; hem hizmet birimleri, hem bahçesi hem de kaliteli hizmeti ile huzurevlerinin korkulacak bir yer olmadığını kanıtladı. Biz, huzurevi anlayışını değiştirip, oraları korkulan yer olmaktan çıkartıyoruz. Huzurevlerinin hak ettiği itibara kavuşması için bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyoruz” dedi. Yaşlıları huzurevlerine yatırma konusunda çekinceleri olanlara da bilgilendiriyor ve rahatlatıyoruz. Artık kadınların da büyük bir kısmı iş hayatına atıldığı ve çocuklar da okula gittiği için yaşlılara bakmakta sıkıntılar olabiliyor. Eski ailelerdeki ataerkil yapı da kalmadığı için, hem yaşlılar hem de onlara bakan çocukları açısından büyük sıkıntılar doğmaktadır. Bilinçli bazı yaşlılarımız, çocuklarının yanında kalmaktansa bu yerlerde kalmayı tercih ediyor. Bu gerçeğin farkında olan Yardım ve İyilik vakfı yaşlı ve düşkünlere çok daha iyi bakım hizmeti verebilmenin yollarını araştırmış, çözümler üretmiştir. Öncelikle mevcut binalarımızda hızlı bir iyileştirme çalışması yaptık. Binamızı adeta baştan yeniledik. Yaşlılara en iyi hizmeti verebilecek birimler oluşturduk. Şu anda da kalorifer kazanımız tamamen yenilendi. Odalara klimalar konuldu. Güneş enerjisi sistemimizde de birtakım yenilikler yapıldı. İç ve dış kapılarımızın ahşap olanlarını boyattık ve iç açıcı bir görünüm kazandırdık.” Diyen Ertan Eren, “Biz ticari değil toplumsal bir hizmet veriyoruz. Bu tür yerlerin kar amacı yok çünkü bir vakıfız. Özel kurulan bir kuruluş olsa, bir işletme gibi düşünülerek, belli bir kazanç beklenecek. Huzur evimizin mülkiyeti Vakfımıza ait olduğu için kira ödemiyoruz. Kalan yaşlılarımızın bazılarından hiç ücret almıyor, bir kısmından ise belirlenen ücretin çok altında para alıyoruz. Yardım ve bağış gibi dışarıdan kaynak bulmak için çalışıyoruz. Kurban Bayramlarında kurbanlardan, Ramazan Bayramlarında ise gıda yardımlarından alıyoruz.

Kurum ve kuruluşlarımız tadilat ve yenileme işlemlerinde yardımda buluyor. Vakıf türü huzur evlerinin yaşatılması gerekiyor” Yardım ve İyilik Vakfı Huzurevi’nin büyük bir değişime uğradığını bir kez daha vurgulayan Ertan Eren, “Huzur evimizi ev rahatlığında bir otel gibi düşünebilirsiniz.’’ Evde temizliği, ütüyü, yemeği kendiniz yaparsınız ama burada bu hizmetler veriliyor, yaşlılarımıza sadece sosyal aktivitelere katılmak kalıyor. Hazır sosyal aktivitelerden söz etmişken, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 99. yıl dönümü nedeniyle gece düzenledik. Çanakkale Destanı Oratoryosunu sahneledik huzur evimizde kalan yaşlılarımızla.  “18 Mart Şehitleri Anma Gününde sahne alan yaşlılarımız, bu oyunu gururla sundular. Hissederek ve duygularını işin içine katarak bu oyunu sahnelediler. Bugüne kadar 20 sahne aldılar. Bundan sonra da devam edecekler. Hem yaşlılar haftası nedeniyle hem de Çanakkale’ye dikkat çekmek için böyle bir organizasyonda yer almak istediler” diye konuştu. Odalarda bir veya iki kişi kalıyor. Ciddi büyüklükte bir bahçesi var, yeri de merkezde olduğu için yaşlılarımız istediği zaman çevre esnafı ile dostluklar kurabiliyor, çıkıp geziyorlar. Eğer yatalak veya bakıma muhtaç değilse istediği saatlerde çıkabiliyorlar. Yaşlılar için ciddi bir rahatlık sağlayan bir ortam oluşturduk. Bazen huzurevimize gruplar geliyor, eğlenceler yapılıyor. Onların ihtiyaçlarını karşılarken, sosyal ve kültürel olanaklar tanımayı da asla ihmal etmiyoruz. Mülkiyeti vakfımıza ait ama kiraya verdiğimiz Kargıpınarı’nda bulunan Merada Tatil Köyü’nde senede 10 gün tatil yapıyorlar. İsteyen bu tatil dönemini ailelerini yanında geçirebiliyor. İsteyen denize isteyen havuza giriyor, hava almış oluyorlar. Yaz dönemlerinde yine onları pikniklere götürüyoruz. Aileleri de sık sık ziyareti geliyor. Aralarındaki bağda bir kopukluk olmuyor. 38 odanın bulunduğu huzurevimizde 42 Yaşlı konuğumuz bulunmaktadır. 17 personel ile hizmet veriyoruz ve 3 kişiye bir personel düşüyor. Bahçe bakımına, temizliğine, odaların hijyenine dikkat ederek, onların sağlıklı bir ortamda yaşamaları için çalışmalar yapıyoruz. Kalan hasta yaşlılarımızın birkaçı da Alzheimer hastası olduğu için onlara daha özel hizmetler veriliyor. Yapılan çalışmalarla da çok ciddi bir sorun olduğunu bildiğimiz bu hastalığı olan yaşlılarımızın bundan sonra huzurevinden en iyi hizmeti alabilmelerini sağlıyoruz” diye konuştu Ertan Eren. Yalnız yaşamakta olan annemin, hem yalnızlık duygusunu ortadan kaldırmak hem de yardıma gereksinme duyduğu sorunlarının çözümü için; ben ve kardeşim Mustafa, Ertan Beyi dinleyip huzur evini gezdik. İçinde tuvaleti, banyosu, kliması, buzdolabı, televizyonu, telefonu ve elbise dolaplarının tek kişilik bir oda tuttuk. 6 000 m2lik bahçeye bakan muhteşem bir balkonu da bulunan bu odada benim bile kalasım geldi. Anneme ve diğer yaşlılara bu olanakları sağlayan Yardım ve İyilik Vakfı kurucusuna, mütevelli heyetine, çalışanlarına ve Huzurevi Müdürü Ertan Eren’e teşekkür ederiz.  Ertan Eren’in dediği gibi, Yardım ve İyilik Vakfı Huzurevi ‘’Ev rahatlığında bir otel gibi’’ düzenlenmiş. Mersin dışından yaşlısını ziyarete gelen konuklar da düşünülmüş. Tek kişilik odalara, yatağa dönüşebilen birer kanepe konulmuş. Ankara ya da İstanbul’dan, annemizi ziyarete geldiğimizde, kalacak yerimiz yoksa annemin odasındaki kanepede yatabilme şansımız bulunuyor.

Share Button