Cannes Fransa

7 Haziran 2016 Salı

Villeneuve Loubet Cote D’Azur bölgesinin merkezi sayılır. 15 km doğumuzda Nice, 35 km doğumuzda Monte Carlo, 45 km doğumuzda ise İtalya sınırındaki Menton bulunuyor. Bir başka deyişle, 50 km doğumuzda İtalya var. Batı bölgesine dönersek; Antibes 6 km, Cannes 16 km ve Saint Tropez 74 km uzaklıkta bulunuyor. Saydığım bu kıyı bölgelerini gezmek istiyoruz. Fransa’da başlayan demiryolları grevi sona ererse İtalya’ya da geçmek istiyoruz.

İki gün önce Nice Port’tan kişi başı 65 Euro ödeyerek St. Tropez seyahati için biletlerimizi almıştık. Sabah saat 08,45’te başlayan Nice-St. Tropez seyahati geri dönüşünde,  saat 17,45’te Cannes’a inmemizle ikinci bir başlangıç yaptık. Böylece, bir taşla iki kuş vurmuş olacaktık. Cannes aradan çıkarılmış olacak ve Cannes’dan Villeneuve Lobet’e dönüş kolay olacaktı. Üstelik günler uzamış, hava geç kararmaya başlamıştı.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Film festivalleri, kumarhaneleri, plajları, deniz ürünleri, restoranları ve beş yıldızlı otelleri ile Cote D’Azur’un en ünlü kenti Cannes… Villeneuve Loubet’ten 18 km batıda bulunuyor. Geçen yıl da zamanında gelen 200 nolu otobüs Cannes’a, Festival ve kongre salonuna bitişik olan Vieux yat limanı karşısındaki otobüs duraklarına, yarım saatte ulaştırmıştı bizi. Liman boyunca, Boulevard de la Croisette boyunca, Festival Kongre salonuna doğru ilerliyoruz. Cannes Film Festivali sona erdiğinden, cadde kalabalık değil. Oysa geçen yıl Cannes Film Festivali’nin yapıldığı Palais des Festivals et des Congres’ta Kırmızı halıda fotoğraf çektirmiştik. Ortam alabildiğine kalabalıktı. Hülya’ya bu yıl geç geldik  dedikten sonra, kırmızı halının olmadığı merdivenlerde fotoğraflarını çekiyoruz.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

1946 yılından bugüne değin yapılmakta olan Altın Palmiye ödüllerinin dağıtıldığı Cannes Film Festivali, rağbet gören festivallerden birini oluşturmaktadır. “Palais des Festivals et des Congre’s” adlı binada yapılan festival nedeniyle, bölgeye giden turistler bu binayı görmeden geri dönmemektedirler. Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Uluslararası Cannes Film Festivali şehre canlılık katan, hatta şehrin ana gelirini oluşturan en önemli etkinlik olarak tanımlanıyor. Bu nedenle de Cannes’a festivaller şehri deniliyor. Hepsi Cannes film festivali kadar meşhur olmasa da yılın her ayı mutlaka uluslararası bir fuar ve etkinlik takvimi varmış. Cannes’ın önemli gelir kaynaklarından birinin festival turizmi olduğu söyleniyor.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Cannes’ı dünya jet sosyetesinin vazgeçilmez mekânlarından biri yapan festivalin hikâyesi ise çok eskilere dayanıyor. İngiliz aristokratlarından biri olan Lord Brougham, 1800’lerin ortalarında verem olan kızının tedavisi için Nice’e doğru yola çıkar. 1800’lü yıllar, tüm dünyada kolera, tifüs, veba, sarıhumma, çiçek gibi bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu yıllardır. Nice’te de karantina vardır. Karantina önlemlerinden ötürü Lord ve kızı Nice’e alınmaz. O da, o zamanlar küçük bir balıkçı kasabası olan Cannes’a sığınır. Sığındığı bu balıkçı kasabasının temiz havası, güzel iklimi kızına iyi gelir ve iyileşir. Kızının iyileşmesinden sonra Lord kendisine burada bir malikâne yaptırır.  Yakın dostlarını ağırladığı bu küçük balıkçı kasabasının iyileştirici ünü kulaktan kulağa yayılır.  Dünyaca tanınan bir yer olmasını sağlar. Ünlü modacı Coco Chanel’in bronz teni ile plajlarında poz vermesiyle de Cannes’ın denizi, kumu ve plajları birden dünya jet sosyetesinin vazgeçilmez mekânları haline gelir.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Fotoğraflarımızı çektikten sonra  La Croisette  Bulvarı’nda mor salkımlar, begonviller, yaseminler, denizden esen rüzgâr, palmiyeler ve Cannes’ın ihtişamlı yapıları eşliğinde sahil boyunca yürüdük. Onlarca farklı renkte bezenmiş bir kentle karşılaşmıştık. Bulvarın sağ tarafında göz alabildiğine uzanan Cannes plajlarının tadını soğuk ülkelerden geldiğini tahmin ettiğimiz turistler çıkarıyordu. Bulvarın sol tarafında ise uluslar arası ünlenmiş oteller yer alıyordu. İlk karşılaştığımız otel Intercontinental Carlton idi. Açıldığı 1911 yılından beri dünyaca ünlü birçok yıldıza ev sahipliği yapan otel, dünyanın en prestijli otelleri arasında yer alıyor. La Croisette’in merkezinde yer alan otel, kentin göbeğinde olmanın yanı sıra büyüleyici Akdeniz manzarasından da bütünüyle yararlanıyor. 343 oda, 39 süit, 2 restoran, 2 bar ve sağlık kulübünün yer aldığını öğrendiğimiz otel, Cary Grant ve Grace Kelly’nin başrollerini oynadığı “Hırsızı Yakalamak” filminde de bolca yer almıştı.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Bulvarda ilerledikçe sırasıyla Hotel Le Martinez  ve Majestic Barriere otellerine rastlıyoruz. Şehrin en lüks otelleri arasındaki yerini yıllardır koruyan Le Martinez, kapılarını ilk kez 1929 yılında açmış. La Croisette Bulvarı’nda bulunmasıyla konumunu eşsiz kılan ve geçtiğimiz yıllarda özenle restore edilen otel, pastel tonlardaki art-deco tarzıyla dikkat çekiyor. Kusursuz servisi ile 385 oda, 27 süit ve 2 teras eviyle hizmet veren otel ayrıca özel plaja ve spa’ya sahip. Hotel Majestic Barriere’e gelince; Sharon Stone, Kate Moss, Robert De Niro ve Michael Jackson’ın Cannes’daki favori oteli için pek fazla söze gerek yok diyor oteli tanıyanlar. Son derece zengin ve gösterişli bir dekorasyona sahip otelde 23’ü süit olmak üzere toplam 305 oda bulunuyor. Akşamüstü çayınızı keyifle yudumlayacağınız otelin efsanevi barı Le Fouquet’s ise her an ünlü bir film yıldızıyla göz göze gelebileceğiniz bir mekân.

Cote D'Azur

Cannes Cote D’Azur

Gönlümüzce gezdiğimiz ve hoşça vakit geçirdiğimiz Cannes’dan istemeyerek ayrılma zamanı geliyor. 200 nolu otobüsün kalktığı durak marna önünden kaldırılmış. Tren istasyonun yanına taşınmış. Bu nedenle biraz dolandıktan sonra, otobüste yerimizi aldık ve bir haftalık evimize döndük.

Cote D'Azur

Villeneuve Loubet Cote D’Azur

Share Button