Seine Nehri Tekne Turu 2

 

Paris, 24 Ekim 2014 Cuma…

Seine Nehri tekne turumuzu ikinci bölümü devam ediyor. İstanbul Boğaziçi turlarından sonra biraz yavan da gelse bu tura katılmasak olmazdı, aklımız kalırdı. Turumuzun başladığı nokta Bateaux-Mouches’tan hareketle; Grand Palais, Concorde, Louvre Müzesi ve Notre Dame geçilerek İnekler Adası’na kadar gelmiş ve geri dönmüştük.

Seine Nehri Paris

Seine Nehri Paris

Uzaktan tekrar görüş alanımıza giren Notre Dame’nin üzerinde bulunduğu ada ‘’İle de la Cite’’ ya da Şehir Adası olarak biliniyor. Nehrin ortasındaki Şehir Adası, düşmanlara karşı korunması kolay bir ada olduğundan, Paris’in doğum yeri olmuş. Keltler’in nehir üzerindeki bu küçük  adaya kurduğu kale zamanla dünyanın kültür ve sanat merkezine dönüşmüş. Elimdeki notlardan bu bilgileri anımsarken, teknemiz adaların kuzeyinden dönüş yaptı. Pont de Sully, Pont Maria, Pont Louis Philippe köprüleri geçilerek Şehir Adası’nın kuzeyine doğru bir rota izliyor.

Seine Nehri Paris

Seine Nehri Paris

Paris’in çekirdeğini oluşturan bu adadaki olağanüstü güzellikteki yapıları izleyerek, eski bir saray olan Conciergerie’nin yanından geçmeye başlıyoruz. Öncelikle saray, sonra da hapishane olarak kullanılan bir yapı Conciergerie… Günümüzde müze olarak kullanılıyor. 1285-1314 tarihleri arasında Fransa kralı olan Philippe le Bel tarafından yapımı istenen saray bittiğinde, dünyanın en görkemli saraylarından biri olarak kabul edilmiş. 14. yüzyılda Conciergerie saray olarak kullanılmaktan vazgeçilip parlamentoya verilmiş ve resmi ofisler buraya taşınmış.

Seine Nehri Paris

Seine Nehri Paris

1391 yılında yapı hem halk hem de politik mahkûmların cezalarını çekecekleri bir hapishaneye dönüştürülmüş.  Zengin – fakir mahkûm ayrımının yapıldığı dönemde zengin mahkûmlara manzaralı odalar verilirken Conciergerie’nin daha kötü durumda olan kısımlarında fakir mahkûmlar kalmışlar. Burası Fransız Devrimi sırasında giyotin ile idam edilecek suçluların tutulduğu bir yer olmuş. Devrimden sonra da yine önemli kişilerin hapsedildiği bir yer olarak korunmuş. Bu önemli kişilerden en bilineni ise Napolyon III dür.

Seine Nehri Paris-. Conciergerie Müzesi

Seine Nehri Paris-. Conciergerie Müzesi

Conciergerie Müzesi’nin karşısında, nehrin kuzey yakasında Hotel de Ville olarak bilinen Paris Belediye Binası bulunuyor. Otel de Ville’nin dillere destan yapılarından biri olduğu söyleniyor. Ufkumuzda gördüğümüz Hotel de Ville, 16. yüzyıldaki orijinalinin yerine, 1871’de yandığı için yeniden yapılanıdır.  Yapı Mimar Ballu ve Deperthes tarafından inşa edilmiş ve 1882’de tamamlanmış. Hem iç hem dış tasarımı görkemli olan yapının inşasında genellikle beyaz mermer kullanılmış. Paris Belediye Sarayı’nı geride bırakan teknemiz nehrin güney kıyısına yakın seyretmeye başlayınca Fransa Enstitüsü görüş alanımıza giriyor.

Seine Nehri Paris-Fransa Enstitüsü

Seine Nehri Paris-Fransa Enstitüsü

Institut de France ya da Fransa Enstitüsü Louvre Müzesi’nin tam karşısında, Pont des Art’sın güney ucunda yer alıyor. Paris’teki pek çok görkemli binaya oranla, görece daha küçük ama bir o kadar da etkileyici bir mimarisi var. O yüzden bu civarda dolaşırken görmemeniz, görüp de etkilenmemeniz mümkün değil. Enstitü ilk çalışmalarına  Louvre’da başlamış ve 1805’te Napoleon’un emriyle şimdiki binasına taşınmış. 1688’de okul binası olarak inşa edilen bu görkemli bina, 1805’ten beri Institut de France’ya ev sahipliği yapıyor.

