Mitolojik Tanrılar Diyarındaki Tatil Beldesi Akçay

Güney Marmara’nın Ege’ye açılan kıyısında, mitolojik efsaneler ve tanrılar diyarı İda’nın ya da Kaz Dağları’nın (daha&helliip;)

İstanbul Ayvansaray da Bir Pazar Günü

İstanbul Tarihi Yarımada’da yer alan Ayvansaray’ı ilk kez 2009 yılında keşfedip tarihini öğrenmeye çalıştım.  Mahalleyi (daha&helliip;)

İstanbul’un Saklı Cennetlerinden Biri Ağva

2 Eylül 2017, Ağva İstanbul… İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki Şile’nin bir mahallesi konumundaki Ağva’yı görmüş olanlar (daha&helliip;)

Maşukiye Kartepe Sapanca

2 Eylül 2017, Maşukiye alabalık vadisi… Günübirlik gezilerin hem yakın çevremizi hem de ülkemizi tanımak (daha&helliip;)

İstanbul Atatürk Orboretumu

8 Kasım 2019 Cuma, İstanbul… Yaklaşık 10 yıldır İstanbul’da yaşamamıza ve Göktürk’ten Sarıyer’e orman yolundan (daha&helliip;)

Günlüklü Koyu Fethiye Muğla

Ömer Eşen Tabiat Parkı içinde bulunan Günlüklü Koyu, Göcek-Fethiye Karayolu üzerinde yer alıyor. Fethiye merkezine 17 km (daha&helliip;)

İnlice Halk Plajı Göcek Fethiye

Altın kumlu plajları, berrak suları, yeşil ormanları, tarihi kalıntıları, antik şehirleri, doğası ve nefes kesici (daha&helliip;)

Dalyan Köyceğiz Muğla

Yeşil, mavi ve güneşin tarihle birlikte oluşturduğu ahenge ev sahipliği yapmakta olan Dalyan’dayız. Çevre Bakanlığı (daha&helliip;)

Yuvarlakçay Köyceğiz Muğla

Köyceğiz ve Ortaca arasında kalan Topgözü Kanyonunda bulunan Yuvarlak Çay, Sandras Dağının kar sularından besleniyor. Dalaman’ın yaklaşık (daha&helliip;)

Ölüdeniz Fethiye Muğla

Dünyanın en ünlü ve en güzel plajlarından biri olan Ölüdeniz ile ilk buluşmamız 1993 yılına kadar gider.  1999 yılında çıktığımız bir haftalık Mavi Yolculukta ikinci kez, 11 Haziran 2019 yılında da  üçüncü kez buluşma olanağı bulduk.

Belcekız ya da Belceğiz Ölüdeniz’ in dalgalı bölümüdür. Yerli ve yabancı turistlerin ilk karşılaştıkları deniz sahilidir. Babadağ’dan yamaç paraşütü keyfini sürmek isteyenler, yarım saat kırk beş dakika uçtuktan sonra burada yere ayak basıyorlar.

Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken asıl Ölüdeniz…Bir lagün olup, sığdır. Turizm edebiyatında “Tanrı’nın dünyaya bahşettiği cennet” olarak adlandırılan Ölüdeniz (Blue Lagoon), dünya çağında üne sahip bir turizm merkezi. Ölüdeniz, sahile kadar inen çam ormanları, ılık denizi, kilometrelerce devam eden müthiş kumsalı ile bir dünya harikasıdır.

Devamını Oku

Share Button

Kayaköy Fethiye

Kayaköy Teke Yarımadası Antik  yerleşimlerinden biriydi.  Likyalılar Fethiye’de Telmessos’u, Kayaköy’ ün olduğu yerde ise Karymlassos’u kurmuşlardı. Eğimi (daha&helliip;)

Sarıgerme Plajları Ortaca Muğla

Türkiye’nin ender sahillerinden ve saklı cennetlerinden biri ve özgürlüğün tadına varacağınız yerdir Sarıgerme Plajları ve Sarıgerme (daha&helliip;)

Ege deki Saklı Cennet Göcek

Türkiye‘de Mavi Yolculuk  denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biridir Göcek. Fethiye Körfezi’nin içerisinde, doyumsuz masmavi denizi (daha&helliip;)

