Kariye Müzesi-İstanbul 3

Derya içerisinde Derya olan İstanbul’da gezmediğim müze, saray, köşk ve kasır kalmadı zannediyordum. Oysa, Topkapı Sarayı ve Ayasofya Müzesinden sonra en çok ziyaret edilen Kariye Müzesini atlamıştım. Kariye Müzesindeki Metokhites’in mozaiklerinin yeni farkına vardım. Bu konuda uzman olanlarca Kariye’deki Metokhites’in mozaiklerinin dünyada bir ilk olduğu söyleniyor.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi-Kariye Müzesi resmi

Bizans İmparatorluğunda başbakanlık düzeyinde görevler edinen Metokhites, zamanla büyük bir güç ve servete kavuştu.  Bu güç ve servetini kendince yararlı olan bir alanda kullanmak istedi. Metokhites’in en büyük hayali, saray benzeri evine çok yakın olan Chora Manastırını ayağa kaldırmaktı.  1316’da Chora ile ilgilenmeye başlayan Metokhites, 5 yılda manastırın onarımı tamamladı. Manastır depremlere dayanıklı bir hale getirilirken, içi de muhteşem mozaik ve freskolarla süslendi. İpeksi dokumalarla zenginleştirilen manastıra kütüphane de kuruldu.

Kariyer Müzesi önü İstanbul

Metokhites tarafından restore edilen Khora’daki mozaikler dünyada başka örneği olmayan  özelliklere sahip… Dış nartekste İsa’nın hayatı, iç nartekste ise Meryem’in hayatı ile ilgili mozaik sahneler yer alıyor. Bu sahneler, Meryem’in ve İsa’nın hayatındaki olaylara göre kronolojik bir sıra takip ediyor.Başka bir deyişle,İsa’nın ve Meryem’in yaşam öyküleri, iki resimli roman halinde mozaiklerde anlatılıyor. Dış nartekste Kutsal Bakire Meryem, İsa’yı dünyaya getiriyor, İsa’nın yaşam öyküsüne geçiliyor ve Meryem’in ölüm sahnesi ile öykü bitiyor.

Kariye Müzesi

Kariye mozaik ve freskleri, Bizans resim sanatının son dönemi olan 14. yüzyıla ait  en güzel örnekler arasında yer alıyor. Önceki dönemin yeknesak fonu burada görülmüyor. Derinlik fikri, figürlerin hareket değerlerinin verilişi, figürlerdeki uzama bu üslubun özellikleri olarak karşımıza çıkıyor. İtalyan Rönesans’ına paralel ilerleyen Bizans Sanatındaki yeni uyanışın önemli örnekleridir Kariye Müzesindeki mozaikler. Kariye mozaik ve freskleri Bizans resim sanatının son dönemi olan 14. yüzyıla ait  en güzel örnekler arasında yer alıyor. Resimli roman yerine Mozaik roman diyebileceğimiz tasvirlerde, İsa’nın doğumu ile başlayan mozaik roman Meryem’in ölümü ile sona eriyor.

Kariye Müzesi

Dış narteksin güney cephesinde uzanan dar, uzun tek nefli bir şapel ”pareklesion” olarak adlandırılmış. Pareklesion’un doğu ucuna yerleştirilmiş olan Absis ve üzerinde bulunduğu duvar ile kemerler tam bir mozaik ve fresko cenneti. Bu cennette ”Diriliş Sahnesi”nin yanı sıra ”Son Yargı Sahnesi”, ”Mahşer” ve piskopos figürleri yer almaktadır. Bir önceki yazı dizisinde Davut’un oğlu Yusuf’un Meryem ile ilgili olarak gördüğü rüya, Kutsal Ruh olarak İsa’nın dünyaya geleceği, vergi sayımı için Beytüllahim’ gidişleri ve sayıma katıldıktan sonra dönüşte, bir mağarada İsa’nın doğuşunu betimleyen mozaikleri yanı(t)maya çalıştım. Mozaik tasvirleri tanıtmaya devam ediyorum. 

Kral Herod’un Huzurunda üç Doğulu Kahin

Diyafram kaldırarak bir duvara, içbükey bir tavana, bir kemere hilal ya da yarım daire biçimli olarak oluşturulan alanlar lunet olarak tanımlanmaktadır. Mozaik ve freskolar için mükemmel yerlerdir.

Dış narteks güney kanadının ilk doğu lunetinde iki bölümlü bir tasvir bulunmaktadır. Tasvirin sol tarafında atları ile Beytüllahim yıldızını takip eden üç Kahin kralın (Baltazar, Gaspar, Melkior) Kudüs’e giderek, “Yahudilerin Kralı olarak doğan çocuk nerededir?” Sorgulaması yaparlar. Soranlara da ”Çünkü Doğuda onun yıldızını gördük, ona ibadet etmek için ve hediyelerini vermek geldik” şeklindeki sözleri Kral Herod tarafından duyulur.  Kral Herod, baş papaz ve katiplerinden bu konu ile ilgili bilgi ister.  Yeni doğan bu çocuğun Bethlehem/Beytüllahim’de olduğunu öğrenmesi üzerine üç Kral kahini çağırır.

