Fransa’da Muhteşem Bir Orta Çağ Kenti Metz

23 Ekim 2014 Perşembe, saat 10,30…

Benelüx&Paris Sonbahar Turunun dördüncü günündeyiz. Luksemburg İbis Otelde yaptığımız sabah kahvaltısından sonra hayallerimin kenti Paris yolculuğu için tur otobüsünde yerlerimizi aldık. Rehberimiz Can İliriş Günaydın arkadaşlar dedi ve sayım yaptı. Konuklarının tamam olduğunu anlayınca, tam saat 09,00’da kaptana işaret vererek yolculuğumuzu başlattı.

Metz

Yolumuz üzerindeki Metz kentine de uğrayacağız. Dedikten sonra, Metz muhteşem bir Orta Çağ kentidir. Seveceğinizi umarım. Dedi ve oldukça ayrıntılı bilgi verdi. Saat 10,15 civarında Metz’e giriş yapmıştık.

Fransa’nın kuzeyindeki Lorraine Bölgesinin başkenti olan Metz, Moselle ve Seille nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuş. Yaklaşık 3000 yıllık geçmişe sahip… Roma İmparatorluğu döneminde isyancı Galyalıların en önemli şehirlerinden birisi olan Metz değişik dönemlerde farklı egemenlikler altında kalmış. Daha geç dönemlerde Mettis adıyla anılmaya başlanan kente, daha sonra bugünkü adı verilmiş.

Metz

511’de; günümüzdeki Fransa, Almanya, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda topraklarını içine alan  Austrasia’nın başkenti oldu. 843 yılında imzalanan Verdun Antlaşmasıyla Orta Francia’nın başkenti oldu. Sonra Saksonya derebeylerinin egemenliğine girdi. Bu arada yerel piskoposların gücü, ticaretle uğraşan burjuvalar karşısında geriledi ve Metz imparatorluk içinde serbest kent haline geldi.

Gösterişten uzak, 127 bin 500 nüfuslu bir burjuva şehri olan Metz, Fransa’nın en büyük askeri üslerinden birine ev sahipliği yapıyor. Yüzyıllar boyunca Alman ve Fransız egemenliği arasında gidip gelen Metz, kimlik sorunu yaşamaktadır. 

Şehrin cazibe merkezi olmasını sağlayan, Avrupa’nın en büyük vitray koleksiyonlarından birine sahip, 13’üncü yüzyıldan kalma St. Etienne Katedrali’dir.  Metz dışında fazla bilinmiyor. Demişti rehberimiz. Bu pek fazla bilinmeyen kenti ve katedrali tur programına almıştı rehberimiz.

Kente girip, Moselle nehri boyunca ilerleyen otobüsümüz, katedrale en yakın konumda olan Place e la Comedie’nin bulunduğu adacığa giriyor. Kentin en önemli meydanlarından birine ev sahipliği yapan Saulcy adacığındaki Komedi Meydanı’nda park ediyor tur otobüsümüz.

Metz

1738 yılında tamamlanan ve bu minik adacığın yarısından fazlasını kapsayan Komedi Meydanı oldukça sönüktü. Kimseler yoktu meydanda. Tur otobüsümüzden inenler tarafından ortam  canlandı. 

Adacığın, Tiyatro ve opera binasına ev sahipliği yaptığını söylüyor rehberimiz. 1752 yılına tarihlenen bina Fransa’da halen faal olarak kullanılan en eski tiyatro/opera binası unvanına sahipmiş. Turuncuya kaçan sarı rengiyle oldukça ihtişamlı bir görünüşü var.

Günümüzde sanatsal etkinliklerle anılan bu meydanda, Fransız Devrimi’nden sonra kurulan giyotinlerde tam 63 kişi idam edilmiş.

Metz

Saulcy Adası’nın batısında yer alan bir diğer önemli anıtsal yapı da Temple Neuf Kilisesi. Kilise, 1901-1904 yılları arasında, Alman hâkimiyeti döneminde askeri kilise olarak inşa edilmiş. Fransızlar, Komedi Meydanı’nın sarı taşlarından aykırı duran bu gri kiliseyi bir dönem istememişler… Ama sonradan Metz’in en güzel anıtsal yapılarından birisi olduğu kabul edilmiş.

Ön taraftan bakıldığında hiçbir özelliği olmayan bir kilise havasında ama diyor rehberimiz, öbür taraftan, Moyen Köprüsünden baktığınızda, adanın gemi burnu gibi tam ucunda yeşille mavinin buluştuğu yerde enfes bir manzarası vardır.

Hemen önünde yer alan bahçenin adı ise Aşk Bahçesi. Ne romantik ama… Adanın doğu kesiminde ise Place de la Prefecture ile meydanın en önemli yapısı olan kamu binası Mosella Bölge Hizmetleri Prefecture yer alıyor. Adanın en doğusunda ise Marabella TV bulunuyor.

Meydanın güneyinde kalan Metz Katedrali’ne, biri yayalara ait olmak üzere, üç köprü ile bağlanıyor park ettiğimiz adacık.

