Ankara Resim Heykel Müzesi-Fikret Mualla Salonu

Ankara Resim Heykel Müzesi’ni gezerken, düzenlenen sergi salonlarından bana en ilginç geleni Fikret Mualla Sergi Salonu oldu. Fikret Mualla’ya ait olan resimler diğer sanatçıların eserlerinden oldukça farklı görünüyordu. Belki de ben öyle algıladım. Resimlerindeki yaşam tarzının, aslında, Fikret Mualla’nın yaşam tarzı olduğunu öğrendiğimde pek fazla şaşırmadım ama hüzünlendim. Oldukça varlıklı bir ailenin çocuğu olmasına karşın, zorlu ve hüzünlü bir yaşamı olmuştu Fikret Mualla’nın. Fikret Mualla mutlu olabilmek ve her şeyi unutmak için resim yapmıştı. Bu nedenle sanat dünyasındaki çeşitli akımlardan etkilenmemişti. Resimlerini yaparken sezgilerini kullanmış, kendi tarzını yaratmıştı. Eserlerine kendi duygularını aktarmış, Coşku dolu resimler yapmıştı. Huysuz, uzlaşmasız kişiliğini ve mutsuz yaşamını resimlerine yansıtmayan Fikret Mualla yaşama sevinci dolu resimler yapmıştı.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Şehirleri resmetmeyi seven Fikret Mualla resimlerine İstanbul ve Paris’in insanlarını, sokaklarını, kafelerini, sirkleri, genelevleri, balıkçıları resimlerine taşımıştı. Renklerle oynamayı seven sanatçının, Henry Matisse’in renk kullanımından çok etkilendiği bilinmekteydi. Resimlerini genellikle renkli fon kâğıtları üzerine guvaş boya ile yapmış, Suluboya ve pastel malzemelerini resimlerinde sıkça kullanmıştı. Paris sanat ortamında tanınması biraz zaman alan Fikret Mualla’nın eserlerini Picasso’nun övdüğü söylenmekteydi. Fikret Mualla’nın başlıca eserleri arasında Oturan Adamlar, Kafe, Marsilya’da Fransız İşçileri Bir Kahvede, Haliç ve Süleymaniye, Paris’te Bir Sokak, Baloncu ve Balıkçı sayılabilir. 

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Fikret Mualla’nın ölümünden sonra Paris’te açık artırmaya çıkarılan resimleri de Türk devleti tarafından satın alınmış ve Ankara Resim Heykel Müzesi’nde bir Fikret Mualla Salonu oluşturulmuştur. 1976’da dostlarından, yakınlarından ve çeşitli koleksiyonlardan derlenen yüz on sekiz resmi ile Ankara’da adına bir sergi düzenlenmişti. Yapıtlarının çoğu bugün özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Fikret Mualla’nın kısa yaşam öyküsü

1903 yılında İstanbul’un Moda semtinde doğdu. Babası Ekrem Bey ile annesi Emine Hanım kız çocukları bekledikleri için Mualla adını seçmişlerdi. Bebek erkek olunca Fikret adı da eklendi ve adı Fikret Mualla oldu. Saint Joseph Lisesi ve yatılı olarak Galatasaray Lisesi’nde eğitim gördü. Futbolcu dayısı Hikmet Topuzer’in etkisi ile derslerini ihmal edecek kadar futbola düşkün olan Fikret Mualla, futbol oynarken sağ ayağının kırılması ile topal kaldı.Yatılı olarak Galatasaray Lisesi’ne verilmesini evden uzaklaştırma cezası olarak algılayan Fikret Mualla, üstüne üstlük topal da kalınca büyük bir bunalım geçirdi. Okuldan kaptığı gribi eve taşıması sonucunda, çok sevdiği annesinin İspanyol gribine yakalanarak ölmesi ile suçluluk duygusuna yakalanan Fikret Mualla, yaşamı boyunca bu duygudan kurtulamadı.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Annesinin ölümünden bir süre sonra babasının genç bir hanımla evlenmesi Fikret Mualla’yı öfkeli, sinirli ve uyumsuz biri yaptı. Bunun üzerine 1920 yılında 17 yaşında iken, Galatasaray Lisesi’nden alınarak, mühendislik okumak üzere İsviçre’ye gönderildi. Bunu evden atıldığı şeklinde yorumladı ve bunalımı biraz daha arttı.  Bunalımlı döneminde, resim ve resim yapmanın mühendislikten daha çok ilgisini çektiğini ve kendisini rahatlattığını gördü.

Dönemin İsviçre Konsolosu Rıza Bey’in desteği ile resim eğitimi almak için Almanya’ya geçti. Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde afiş ve desinatörlük, Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi aldı. Babasının ekonomik durumunun bozulması üzerine, sanatla ilgili bulunan Mısır Hıdivi Abbas Halim Paşa’dan parasal destek gördü. Topallığı ve utangaçlığı nedeniyle yalnız kalan Fikret Mualla, resim yapmadığı zamanlarda içki içmesi nedeniyle, alkol bağımlılığına yakalandı. Alkol bağımlılığı tedavisi gördü, ardından İtalya ve Fransa’daki sanat merkezlerini gezdi.