Kariye Müzesi

Tasvirli sahnedeki  mimari bir yapı önünde taht üzerinde oturan Kral Herod bir elinde asa tutarken diğer elini karşısında duran kahinlere uzatmış vaziyettedir. Kralın arkasında bir muhafız, karşısında ayakta duran üç Kral kahin vardır. Soldaki uzun sakallı kahinin elinde İsa’ya sunulmak üzere, içinde hediye olan bir kutu bulunmaktadır. Kutunun içinde bir tanrıya ilk kez sunulacak manevi semboller olan mür, tütsü ve altın bulunmaktadır.

Kral kahinlerin karşısında, tahtında oturmakta olan Herod, kendisinin de bu peygambere ibadet edeceğini söyler ve peygamberi onun için bulmalarını ister. Üç Kral kahin, Kral Herod’un samimiyetinden kuşku duyarak, ayrılırlar. İsa’yı bularak,  onun ilk ibadet edenleri olurlar, ancak Herod’a haber vermezler. Bu duruma çok sinirlenen Kral Hirodes, Bethlehem’de bulunan ve iki yaşına kadar her erkek çocuğunun öldürülmesi emrini verir. 

Kariye Müzesi

Dış narteksin güney duvarındaki lunette ise Herod’un İsa’ya zarar vereceğini rüyasında gören Yusuf’un kutsal aileyi Mısıra kaçırması anlatılmıştır. Burada “Mısır’a kaçış” yazılıdır.  Kral Herod ya da Hirodes, aynı zamanda I. Hirodes adıyla bilinen ve Roma İmparatorluğu tarafından Yahudiye eyaletine atanan Yahudi Kralı’dır. Kral Hirodes, peygamber İshak’ın büyük oğlu Esav’ın soyundan, varlıklı ve zengin bir Edomlu aileden gelir.

Kral Hirodes kendisini bir Yahudi olarak tanımlamasına rağmen, Hirodes soyundan gelenlerin kültüründe Helenistik etki oldukça fazlaydı. Bu da dindar Yahudilerin gözüne itici görünmelerine neden oluyordu. Hirodes’in babası, Roma Senatosu tarafından, MÖ 47 yılında Yahudiye eyaletine İmparatorluk vekili olarak atandı. Ardından, Hirodes henüz 25 yaşında iken babası tarafından Galile ya da  modern El-Halil valisi olarak atandı. Babası MÖ 43 yılında zehirlenerek öldü. Hirodes, Roma Senatosu tarafından “Yahudilerin Kralı” olarak seçildi. M.Ö 36 yılında Kudüs’ü aldı. Hirodes’un Yahudiye’nin tamamını ele geçirmesi MÖ 37 yılına kadar sürdü. 34 yıl saltanat sürdü.

Katliamın emredilmesi ve yas tutan anneler

Dış narteksin güney kanadı, güney lunetinde, doğulu kahinlerin bebek İsa’yı bularak hediyelerini sunduktan sonra ülkelerine dönmeleri üzerine, Kral Herod, Bethlehem ve civarında ki iki yaşına kadar olan erkek bebeklerin katliamını emrediyor.

Kariye Müzesi

Solda taht üzerine oturan Kral Herod, arkasında iki muhafız ile karşısında ise üç asker yer alıyor. Panonun sağ kısmında ise, çocukların askerler tarafından öldürüldüğü katliam sahnesine yer verilmiştir. Bir anne karnı deşilen çocuğuna bakamamakta diğeri ise çocuğunu saklamaya çalışırken görülmektedir.  Mozaikli sahnede  “Sonra Herod, bilginler tarafından alaya alındığını gördüğünde, çok kızdı ve dışarı yolladı ve Bethlem’deki ve bunların bütün kıyılarındaki iki yaş ve altındaki bütün çocukları öldürdü” yazılıdır.  Dış narteksin güney kanat, ikinci bölüm batı kemerinde, günümüze tam olarak gelemeyen mozaik tasvirde, çocukları öldürülmüş anneler bir arada oturarak, ölen çocuklarının yasını tutmaktadır. Tasvirli sahnede, “Rama’da bir ses duyuldu, ağıt ve ağlama ve büyük yas” yazılıdır.