Rehberimiz Can İliriş ile

Komedi Meydanı’nı panoramik olarak gezip, fotoğraflarımızı çektikten sonra yayalara ayrılan köprü ile Metz Katedrali’nin bulunduğu bölgeye geçiyoruz. Kentin kalbinin attığı en önemli yerlerden birisi olarak bilinen Silah Meydanı ya da La Place d’Armes…

Metz

Katedral, Belediye Binası -City Hall-Hotel De Ville ve turizm danışma ofisi ile çevrelenmiş olan dikdörtgen biçimindeki meydanın tarihi çok daha eskilere dayanıyor. Bugünkü halini 18. Yüzyılda aldığını söylüyor rehberimiz. Bugünkü turizm danışma ofisi eskiden askeri kışla olarak kullanıldığından, meydan bir tür askeri ve dini erkânın buluşma noktasıymış.

Gotik stilde inşa edilmiş olan St. Etienne ya da Metz Katedrali’nin tarihi 3. yüzyıla kadar gider diyor rehberimiz. Ama bugün görünen anlamdaki katedralin inşaatı 1220 yılında başlamış ve yaklaşık 300 yıl kadar sürmüş.

Zaten Avrupa kentlerinde ne kadar katedral varsa, hiç 250 yıldan önce biten katedrale rastlamadım. Diyor rehberimiz. Hatta Barselona’da olduğu gibi bir türlü bitmeyenleri de var.

MetzMetz

Katedral altın renkli özel bir taştan yapılmış. 1877 yılında şehirde çıkan yangın Katedralin bir bölümünü zarar görmüş ama sonradan onarmışlar. Onarmasına onarmışlar ama bu kez de batı kanadında başka bir yerini tahrip etmişler. Diyen rehberimiz, bu yüzden katedralin batı kanadı Neo-Klasik iken Neo-Gotik hale gelmiş.

Metz

Gotik mimarlığın ayırıcı özelliği kemer kubbelerin kullanılmış olmasıdır. Sütunların en üstteki kasnaklarının köşeli kemerlerle bağlanması, sütun boylarının kısaltılması, yapının içinde ve dışında yukarı doğru çıkan çizgilerin birbirine koşut çoğaltılması gerekmiştir.  Bunu sağlamak için de dış sütunların duvara bitiştirilmesi, çatının üzerine kadar yükselen yivli oklar, vitraylar ve gül pencerelerle yapının içinin daha aydınlatılması, ölçü açısından yapının geniş ve yüksek tutulması gibi özgün ilkeleri vardır. Gotik mimarlığı, Roman ya da Rönesans mimarlıklarından ayıran başlıca özellik kitlelerin ve mekânların dağılımıdır. Metz Katedrali’nin en çok ilgi çeken tarafı ise, Chartres Katedrali’nden sora, Fransa’daki en büyük vitray resimlerinin bulunduğu katedral olması…MetzMetz

Vitrayların kapladığı toplamı alan 6500 metrekare imiş. Bu oldukça büyük bir rakam ve ilgi çekici… Katedrali gezerken bunu fark etmemeniz mümkün değil zaten… Pencereleri örten saydam panellerin ya da vitrayların yapımı için cam kullanımı çok eski dönemlere dayanıyor. Bu uygulamalar özellikle Doğu Akdeniz’de çok önceleri biliniyordu. Roma ve ilk Hristiyanlık dönemlerinde kullanılıyordu. Ortaçağ döneminde de sırlama cam ile Vitray tekniğine rastlamak mümkün.

Metz

Vitray sanatının yeniden doğuşu ilk olarak Fransa da başladı. Ancak yüzyıl sonuna doğru Almanya vitray sanatının merkezi konumuna geldi. Bu dönemde vitray sanatı özellikle dini yapıların dışında saray ve malikânelerde, büyük konakların kapı, pencere ve tavan süslemelerinde kullanılmaya başlandı. Desenlerde tema olarak dini ve kutsal desenler işleniyordu.

1890-1930 yıllarında dini konuların dışında manzara, insan figürleri, zarif bezemeler, çiçek motifleri ve geometrik desenler vitray sanatında yeni ve dekoratif tekniklerle geliştirildi. Muhteşem Vitray süslemeleri 1200 ve 1236 yıllarında Chartres Katedrali’ndeki 7000 m2 lik bir alanı kaplayan vitray süslemesi ortaçağ mimarisinin ve cam üstüne yapılan resim sanatının en büyük ve en önemli örneklerindendir.

Chartres Katedrali Paris’in 80 km. güneybatısında bulunan Chartres Kenti’nde 13. yüzyılda kurulmuş olan; Romanesk mimari teknikleri ile yapılmış olmasına rağmen Gotik mimariyi en iyi temsil eden ve günümüze kadar özgün heykelleri, vitrayları ve döşemeleri ile en çok korunmuş olan bir anıt eserdir. Bu mimarı başta Fransa olmak üzere Almanya, İngiltere ve İtalya ‘da ve tüm Avrupa’da ses getirdi.

Share Button