Seine Nehri Paris-Orsay Müzesi

Seine Nehri Paris-Orsay Müzesi

Bünyesindeki 2 milyon üzerinde kitap, 5 bin el yazması ile çok zengin bir kütüphaneye sahip olduğu söyleniyor. Enstitünün ayrıca yönetiminde bulunduğu pek çok kütüphane, şato ve gösteri akademisi bulunuyormuş. Enstitü bir yandan bilimsel kültür ortamının var olması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalarda bulunurken, bu amaçla çeşitli destek programları düzenliyor, hatırı sayılır miktarda ödüller dağıtıyormuş. Teknemiz ilerliyor ve Fransa Enstitüsü gözden kayboluyor. Pont Royal geçiliyor ve köprünün güney ucuna yakın bir noktada Orsay Müzesi karşımıza çıkıyor.

Assemblle Nationale

Assemblle Nationale

Müze, 1898 yılında inşa edilen eski bir tren garıymış. 1898 – 1900 yılları arasında inşa edilen Orsay Müzesi’nde, çoğunlukla Fransız sanatına ait olmak üzere; 1848 – 1915 yıllarında arasında yaratılmış heykeller, resimler, mobilyalar ve fotoğraflar bulunuyor. Müzenin tanınmasını daha çok Monet, Degas,  Renoir, Cezanne gibi ressamların  izlenimci  koleksiyonu sağlıyor. Elimdeki notlardan bilgilenmeye çalışırken, bir taraftan da fotoğraf ve video çekmeye çalışıyorum. Bu arada Pont de la Concorde ve güney ucundaki Bourbon Sarayı görüş alanımıza girmiş durumda.  Bourbon Sarayı, 1728 yılında, Kral On Dördüncü Louis ile Mandame de Montespan’ın kızı olan Bourdon Düşesi için yapılmış. Bugün Fransa Parlamentosu olarak hizmet vermektedir.

Seine Nehri Paris

Seine Nehri Paris

Palais Bourbon görüş alanımızdan çıkıyor ve tekrar köprülerin en muhteşemi olan III. Alexandere köprüsüne yaklaşıyoruz. Köprünün güney ucunda Les İnvalides bulunuyor.  Les Invalides ya da Hotel National des Invalides, içinde pek çok farklı yapı barındırıyor. Büyük ölçüde Fransa’nın askeri tarihiyle ilintili olan bir anıt ve müze olarak hizmet veriyor. 24 Şubat 1670 tarihinde, XIV. Louis’in emriyle yapılmasına karar verilmiş. Monarşinin savunması için canını verenlerin onuruna ve XIV. Louis döneminde gazi olan, kanlarını akıtan askerlerin kalan günlerini sükûnet ve rahatlıkla geçirebilmeleri gayesiyle inşa edilmiş. Serbest günümüzde bu bölgeyi de gezdik eşimle…

Paris Anıları

Paris Anıları

Ve nihayet mutlaka görmek istediğim yerlerin sıralamasında birinciliği alan Eiffel Kulesi görünüyor. Paris Gezisinin klasik duraklarındandır Eiffel Kulesi. Her şehrin, her ülkenin bir sembolü vardır ya Eiffel de Paris için öyledir.  Bazı gezginlere göre de Eiffel Kulesi sadece Paris’in ya da Fransa’nın değil belki de kıta Avrupası’nın da simgesi. Paris’in sembolü olan demir kuledir Eyfel. Kule, aynı zamanda tüm dünyada Fransa’nın sembolü halini almıştır. İsmini, inşa ettiren firma olan Gustave Eiffel’den alır. Eyfel Kulesi 1887 ile  1889 yılları arasında Gustave Eiffel’in firması tarafından, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen Paris fuarının giriş kapısı olarak inşa edilmiştir. En büyük turizm cazibelerinden biri olan Eyfel Kulesi, yılda 6 milyon turist çekmektedir. 2002 yılında toplam ziyaretçi sayısı 200 milyona ulaşmıştır. Bu muhteşem yapının yanından geçen tur teknemiz, böylelikle turunu tamamlamış oldu… 

Share Button