İstanbul’un Göz-bebeği Beyoğlu

Haliç’in ve tarihi yarımadanın karşısında gelişen Beyoğlu, Orta Çağdan itibaren Yunanca’da “karşı yaka” ya da “öteki” anlamına gelen Pera adıyla anılmıştır. Türkler tarafından kullanılan Beyoğlu adının ise bir beyin oğlunun bölgedeki konağından kaynaklandığı ileri sürülür.

Beyoğlu İstanbul

 

Bir bankerin oğlu oıup 1794 yılında İngiltere’nin İstanbul elçiliğinin hekim ve papazlığına atanan Dallaway, Beyoğlu’nu Antik Galata’nın yazlığı olarak tanımlıyor. 19. yüzyılın başlarında,  bahçeli evleriyle Beyoğlu,  bir banliyö görünümündeydi. Yolların düzensiz olduğunu belirtip; bu bölgede Fransız, İngiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, İsveç, İspanya, Prusya ve Napolili diplomatların kışlık malikânelerinin bulunduğunu yazıyor İngiltere’deki ailesi ve dostlarına.

Beyoğlu, Galata’dan gelen Hristiyanlarla yabancıların elçilik dolaylarına ve o zaman ‘’Grand Rue de Pera’’ adıyla anılan İstiklal Caddesi’ne yerleşmesinin etkisiyle bir Avrupa kenti görünümüne bürünmüştür. 18. Yüzyılda yavaş yavaş artan bu Avrupa etkisi, Cumhuriyet Dönemi’nde 1950’lere kadar genç Türk iş adamları ve aydın Türkler’in bölgeye olan ilgisiyle kentin en çağdaş semti, bir sanat ve kültür merkezi haline gelmiştir. Geçmişten bugüne bu şöhretini koruyan Beyoğlu, kozmopolit kültürüyle, sanat ve kültür kuruluşlarıyla, eğlence ve gastronomi mekânlarıyla İstanbul’un ve Türkiye’nin en anlamlı semtlerinden biridir.

İstanbul  İstiklal Caddesi

İstanbul İstiklal Caddesi

Beyoğlu 19. yüzyılın ikinci yarısında gelişmiştir. Bu gelişmenin nedeni, daha önceki dönemlerde görülmemiş boyutlarda, Osmanlı dış ticaretinin büyümesi ve ulaşımın gelişmiş olmasıdır. 19. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya kapitalist sistemi ile bütünleşmesi, Beyoğlu’nun uluslararası bir ticaret merkezi olmasını sağlamıştır. Ayrıca, modern toplumun gereksinim duyduğu tramvay, gaz, su gibi altyapı hizmetleri de kurulmuştu. Azınlıklara ait olan bu kuruluşların işletme ayrıcalıkları çok uzun süreli sözleşmelerle sağlanmıştı.

Beyoğlu İstanbul

İstiklal Caddesi Beyoğlu İstanbul

Yüzyılın İkinci yarısında Galatasaray ile Taksim arası gelişti. Yabancı elçiliklerin de yoğunlaştığı bir semt olan Beyoğlu’nun asıl yerleşimcileri Avrupa kökenli Levantenler olmuştur. Osmanlılar tarafından Tatlısu Frengi olarak da tanımlanan Levantenler; Osmanlı Devleti  içinde, özellikle  Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanları tanımlamak için kullanılıyordu. Başka bir deyişle, Osmanlı döneminde yerleşmiş Fransız-İtalyan kökenli Katoliklerdir Levantenler.

İstanbul

İstiklal Caddesi İstanbul

Levantenler Rum, Ermeni, Süryani   gibi yerel Hristiyan nüfusundan farklıdırlar. Beyoğlu, kapitülasyonların koruması altındaki yabancıların, tüccarların, bankerlerin, armatörlerin ve kozmopolit bir çevreye yerleşmek isteyen zenginlerin Paris modasını taklit ederek yaşadıkları bir yer oldu. 19. yüzyılın sonunda Beyoğlu’nda, Paris’in en ünlü sahne oyunlarını, eşzamanlı olarak gösteren üç tiyatro açılmıştı. Bu oluşumlar Beyoğlu’na olan ilgiyi daha da arttırmış olduğundan, konut ve konaklama sorunları ortaya çıkmıştı.

