Golden Horn & Haliç Turu 1

 

 

Antik Çağ tarihçi ve yazarları, İstanbul Kenti’nin varlığını ve zenginliğini anlatırken, bu zenginliğin başlıca kaynağını ticaret olarak gösterirler. İstanbul’un önemli bir ticaret merkezi olmasını ve zenginliğini sağlayan ise Golden Horn olarak adlandırılan Haliç’teki korunaklı ve donanımlı limanlardır. Dünyanın en güvenli tabii limanlarından biri olan Haliç, tarih boyunca bolluğun ve bereketin simgesi oldu. Mitolojiler ve söylenceler bir yana Haliç, Antik çağlardan beri hep Altın Boynuz ya da Golden Horn olarak adlandırılmıştır. 

 

İstanbul

İstanbul Piyer Loti Kahvehanesi

Geçmiş aylar ve yıllarda Altın Boynuz Haliç kıyılarında bulunan semtlerin büyük bir bölümünü adımlayarak, saatlerce dolaşmış ve fotoğraflamıştım. Rahmi M. Koç Müzesini en az beş kez gezmiştim.  Balat ve Fener semtleri oldukça ilginç ve tarihi yapılarla doluydu. Ayvansaray’da kentsel dönüşüm çalışmaları ve tartışmaları vardı.  Dinlendiğim ve geçmişe yolculuk yaptığım Piyer Loti Tepesi ve kahvesini yazarken, Haliç’te yapılacak bir yolculuk esnasında çekilecek fotoğraflara da ihtiyacım olduğunu hissetmiştim. Haliç ile ilgili olarak eksik gördüğüm fotoğrafları tamamlamak için, Göktürk’ten Topkapı’ya giden belediye otobüsüne binerek Eyüp Teleferikte indim. Haliç’in panoramatik  görüntüsünün en iyi olduğu Piyer Loti Tepesine çıktım. Piyer Loti kahvehanesi önünde, Haliç’i bütünüyle görebileceğim bir yere oturarak demli bir çay söyledim.

İstanbul Piyer Loti Tepesi

İstanbul Piyer Loti Tepesi

İstanbul’da Haliç için en iyi seyir tepelerinden biri olan Piyer Loti Kahvehanesinden bakıldığında Venedik kanallarını andıran bir masalımsı görüntü ortaya çıkar. Seyrine doyum olmayan bu görüntü içerisinde İlk dikkatimizi çekenler Haliç’in iki yakasını birleştiren köprülerdir. Görüş alanımıza en yakın olan, I. Çevre yolunun üzerinden geçtiği Haliç Köprüsüdür. Bir hayli ileride Atatürk Köprüsü ile Marmaray Metro Köprüsü kendini gösterir. Nihayet, Haliç’in girişinde, onlarca yıldır iki yakayı birleştiren Tarihi Galata Köprüsü yer alır.  Köprüleri ayrı bir yazı konusu yapmak üzere, tekrar Piyer Loti tepesine dönelim.

İstanbul

İstanbul Eyüp Sultan

Piyer Loti Tepesinden Haliç’in  sağ yakasına bakalım. İlk gözümüze çarpan, İstanbul’un Müslümanlarca kutsal kabul ettikleri Eyüp Sultan Camisi, türbesi ve Eyüp İlçesinin bir bölümüdür. İlerlemeye devam edersek Tarihi Yarımada’nın ayakta kalabilen surlarıyla karşılaşırız. Böylelikle Tarihi Yarımada’ya ayak basmış oluruz.  Tarihi Yarımada içinde kalan bölümde; Ayvansaray, Balat Parkı ve Balat, Şair Nedim Parkı ve Fener, Haliç Sosyal Tesisleri, Kadir Has Üniversitesi Kampüsü, İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampüsü ve Eminönü ile mistik bir hava yaratan İstanbul Silueti karşımıza çıkar. 