Elizabet ve Yahya’nın katliamdan kaçışı

Kariye Müzesi

Dış narteksin güney kanat, birinci kısımdaki batı kemerinde, Azize Elizabeth, kucağında oğlu Vaftizci Yahya ile dağda bir mağaraya sığınmaları betimlenirken, sol tarafta ise, bir asker bir elinde kılıç, diğer elinde kılıcının kını  ile onlara doğru koşarken tasvir edilmiştir. Elizabeth ve oğlu, mucize eseri olarak mağaranın girişinin bir kaya ile kapanması sayesinde katliamdan kurtulmuştur. Mozaikli sahnede “Elizabet’in kaçışı”yazılıdır. 

Kutsal Ailenin Mısır’dan, Nasıra’ya Dönüşü

Kariye Müzesi

Dış narteksin batı duvarında, pencerelerin üzerindeki kemerlerde, tasvirli sahnede, Kral Herod’un katliamından kaçarak, Mısır’a giden Kutsal Ailenin Mısır’dan , Nasıra’ya dönüşü anlatılmıştır. Sol tarafta uyur durumdaki Yusuf’a yaklaşan bir melek Kral Herod’un öldüğü, yerine oğlu Arhelaos’un geçtiği bilgisini vererek, artık geri dönebileceklerini söylemektedir. Diğer sahnede ise, Önde Yusuf, Çocuk İsa’yı omzunda taşırken, arkada Meryem, onun arkasında ise, üzerinde yük olan bir eşeği çeken Yusuf’un oğlu bulunmaktadır. Tasvirin en sağında Nasıra Kenti görülmektedir. “Tanrının rüyadaki uyarısıyla, Galile’nin parçasında bir kenara çekildi ve Nasıra denilen şehre geldi ve oturdu” yazılıdır. Meryem’in başının üstünde “Tanrı Anası”, İsa’nınkinde ise “İsa Mesih” anlamına gelen monogramlar görülmektedir.

Kariye parakklesionu

Bizans mimarisinde, bir kiliseye bitişik veya ayrı olarak doğu ucunda inşa edilen şapeldir. Her iki şekilde, işlevsel açıdan ana kilise ile bağlantılıdır. Kiliselerin doğu ucunu belirleyen apsis, dinsel törenlerde usul ve sıra kilise sembolizmi açısından dinsel yapıların en önemli yeridir.

Kariye Müzesi

Apsis duvarında yer alan Piskopos figürleri gerçek insan boyutlarında yapılmış, kendi içlerinde önem sırasına göre sıralanmışlar. Piskopos giysili olan bu azizlerin başlarının yanında adları yazılı, ellerinde ise kapalı kitap tutmaktadırlar. Dinsel törenlerde usul ve sıra kurucuları olan iki piskopos aziz ortada yer alır. Orta sağ tarafta Aziz Basileos, onun sağında aziz Ioannes Khrysostomos,  yanında aziz Athanasios, onunda sağında ismi silinmiş  muhtemelen aziz Nikolaos yer almaktadır. Aziz Baselios’un  solunda aziz Georgios Theologos,  yanında İskenderiyeli aziz Kyrillos  bulunmaktadır.

Anastasis (Diriliş) Sahnesi

Yapının en önemli ve dikkat çekici yeri olan apsis yarım kubbesine yapılmıştır.  Grekçe bir sözcük olan anastasis, ‘’diriliş’’ demektir. Bizans sanatında ‘Anastasis’, İsa’nın ölümünden sonra,  yeraltındaki ölüler diyarına olan Hades’e giderek, kendinden önce yaşamış olan ve burada tutulan Eski Ahit peygamberlerini esir tutan Şeytan’ın elinden kurtarması, şeytanın buradaki krallığına son vermesi ve doğru insanları dirilterek göklere çıkartması olayıdır. Bu olay İncil’lerde yer almamaktadır.

Kariye parekklesionunda bu sahne bütün bir apsis yarım kubbesini kaplayacak biçimde betimlenmiştir. İsa, üçgen kompozisyon ortasında ayakta durmakta beyaz ışık saçan üzerinde sarı yıldızlar bulunan mandorlanın içindedir. İsa’nın ayakları altındaki karanlık bölümün içinde kırık kapı kanatları, zincir ve kilit parçaları görülmektedir ayrıca burada el ve ayaklarından zincirlenmiş koyu tenli bir figür yatmaktadır. Karanlık bölümün iki tarafında birer lahit yer alır. İsa, sağındaki lahitten Âdem’i, solundaki lahitten ise Havva’yı ellerinden tutarak kendine doğru çekmektedir. Âdem’in arkasında, içlerinde Eski Ahit peygamberlerinden Yahya, Davud ve Süleyman’ın bulunduğu bir grup, Havva’nın  arkasında ise Habil ve ruhban tunikleri  giyinmiş  yedi kişi durmaktadır. Âdem ile Havva burada bütün insanlığı temsil etmektedir. Betimlenen sahnenin üst kısmında “Anastasis”  yazılıdır.

Kariye Müzesi

Share Button