Beyoğlu İstanbul

Beyoğlu İstanbul

Bu durum hızlı bir yapılaşmaya neden oldu. Bahçeli evler apartmanlara ve sitelere dönüşmeye başladı. Beyoğlu’nun mimarisi de öteden beri batılı tarzda gelişmiştir. Tünel’den İstiklal Caddesi’ne döndüğümüzde, tüm dikkatleri üzerine çekerek Narmanlı Han bizin karşılar. 1831 yılında Ruslar tarafından elçilik binası olarak yaptırılmış. Hanın mimarı, Ayasofya’nın restorasyonunu yapan Giusseppe Fossati kardeşlerdir. Narmanlı, farklı cephe ve mimari anlayışıyla İstiklal Caddesi’ndeki diğer binalardan ayrılır.

İstiklal Caddesi İstanbul

İstiklal Caddesi İstanbul

1870 yılında Mısır Hidivi Abbas Halim Paşa tarafından İstanbul’un ilk betonarme binalarından olan Mısır Apartmanı yaptırılır. Halim Paşa’nın kışlarını geçirmek üzere yaptırdığı binanın mimarı Ermeni asıllı Hovsep Aznavuryan’dır. İnşaatında kullanılan malzemelerin birçoğu Fransa’dan getirtilmiş. Beyoğlu ve çevresinde İstanbul’un diğer yerlerinden daha çok sayıda kilise ve sinagog da bulunmaktadır. Tarihte, “Karşı Yaka” ya da ‘’Öteki Yaka’’ anlamına gelen “Pera” , yani Beyoğlu, hızla gelişir ve Antik Galata’nın banliyösü olmaktan çıkar.

Beyoğlu İstanbul

İstiklal Caddesi Beyoğlu İstanbul

Beyoğlu İstanbul

Çiçek Pasajı Beyoğlu İstanbul

Artık, Pera ile Galata’yı birbirine yakınlaştıracak olan Tünel’in yapım zamanı gelmiştir. Londra’dan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel’in oluşum hikâyesi Fransız mühendis Eugene Henri Gavand’ın girişimiyle başlar. Gavand, dönemin ticaret ve bankacılık merkezi olan Galata ile sosyal hayatın kalbinin attığı Pera arasında sürekli mekik dokuyan insanları gözlemler ve Yüksekkaldırım Yokuşu ile Galip Dede Caddesine alternatif bir yol düşünür. Bu iki merkezi birbirine bağlayacak asansör tipinde bir demiryolu projesi için Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han’ın huzuruna çıkar, 10 Haziran 1869’da Tünel yapım imtiyazını alır.

Tünel Beyoğlu İstanbul

Tünel Beyoğlu İstanbul

İşletme süresi 42 yıl olarak belirlenen Tünel `yap-işlet-devret` modeliyle inşa edilir. Tünel yapım çalışmaları 30 Haziran 1871’de başlar. Temmuz 1872’de İngiliz uyruklu “The Metropolitan Railway Of Constantinople From Galata to Pera” adlı şirketin tescili yapılır. 05 Aralık 1874’de yapımı tamamlanan Tünel’de hayvan taşımalı deneme seferlerinin ardından 10 para yolculuk ücreti karşılığında insan taşımacılığına geçilir. Tünel, 17 Ocak 1875’te yerli ve yabancı muteber davetli topluluğunun katıldığı görkemli bir törenle hizmete alınır.

İstiklal Caddesi stanbul

İstiklal Caddesi stanbul

İstanbul İstiklal Caddesi

İstanbul İstiklal Caddesi

Beyoğlu İstanbul

Beyoğlu İstanbul

Beyoğlu İstanbul

Beyoğlu İstanbul

Share Button