Sütlüce Kongre Merkezi

Sütlüce Kongre Merkezi

Piyer Loti’den Haliç’in sol yakasına, Pera olarak bilinen öteki yakasına baktığımızda; Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi, Sütlüce Vapur İskelesi, Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi,  Hasköy Vapur İskelesi, Haliç Tersanesi, Aynalıkavak Kasrı, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Kasımpaşa İskelesi ve Sosyal Tesisleri ile Galata Kulesi görüş alanımıza girmektedir.  Biraz  daha ilerlersek Antik Galata karşımıza çıkar ki günümüzdeki adı Karaköy’dür.  

piyerloti-ve-eyup-sultan-6Antik Çağda İstanbul’un varlık ve zenginliğinin başlıca kaynağı olan Altın Boynuz’da, Eyüp İskelesinden Eminönü İskelesine kadar vapur yolculuğu yapmaya karar veriyorum. Piyer Loti Tepesinden Eyüp Sultan Külliyesinin bulunduğu bölgeye iniyorum. Öncelikle, Haliç’i taçlandıran Eyüp Sultan bölgesini gezmeliyim. Gezmeliyim çünkü, Osmanlı Padişahları ”Culüs” olarak adlandırılan tahta çıkma törenlerinden sonra, en geç bir hafta içinde, Kılıç Kuşanmak için Eyüp Sultan’a gelirlerdi. 

 

İstanbul

Eyüp Sultan Kılıç Kuşanma yolu

Osmanlılarda kılıç kuşanma töreni, tahta çıkış seremonileri arasında en önemli safhalardan biri olarak kabul edilmekteydi. Çünkü “Avrupa’da taç giyme törenleri neyse, Osmanlı’da da kılıç kuşanma töreni o” idi. Tören için padişah, Topkapı sarayından çıkarak sahildeki Sinan Paşa köşküne gelir, buradan da yanında saray ağaları olduğu halde saltanat kayığıyla Eyüp Sultan’ın yolunu tutardı. Bostan iskelesinde karaya çıkan Sultan, burada hazır bekleyen devlet erkânınca karşılanır ve Eyüp türbesine götürülürdü. Türbeye giden yol üzerinde, cami avlusunda ve türbe içinde bulunması gereken erkân önceden tespit olunduğundan, seremoni gayet düzenli bir şekilde icra olunurdu. Kılıç Kuşanma Törenleri; okunan dualar ve kılınan namazlarla dini-manevi bir özellik taşımakta ve yeni padişaha makamının anlamını hatırlatmaktaydı.

 

Eyüp Sultan Bölgesi

 

Eyüp Sultan İstanbul

Eyüp Sultan İstanbul

Eyüp İlçesi, İstanbul’un Müslümanlarca kutsal kabul edilen ilçelerinden biridir. Müslümanların Peygamberi Hazreti Muhammed’i tanımış ve O’nun la birlikte savaşmış oldukları için ‘’Sahabe’’ adını alanların mezarları bu bölgede bulunmaktadır. Müslümanlarca İstanbul’un ilk fetih denemesi M.S. 669 yılında olmuştur. Bu savaşta ölenler Müslümanlar açısından Sahabeler ve İslam Şehitleridir.Bölgede yedi sahabenin bulunduğu söylenmektedir. Eyüp Müftülüğü’nün verdiği bilgilere göre, Hz. Muhammet 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde, evi yapılıncaya kadar, Ebu Eyyup el-Ensari’nin evinde 7 ay misafir olmuştur. Ebu Eyyup el-Ensari,  Peygamber’in vahiy katipliğini yapmıştır. Peygamber ile birlikte çeşitli savaşlara katılmış, 669 yılında da İslam ordusu ile birlikte İstanbul seferine katılmış ve İstanbul Surları dibinde şehit olmuştur.

Eyüp Sultan Türbesi

Eyüp Sultan Türbesi

Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethinden sonra, hocası Akşemseddin tarafından Ebu Eyyup el-Ensari’nin kabri bulunmuş ve üzerine türbe yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmet türbeyi yaptırdıktan sonra Eyüp Sultan Camisini yaptırmış ve 5 yıl sonra da 1458 yılında ibadete açmıştır. Bu nedenle, Eyüp Sultan Camii ve çevresi yerli ve yabancı turistlerin önemli ziyaret yerlerinden biridir. Müslümanların kutsal aylarında ve Ramazanda, Eyüp Sultan Camii ve türbesi çevresinde mahşeri bir ziyaretçi kalabalığı olur. İğne atsan yere düşmez deyimi tam da burada geçerlidir. Kutsal aylar dışında da hemen hemen her gün yüzlerce kişi tarafından ziyaret edilmekte ve dua edilerek, dileklerde bulunulmaktadır. Eyüp İlçesi de; ismini, sınırları içinde türbesi bulunan ‘’Ebu Eyyub el-Ensari’’ den almaktadır.  