Budin Kalesi Budapeşte Macaristan

Doğu ve batı olarak Avrupa’yı ikiye ayıran Tuna Nehri, Budapeşte’yi de ikiye ayırmış. Doğu kıyısında (daha&helliip;)

Petnehazy Clup Hotel Budapeşte

              2 Mart 2019 Cumartesi, Budapeşte … Eski Avusturya-Macaristan İmparatorluğu başkentlerinden (daha&helliip;)

Bitez Bodrum

Bitez ‘in dillere destan olan adı ‘’Çökertme’’ türküsüyle özdeşleşmiştir bir bakıma. ‘’Çökertme’ den çıktım da (daha&helliip;)

Halikarnas Balıkçısı ve Bodrum

Bodrum’u Bodrum yapan Cevat Şakir, namı diğer adı Halikarnas Balıkçısı, 1926’dan sonra deniz hikayeleriyle tanındı. (daha&helliip;)

Bafa Gölü Gerçeği

Bafa Gölü Türkiye gündemine 1967 yılında, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının göl çevresindeki topraksız köylülerin toprak (daha&helliip;)

Portekiz’in Monte Carlo’su Cascais

Lizbon’un yaklaşık 45 km batısında bulunan Cascais, Tejo Nehri’nin girişindeki  Oeiras’a kadar uzanan yaklaşık 40 (daha&helliip;)

Lizbon Kâşifler Anıtı ve Küresel Portekiz İmparatorluğu

Tarihteki ilk küresel imparatorluk Portekiz İmparatorluğu’dur. Batı Avrupa’daki koloni imparatorluklarından, 1415 ile 1999 yılları arasında, sömürgeciliği en (daha&helliip;)

Lizbon’un kalbi Baixa Bölgesi

Eski Lizbon yan yana olan üç mahalleden; Bairro Alto, Baixa ve Alfama’dan oluşuyor. Liberdade olarak bilinen (daha&helliip;)

Lizbon üst şehri Barrio Alto

Lizbon alt ve üst şehir olarak iki bölüm olarak ikiye bölünmüş. Barrio Alto, kentin daha (daha&helliip;)

Lizbon’a panoramik bir bakış

Atlantik Okyanusu kıyısında, Tejo Nehri’nin oluşturduğu haliç üzerine kurulmuş bulunan Lizbon, Portekiz’in başkenti ve en (daha&helliip;)

Kaşifler Şehri Lizbon Şehrinde Üç Gün

Atlantik Okyanusu kıyısında, Tejo Nehri’nin oluşturduğu haliç üzerine kurulmuş bulunan Lizbon, Portekiz’in başkenti ve en (daha&helliip;)

Güneşin Ülkesi Likya

Türkiye’nin güney batısında Antalya Körfezi ile Fethiye Körfezi arasında Akdeniz’e doğru uzanan Teke Yarımadası antik şehirlerle dolu. Eski çağlarda Likya olarak bilinen bu yarımada Yüzyıllar öncesine, Truva Savaşı’na götürdü beni. Likya topluluğu yerleşkesinin günümüzdeki adı bölgeye Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yerleştirilen Teke Boyu’ndan gelmektedir.

Antik çağlarda “Işık Ülkesi” olarak adlandırılan bölgede antik kentler, doğa ile adeta iç içedir. Likya, Anadolu’nun tarihi ve doğal zenginlikleri yönünden en ilginç bölgelerinden biridir. Bölgenin en önemli mimari eserleri, ahşap yapıların dış yüzlerinin taklit edildiği kaya mezarlarıdır. 

Antalya ile Fethiye körfezleri arasındaki Akdeniz’e uzanan yarımada, antik coğrafyada Likya olarak adlandırılmıştı. Günümüzde Teke Yarımadası olarak bilinmektedir.

Bölgenin güney sınırı Akdeniz ile belirlenmiş; doğu, batı ve kuzey sınırları ise tarihi süreç içinde dönemlere göre değişiklik göstermiştir. Antik yazarlara göre; Antalya’nın hemen batısından başlayıp güneybatıya doğru uzanan Beydağları, Akdağ silsilesi ve onların kuzeybatı doğrultusundaki uzantısı, Likya’nın kuzey sınırını oluşturmaktadır.

