Mısır Tanrıçaları Tapınağı Kızıl Avlu-Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

 

İzmir‘in 100 km kuzeyinde Bakırçay Havzasında yer alan 8.500 yıllık tarihi geçmişi olan Bergama Antik Kenti, uygarlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan kent, olağanüstü güzel doğası ve şifalı doğal kaynaklarıyla Doğu’nun en batısında, Batı’nın da en doğusunda yer alan bir yerde kurulmuş, Orta çağın önemli stratejik konumdaki şehirlerinden biriydi.

 

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

İon, Helen, Roma, Bizans dönemlerinin en etkileyici anıtsal eserlerine sahip olan Bergama, Helenistik dönemin kültür, bilim ve sanat merkezi olarak önem taşıyor. Devrinin sağlık ve şifa merkezi özelliğini taşıyordu. Müzik, tiyatro, spor, güneş, çamur gibi doğal tedavi yöntemlerinin ilk defa kullanıldığı, tıp ve eczacılık bilimlerinin simgesi olan yılanın bulunduğu, tarihteki ilk büyük hastane olan Asklepion’un kurulduğu bir şehirdi.

 

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Yine psikoterapi’nin ilk defa yapıldığı, ilk afyon tarzındaki ilaçların hazırlandığı bir sağlık şehriydi. Pergamon’un en büyük antik yapısı olan Kızıl Avlu, “Mısır Tanrıçaları Tapınağı” olarak da biliniyor. Mısır yeraltı tanrısı Serapis ve ona bağlantılı olan İsis ile Harporakes’e adanan yapı, daha sonra Havari Yuhanna’ya adanmış ve Vahiyin 7 kilisesinden biri olmuştur. Roma İmparatoru Hadrianus zamanında yapılmış olup, tuğla duvar yapısı kırmızı mermer levhalarla kaplanmış olmasından dolayı Kızıl Avlu olarak adlandırılmıştır.

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Pergamon’un bu büyük antik yapısının, yaklaşık 200m x100m boyutlarındaki avlusunun büyük bir bölümü Bergama kenti evlerinin altında kalmıştır. Bazı tarihçiler Kızıl Avluyu ”Küçük Ayasofya” olarak adlandırıyorlar. Görkemi ve konumu ile onları haklı çıkartan abidevi eser, simetrik kuleleriyle bir farklılık da yaratmaktadır. Kulelerden bir tanesi daha sonra camiye çevrilmiş bulunduğundan dolayı diğerine oranla daha iyi durumda. Diğer kule cami olan kuleye oranla biraz daha harap hale gelmiş.

Kızıl Avlu Bergama 

Aslında, kulelerden biri Osmanlı İmparatorluğu zamanında hapishane olarak kullanılmış ama sonuçta bir tanesi uzun süre kullanım dışı kaldığından oldukça harap bir duruma gelmiş. Bizans Bazilikasında restorasyon devam ediyor. 130 yıldır, Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından, Bergama’da “Mısır Tanrıçalarının Tapınağı” olarak bilinen Kızıl Avlu ‘da kazılar sürdürülüyor. Tuğla yapısı nedeniyle halk arasında “Kızıl Avlu” olarak bilinen yapıdaki kazılar, Türkiye’nin ilk kazı müzesinin de başlangıcını oluşturmuş.

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Arkelojik çalışmalarda, bölgede Roma dönemine ait, her biri taşıyıcı sütun niteliğinde, mermerden insan biçimli 24 adet karyadit olarak tanımlanan, sırt sırta kadın ya da erkek figürleri ortaya çıkarılmıştır. Mısır’dan esinlenerek yaptırıldığı sanılan bu dev heykeller, arkeoloji dünyasında büyük ilgiye neden olmuş. Tapınak M.S. 117 yılında Roma İmparatoru Hadrian döneminde Bergama’da inşa edilmiş. Sürdürülen kazılarda dev bir dev bir tanrıça heykeli ilk kez gün ışığına çıkarılmış.

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Aslan başlı Tanrıça Sekhmet’e ait olan bu heykelin alt kısmı 30 yıl önce bulunmuş. 2009 yılında Studiosus Vakfı desteğiyle hazırlanan projede Tanrıça Sekhmet’in ayağa kaldırılması planlanmış. Dev heykelin eksik parçaları, orijinal kısmıyla aynı mermerden olması için araştırma yapılmış. Marmara Adası’nda aynı cins mermer bulunmuş. Heykelin siyah renkli, bukleli yeleli aslan başı, kolları ve ayaklar için gerekli mermer ise Afyon yakınlarında bulunmuş. Restorasyonda en üst teknoloji kullanılmış.

Kızıl Avlu Bergama

Kızıl Avlu Bergama

Bergamalı taş işçileri baba Selim ve oğlu Rıfat Baskın’ın heykeltıraş gibi, 4 yıllık çalışmalarıyla, bir kolu 130 kilogram gelen dev heykelin ilk bölümü tamamlanmış. 5.5 metre yüksekliğinde 6 tonluk heykel, 7 tonluk kaidesinin üzerine konularak ilk kez günışığına çıkarılmış. Yetkililere göre, Tanrıça Sekhment’in heykeli tamamlandığında 8,5 metre yüksekliğine ulaşacaktır. Kazıyı yürüten uzmanlara göre,  “Bu tanrıça savaş, salgın ve hastalık verebilen, ancak dualarla sakinleşip uzlaşılabilen bir tanrıçaydı”. 

Gün ışığına çıkarılan 13 tonluk Mısır Tanrıçası Sekhmet’in aslan başlı bu heykelinin, Bergama’nın Unesko Dünya Miras Listesi’ne girmesinde önemli bir rol oynayacağı söyleniyor.

 

Share Button