EYÜP SULTAN CAMİİ ÇEVRESİ (5)

İstanbul’un fethinden  sonra  Türklerin sur dışında kurduğu ilk yerleşim merkezi olan Eyüp’te; başta Eyüp Sultan Camii olmak üzere Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser mevcuttur. III. Selim’in annesi Mihrişah Valide Sultan’ın inşa ettirdiği imaret 200 yıldan beri faaliyetini sürdürmektedir. Tarihi Eyüp mezarlığında Osmanlı  Döneminin önemli asker, devlet adamı ve âlimlerinin mezarları bulunmaktadır. Bölgede bir değil yedi ”Sahabe” bulunduğu söylenceler arasındadır. Bu tarihi dokunun korunması ve Haliç’in eski görkemli günlerine dönmesi amacıyla, Eyüp İlçesi’nin Haliç kıyısında bulunan eski fabrikaların tamamı kapatılmış olup; yeşil alanlara, parklara, sportif etkinliklerin yapılabileceği mekânlara ve kültür merkezlerine dönüştürülmüş.

İstanbul

İstanbul Eyüp

Temizlenmiş olan Haliç artık kokmuyor ve Eyüp Sultan önemli bir turizm merkezi olma yolunda ilerliyor. Yediden yetmişe herkes, haliç kıyısındaki parklar ve kültür merkezlerinde dinlen eğlen etkinliklerine katılmaktadırlar. Eyüp İskelesinden bindiğim vapur yavaşça iskeleden uzaklaşıyor. Bu esnada Eyüp Sultan Camii ve çevresinin fotoğraflarını çekiyorum. Vapurumuz Eski Galata Köprüsüne doğru yaklaşırken, Piyer Loti Tepesine ve eteklerindeki Eyüp Sultan mezarlığına bakıyorum. Derken sağ tarafımda, öteki yakada bulunan Sütlüce Kongre ve Kültür Sarayı fotoğraf karelerime giriyor.

 

Sütlüce Kongre Merkezi

Sütlüce Kongre Merkezi

Sütlüce Kültür ve Kongre merkezi, 1923 tarihli ‘’Sütlüce Mezbahası’’ binasının yenilenmiş ve genişletilmiş halidir. Sütlüce Kültür ve Kongre Merkezi 5 bina ve 73 000 m2 lik alandan oluşmuş. Yenilenme ve genişleme için 60 milyon dolarlık yatırım yapılmış. Haliç’in her iki yakasını da görüntülemeye çalışırken, ortasından deniz trafiğine açılmış olan Eski Galata Köprüsünü geçiyor ve sol taraftaki, öteki yakadaki Sütlüce İskelesi’ne doğru süzülüyoruz. 1912 yılında bir Alman firması tarafından yapılan Eski Galata Köprüsü, 466 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde idi. 1992 yılındaki yangından sonra onarılarak, Balat Hasköy arasına yerleştirildi.

halic-istanbul-17

Eski Galata Köprüsü

 

Golden Horn Haliç

 

Altın Boynuz Haliç

Altın Boynuz Haliç

Günümüzden 7000 yıl kadar önce, Alibey Deresi ve Kâğıthane Deresi’nin birleştiği bölgelerin İstanbul Boğazı’ndan gelen deniz sularıyla birleşmesi sonucunda bugünkü Haliç yani Altın Boynuz oluştu. Boğaziçi’nin tabii bir uzantısı olan bu sakin deniz parçası, çevresinde yaşayan insanlara güvenilir bir liman sağlamıştı.Sağlamakla kalmamış,  etrafındaki verimli topraklardan gelen ürünler kadar, balıkçılık olanaklarından ve bu emniyetli limanın desteklediği deniz ticaretinden de çevresinde yaşayan insanlara çok geniş olanaklar sunmaktaydı. Dünyanın en güvenli tabii limanlarından biri olan Haliç, tarih boyunca bolluğun ve bereketin simgesi oldu. Mitolojiler ve söylenceler bir yana Haliç, Antik çağlardan beri hep Altın Boynuz ya da Golden Horn olarak adlandırılmıştır. İstanbul Kenti’nin kuruluşundan bu yana da bu büyük koy, kentle birlikte düşünülmüş ve kentin varlık nedenlerinden biri olmuştur.  

ALTIN BOYNUZ

Altın Boynuz Haliç

İstanbul ya da ilk adı Bizantion’u görmüş olan Antik Çağ tarihçi ve yazarları, kentin zenginliğini anlatırken, bu zenginliğin başlıca kaynağını ticaret olarak gösterirler. Zenginliği sağlayan ise Altın Boynuz ya da Golden Horn olarak adlandırılan Haliç’teki korunaklı ve donanımlı limanlardır. Haliç’in; doğal bir liman olmasının yanı sıra, balıkçılık da zenginlik kaynaklarından biridir. dönemlerde, olta ve balık ağı bir yana, el ile bile balık tutulduğu bilinmektedir. Diğer taraftan, bolca bulundurduğu palamutların boynuza benzemesi ve Pera üzerinden doğan güneşin suyun üzerindeki altın sarısı rengi nedeniyle de bu körfeze Altın Boynuz ya da Golden Horn adı verildiği düşünülmektedir.