İstanbul yılları

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Avrupa’da yeterli para kazanamayan Fikret Mualla 1937 yılında Türkiye’ye döndü. Galatasaray Lisesi ve Ayvalık Ortaokulu’nda resim dersleri verdi. Öğretmenlikten yeterli para kazanamayınca, Ayvalık’tan tekrar İstanbul’a döndü ve resim çalışmalarını sürdürdü. Ancak, sanat çevresinden umduğu ilgiyi bulamadığı gibi, ayrıca aşağılandı. Bu dönemde geçimini sahne kostümleri çizerek, kitap resimleyerek sağladı. Boş kalan zamanlarında da İstanbul’un çeşitli semtlerinden manzara resimleri yaptı. 1934 yılında suluboya resim ve desenlerini sergilediği ilk sergisi fazla ilgi görmedi. 1936 yılında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sanat bölümü şefliğini de yapmış olan Salah Cimgöz’ün çocuklarına özel resim dersi vermeye başladı. Bu çocuklardan biri de eski cumhurbaşkanlarından Fahri Korutürk’ün eşi Emel hanımdı. Salah Cimgöz Moda’daki konağında Fikret Mualla’ya rahat çalışabileceği bir yer tahsis etti.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Kendi resim çalışmalarının yanı sıra dönemin devlet büyüklerinin toplu portrelerini dev bir panoda resmetmeye başladı. Ne var ki, içkili olduğu bir akşam Salah Cimgöz ile yaptığı bir tartışmada resmetmekte olduğu devlet büyükleri hakkında uygunsuz sözler söyledi. Üstüne üstlük, konağa gidip resmetmekte olduğu devlet büyükleri panosunu da parçaladı. Konaktaki çalışma odasından olduğu gibi, adli soruşturmaya da uğradı. Bu adli soruşturmada çektiklerinden ötürü, kendisini ömrü boyunca terk etmeyecek olan polis korkusu başladı. Bu olaydan sonra, bir buçuk yıl süreyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördü. Neyzen Tevfik ile aynı odayı paylaştı ve ünlü Doktor Mazhar Osman’ın denetiminde tedavisi sürdü.

1938 yılında babasının ölümü ile oldukça büyük bir mirasın sahibi olan Fikret Mualla, mal varlıklarını satarak Paris’e yerleşmeye karar verdi. Paris’e gitmeden önce de Abidin Dino’nun isteği ve ricası üzerine, 1939 Uluslararası New York Fuarı Türk Pavyonu için, İstanbul konulu 30 civarında tablo yaptı. Aynı yıl Ses Dergisi için çizdiği desenlerden bazıları müstehcen bulundu ve hakkında dava açıldı. Bu davadan beraat ettikten sonra Fikret Mualla 26 yıl boyunca yaşayacağı Fransa’ya gitti.

Paris yılları

Fransa’ya gittiği dönemde ülkede  dışavurumculuk akımı gündemdeydi, Fikret Mualla da bu akımdan etkilendi. Paris’te kısa bir süre eğlenceli, lüks bir yaşam süren Fikret Mualla, II. Dünya Savaşı’nın başlaması ve ülkenin işgal edilmesi üzerine zor bir döneme girdi. Sanatçının, günlük gereksinimlerini karşılamak üzere tablolarını yok pahasına sattığı anlatılır. 25 yıl boyunca eserlerini toplu olarak hiçbir yerde sergileme olanağı bulamamıştı. Tablolarını satın almak isteyenler onu Paris kahvelerinde bulurlar ve genellikle eserlerini ucuza kapatırlardı. Alkol sorunu, polis fobisi, yurt özlemi nedeniyle yaşadığı sıkıntılar birkaç kez hastanede tedavi görmesini gerektirdi.

fikret-mualla-saygi-23Fikret Mualla, sıkıntılarını resim yaparak ve içki içerek atlatmaya çalışıyordu. Bundan sonraki yaşamı çeşitli sanatseverlerin koruması atında sürdü. Burada yaptığı resimlerle 1954 yılında Paris’te ilk sergisini açtı. İlk sergisini de iki tablo simsarı organize etti. Sergide, eserleri büyük ilgi gören Mualla’nın tüm tabloları satıldı. Tablo simsarları, Mualla’ya vaat ettikleri, payı vermeyerek onu dolandırmışlardı ama bu sergi sanatçıyı Paris’teki sanat çevrelerine görkemli bir şekilde tanıttı. Paris ressamı olarak tanınmasını sağladı. Birçok büyük sanatçıyla tanıştı, Picasso’nun da dikkatini çekti.

İkinci sergisini ise iki yıl sonra açtı ve sergiden sonra tekrar akıl hastanesine yatırıldı. Fikret Mualla, resimlerinde Paris şehrini konu edindi. Giderek Paris ortamında bir ün kazandı. Eserleri, koleksiyon yapanlar tarafından toplanmaya başlamıştı. Ancak kendisine düzenli bir hayat kuramadı. 1962 yılında felç geçiren sanatçının bakımını, kocası Alpler bölgesi senatörü olan Madame Fernande Angles adlı sanatsever üstlendi. Madam Fernande Agnes, onu bir bakıcı eşliğinde Reillanne’daki çiftliğine götürdü. 1967’de ölümüne kadar bu çiftlikte Madam Agnes için çok sayıda eser üretti. 1967 yılı Mayıs ayında sinir krizleri nedeniyle bir dinlenme evine yatırıldı. 20 Temmuz günü ölü bulundu. Paris Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü. Cenazesinin isteğine uygun olarak yurduna getirilmesi 1974 yılında gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün eşi Emel Hanım’a çocukluk yıllarında resim dersi vermiş olması ve bu sebeple Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün ilgilenmesi üzerine kemikleri İstanbul’a getirilerek Karacaahmet Mezarlığı’na gömüldü.

Kaynaklar:

1)   http://tr.wikipedia.org/wiki/E%C5%9Fref_%C3%9Cren

2)   http://www.osmanhamdibey.gov.tr/

3)   http://tr.wikipedia.org/wiki/Fikret_Muall%C3%A2

Share Button