Bölge, yöresel gelenekleri ve özellikle kendine özgü mezar mimarileri ile Anadolu’nun en ilginç bölgesi olup, şehirler genellikle kıyılarda ve bölgenin kalbi kabul edilen Ksantos ile Arkandos vadilerinde kurulmuştur. Kendi dil ve alfabeleri ile tanınan Likyalılara ait yazıtların bir kısmı son yıllarda günümüz dillerine çevrilmiştir ki, bunların çoğu mezar yazıtlarına aittir.

Likya bölgesi, büyük, orta ve küçük ölçekli kentler, liman kentleri, askeri ve yarı çiftlik ve kule yerleşimlerinden oluşmaktadır. Bölgede görünür kalıntıların çoğu Roma ve Bizans dönemine aittir. Dağlarda yoğunlaşan klasik yerleşimlerinde mutlaka rastlanan kalıntılar, zeytinyağı ve şarap işlikleri, tarım teraslarıdır. Nüfusun büyük çoğunluğunu barındıran bu kırsal yerleşimler hem kendilerini hem de bağlı oldukları büyük kentleri beslemektedir.

Antalya ve Muğla arasında kalan bölgede hüküm süren 23 küçük devleti Likya Birliğini oluşturmuşlardı. Başlıcaları Faselis, Olympos, Arikanda, Myra, Patara, Xsantos, Leton, Telmessos (Fethiye), Simena (Kekova) ve Limira’dır. Her şehir devleti kendi iç işlerinde serbestçe hareket edebilirken, dış politikada ve birliği ilgilendiren kararlarda ortak biçimde hareket eden farklı bir oluşumdu Likya Birliği.

Bazı tarihçilere göre ‘‘Antik çağın en demokrat birliği’’ olarak biliniyor. Patara’da bulunan Likya Birliği Meclisi, dünyanın bilinen en eski ve en demokratik meclislerinden biridir. Öyle ki bu meclisin kadın başkanı bile vardı. Bu, eski dünyada neredeyse başka örneğine rastlanmayan bir durumdu.

Anadolu’nun has evlatları olan Likya uygarlığı ve birliği her zaman saygı duyması ve örnek alınması gereken bir oluşumdu.

 

 

14 Ekim 2017 Cumartesi, Likya…

Türkiye’nin güney batısında, Antalya Körfezi ile Fethiye Körfezi arasında Akdeniz’e doğru uzanan Teke Yarımadası antik şehirlerle dolu. Eski çağlarda Likya olarak bilinen bu yarımada Yüzyıllar öncesine, Truva Savaşı’na götürdü beni. Likya topluluğu yerleşkesinin günümüzdeki adı, bölgeye Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yerleştirilen Teke Boyu’ndan gelmektedir. +

Likya adına ilk kez 1958-61 yılları arasında İvriz İlköğretmen Okulunda, Homeros’un Truva savaşını anlatan İlyada ve  Odesa Destanında rastlamıştım. İkinci kez karşılaşmam 2012 yılında İstanbul Arkeoloji Müzelerini gezerken, Osman Hamdi Bey Salonundaki Likya Lahdi sayesinde oldu.

Mitolojiler ve efsaneler masalımsı bir hava taşısa da tarihe yön veren önemli bir ölçüt olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu özelliktir ki Çanakkale’nin coğrafi ve siyasi açıdan önemi, dillere destan Truva Savaşı sayesinde yayılmış ve milletlerin aklında yer etmiştir. Bu nedenle Truva Savaşı biraz da Anadolu Kurtuluş savaşlarından biri olarak görülmektedir bazı tarihçilerce.

Likya birliği bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. Yönetimde dünyada ilk kez eyalet sistemini uyguladılar. Anayasalarının ilk 4 maddesi bugünkü ABD anayasasının temeli oldu. Kendi paralarını bastılar. Ticaret yaptılar. Dillerini geliştirdiler. Nüfusları 200 bin oldu. Mısır, Yunan ve Roma egemenliğinde kalmalarına rağmen özgür bir toplum olarak insan haklarını savundular.

Devamını Oku

Share Button