Altın Boynuz Hali

Altın Boynuz Hali

Bizantion, İstanbul şehrinin kent olarak ilk atası ve Konstantinopolis’ten önceki adıdır. Bir söylenceye göre; Antik Yunanistan’dan gelenler, bugünkü Topkapı Sarayı’nın bulunduğu bölgede, Haliç ve Marmara Denizi’nin arasındaki Tarihi Yarımadanın doğu ucunda kurulmuş bir kenttir. Efsaneye göre; Megara, Argos ve Korint’den gelen kolonici Dor Yunanlılar tarafından İ.Ö. 667’de kurulmuş ve adını kral Byzas ya da Byzantas ‘tan almıştır. Bir zamanlar kokusundan yanına yaklaşılmayan Haliç, nihayet hayata dönmüştür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ’nin 1994 ten beri yürüttükleri ortak projeler ile 653 Milyon Dolar harcanarak Haliç bataklık olmaktan kurtarılmıştır.  Bir zamanlar yanına yaklaşmaya çekindiğimiz Haliç’i kirlilikten kurtarmak için İSKİ, Kuzey ve Güney Haliç Projelerini gerçekleştirmiştir. Bu projeler kapsamında inşa edilen devasa atık su arıtma tesisi, deniz deşarjı, kara boru hattı, tüneller, kolektörler, terfi merkezleri ve atık su şebekeleri ile atık su şebeke yatırımları %99 oranında tamamlanmıştır. Haliç’e ve İstanbul Boğazına evsel ve endüstriyel atık su girişi önlenmiştir. 5 Milyon m3 çamur taranarak Haliç’in etrafı rahatsız edici kötü kokudan tamamen arındırılmıştır. Son olarak da, Haliç’teki su dolaşımının sağlanması için gerekli yatırımlar yapılmış ve uygulamaya geçilmiştir.  Oksijen kalmadığı için, 1996 yılına kadar içinde canlı yaşamın barınamadığı Haliç’te, bugün denizatından lüfere kadar 34 çeşit balık yaşıyor. Sadece balıklara değil çevresine de hayat veren Haliç’te sekiz yeni bitki türü de ortaya çıkmış. Antik çağdaki ‘’Altın Boynuz’’ günlerine her gün biraz daha yaklaşan Haliç’te, sırada İstanbulluların yüzebileceği temizlikte koylar ve sayfiye alanlarının yaratılması düşünülmektedir.

Sütlüce Bölgesi

 

halic-istanbul-41

Sütlüce İskelesi Haliç

Eski Galata Köprüsünü geçip, Sütlüce İskelesine yaklaşırken fotoğraf makinemle çok sayıda fotoğraf çekmeye çalıştım. Haliç gezisine çıkmadan önce de arşivimdeki bilgileri yanıma almıştım.Fotoğraf çekmekten fırsat buldukça bilgilerimi gözden geçirdim. Arşiv notlarıma göre; Sütlüce, İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’ne bağlı mahallelerden biridir. Kuzeyinde ve batısında Haliç, doğusunda Örnektepe, güneyinde ise Halıcıoğlu bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’un en büyük hayvan kesimhanesi Sütlüce’de kurulmuş. Kesimhane 61 yıl hizmet verdikten sonra Haliç’te yarattıkları yüksek hava ve su kirliliğinden ötürü kapatılmış. Kesimhanenin kapatılması ile birlikte önemini yitirmiş olan Sütlüce; Haliç’teki kapsamlı temizleme çalışmasıyla birlikte MiniaTurk, Santral İstanbul ve Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi gibi yapıların yenilenmesiyle önem kazandı. Kağıthane ile birlikte yükselen semtler arasına girdi. 

halic-istanbul-27

Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi

Rahmi M. Koç Müzesi tarafından kurulan ve Hasköy-Sütlüce arasında seferler yapan trenler ile MiniaTurk, bu bölgeye olan ilginin artmasında başlıca etken oldular. Hasköy-Sütlüce arasındaki seferlerini sürdüren özlemli (nostaljik) tren seferlerinde; lokomotifin makas değiştirmesinden, Haliç’in manzarasına, hatta 50 yıl öncesinin tıraş köpüğü reklamlarına kadar her detay yer alıyordu. İki istasyon arasındaki keyifli ve nostaljik/özlemli tren seferleri 15 dakika sürmektedir. Sütlüce İskelesinden uzaklaşıyor ve Haliç Köprüsü’nün altından geçiyoruz. Ayvansaray ile Halıcıoğlu arasında uzanan Haliç Köprüsü, Boğaziçi Köprüsü çevre yolları üzerinde bulunur. Boğaziçi Köprüsü’nün çevre yolu olan Otoyol 1 Haliç Köprüsü üzerinden geçmektedir. Köprünün altından geçip, Ayvansaray Vapur İskelesi’ne doğru yaklaşıyoruz.

 

 

Ayvansaray Bölgesi

 

İSTANBUL HALİÇ VE ÇEVRESİ (21)

Ayvansaray İskelesi

Sütlüce İskelesi’nden yolcu alan İDO ya ait yolcu vapuru iskeleden yavaşça uzaklaşıyor ve Ayvansaray İskelesi’ne doğru dümen kırıyor. Haliç Köprüsünün altından geçer geçmez tekrar fotoğrafını çekiyor ve Ayvansaray İskelesine dönüyorum. Ayvansaray semtinin en iyi fotoğraflarını çekebilmek için, manevra yapan vapurda, sürekli yer değiştiriyorum. Arşiv notlarıma göre; Ayvansaray Semti Fatih ilçe sınırları içinde yer almaktadır. Kara ve Haliç Surlarının Haliç kıyılarında buluştuğu yerde konumlanmıştır. Bu semt Tekfur sarayı civarlarından başlayıp, İvaz Efendi Cami’ni, Herakleios Surlarını Anemas Zindanları’nı, Blakhernai Kilisesi ‘ni, Cabir Camii’ni ve Lonca, Karabaş gibi mahalleri içine alarak Balat’a kadar uzanır. Blakhernai Kilisesi ve Ayazma ‘nın varlığı nedeniyle semt, Ortodoks Hıristiyanlar için her zaman önde gelen uğrak yerlerinden biri olmuştur. Ayazma, kentteki üç önemli ayazmadan biridir. Diğer yandan, Arap Kuşatmaları sırasında surlar önünde şehit düşen sahabelerin mezarlarının buralarda bulunması sebebiyle, Müslümanlarca da önemli bir semt halini alır.  Mahallenin adının kökenine ilişkin söylencelerden biri şöyledir. Osmanlı döneminde, saraya ait bazı egzotik hayvanların, özellikle de fillerin buradaki tekfur Sarayında barındırılmasından ötürü bu semte ‘’Hayvan Sarayı’’ dendiği, bunun da zamanla ‘’Ayvansaray’’a dönüştüğü yönündedir. 

 

ayvansaray-balat-fener-003

Ayvansaray-Balat-Fener bölgesi

Tamamı SİT alanı olan İlçenin yüzde 20`sini oluşturan 5 bölge, 5366 sayılı Yenileme Yasasına dayanarak kentsel bölge  yenileme alanı ilan edilmiş. Avyansaray Türk Mahallesine turizm ve kültür fonksiyonunun kazandırılması amaçlanıyor. Projeyle, günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilen, ancak risk taşıyan tescilli ahşap binalar aslına uygun olarak yenilenip, kullanılabilir hale getirilecek. Mahallenin bütün olarak yeniden canlandırılmasını amaçlayan projeyle, Tarihi Yarımada’nın kimliğine uygun açık ve yeşil alan düzenlemeleri de gerçekleştirilecek. Kurul onayının ardından uygulama ihalesi yapılmış olan yenileme alanının içinde 18 tescilli eser bulunuyor.   Proje kapsamında Osmanlı-Türk mimarisinin özgün eserleri arasında yer alan bu tescilli eserler aslına uygun olarak yenilenirken, burada yeni yapılacak yapılar da tarihi binalara uyumlu bir şekilde inşa edilecek. Türk mimari ve kültürel kimliğinin korunarak buranın, uluslararası çerçevede sanatsal ve kültürel etkinliklerin yapıldığı Sultan Ahmet Turizm aksına alternatif bir turizm aksı haline gelmesi amaçlanmış.

Ayvansaray-Balat-Fener bölgesi

Ayvansaray-Balat-Fener bölgesi

Kaynaklar:

1) Vikipedi

2) İstanbul Büyükşehir Belediyesi internet sitesi

Share Button
1564 cevaplar

Yorumlar kapalı.