Melekler Koyu Villeneuve Lobut Cote Azur

Güney-Doğu Fransa’da; başta Nice olmak üzere San Tropez, Cannes, Antibes, Milleneuve-Loubet, Eze, Monte Carlo, Monaco, Menton, Grasse ve Gourdon gibi turistik kentlerin bütününü içine alan bölgeye Cote D’Azur denmiş bir Fransız şairin bu adla yazdığı kitabına atfen. Fransız Rivierası olarak biliniyor. Cote D’Azur’a etimolojik olarak baktığımızda ise “mavi kıyılar” anlamına gelen bu bölge, Güney Fransa kıyılarına verilen isim olarak karşımıza çıkıyor. San Tropez’ den başlayıp, İtalya sınırındaki Menton’a kadar uzanıyor.

Villeneuve-Lobut’ta dikkatimizi çeken ve kilometrelerce uzak görülen yapılar, Baıe-des-Agnes Marina ve Marina çevresinde konuşlanmış olan devasa yapılardı. Antik Babil’in Asma Bahçelerini katlayacak boyutlardaki bu yapılar Akdeniz’in kıyısından kilometrelerce uzaktan bakıldığında dalgalanan beyaz yelkenler gibi görünüyor. Villeneuve-Loubet’te Marina’nın hemen önünde yer alan bu yapılar Appartement Marina Baie des Anges olarak biliniyor. Google Earth’de gördüğüm bu yapılara önce inanamamıştım.

Babil’in Asma Bahçelerini çağrıştıran bu devasa yapılar kendine özgün tasarımı ve eşsiz mimarisi ile 20. Yüzyılın kültürel mirası olarak etiketlenmiş.

Bu yapıların bulunduğu liman ‘’Melekler Koyu’’ olarak biliniyor. Efsaneye göre, Cennetten kovulan Âdem ile Havva için melekler Dünyada bir Cennet aramışlar. Sonunda Baıe-des-Agnes olarak bilinen Cote D’Azur’ daki bu Cennet koya Âdem ile Havva, yı getirmişler. Diğer taraftan, marinayı tanımlayan sözcüklerin kökenini araştırdığımda, Baıe-des-Agnes sözcüklerinin ‘’Defne ağaçları arasında’’ ya da ‘’Defne ağaçları yanında’’ anlamlarını taşıdığını öğreniyoruz. Bilindiği gibi defne ve defneyaprakları barışı simgelemektedir.

4 Haziran 2016 Cumartesi, Villeneuve Lobut…

İstanbul Göktürk’te Sabah saat 05,30 da kalkmış, saat 08,15’te Atatürk Havaalanı’ndan Nice’e giden Türk Hava Yolları’nın uçağına yetişmemiz gerekiyordu. Çayı demlemiş, hafif bir sabah kahvaltısı hazırlığı yapmıştım. Biraz sonra eşim Serap Akıncı ile İzmir’den iki gün önce gelen Aile dostumuz Hülya da kalktı. Giyinip, kahvaltı yaptıktan sonra 06.30 da gelen bir taksi ile havaalanına ulaştık. Check-in işlemleri ve pasaport kontrolünden sonra, Cote D’Azur’ daki Nice’e gidecek uçağımıza beklemeye başladık.

İstanbul Atatürk Havaalanı’ndan THY uçağı ile 08,15’te havalandık ve 10,35’te de Nice Havaalanı’na indik. Bavulların alınması, Fransa’ya giriş işlemleri sonrasında Nice-Villeneuve Lobut karayoluna çıkarak 200 nolu otobüsü beklemeye başladık. Çok beklemeden 500 nolu Grasse otobüsü geldi. Eşim Villeneuve Lobut’ tan geçip, geçmediğini sordu. Olumlu yanıt alınca da ağır bavullarımızla otobüse bindik. Yaklaşık 20 dakika sonra kaptan bizi Villeneuve Lobut diye bir durakta indirdi. Biraz ilerleyince Lobut Nehri üzerindeki bir köprüye ulaştık.

Cote D’Azur Villeneuve Loubet

Denize ulaştığı noktanın yaklaşık 1 km uzaktaki konaklama yerimiz Inter-Hotel Sea Side Park olduğunu düşünerek yürüyebiliriz dedim. Ancak bir süre sonra yanıldığımızı, konaklama yerimizden neredeyse 6 km kuzeydoğuda olduğumuzu Google haritalardan öğrendim.

Bu kez ulaşım aracı olarak otobüs ve taksi arayışına girdik. Advanture Park Orman Kanyon adlı bir işletme çalışanlarından yardım istedik. Ancak, taksi bulunamadı. Geri dönerek otobüsten indiğimiz durağa ulaştık. Seçeneklerimizden biri de Grasse’ tan gelecek bir otobüsle tekrar havaalanı bölgesine giderek, 200 nolu otobüse binmekti.

Bu arada eşim, durağın karşısında bulunan Police Municipale de Villeneuve’ ya giderek yardım istedi. Görevli polislerin bütün aramalarına rağmen bir taksi bulunamadı. Eşimin, iyi niyetle, zaman kazanalım diye aceleci tavrından ötürü saat 14,00 olmuştu. Bir süre sonra gelen 500 nolu otobüsle Nice Havaalanı karşısındaki durağa geri döndük. Havaalanı taksilerinden biri ile, 45 Euro karşılığında, saat 16,00 civarında konaklama yerimize ulaşmıştık.

Cote D'Azur

Cote D’Azur

Giriş işlemleri tamamlandıktan sonra bize ayrılan açık mutfaklı dairemize çıktık. Penceresi olmayan 2 kişilik karyolası olan bir yatak odası, banyo ve lavabonun olduğu bir mekân, havalandırmanın olmadığı bir tuvalet, açık mutfağın olduğu bir salon ve ormana bakan oldukça büyük bir balkonu vardı bize ayrılan dairenin. Buraya gelmeden önce internetten konaklama yerimizle ilgili olarak ‘’Loubet’ta yer alan Inter Residence Sea Side Park, plajlara sadece 10 dakikalık yürüme mesafesindedir. Deniz manzarası sunan bir terasa sahip açık yüzme havuzu ve bir fitness salonu bulunmaktadır.’’ Bilgisini edinmiştim daha önce. Hemen teras katına çıktık.

Cote D'Azur

İnter Hotel Sea Side Park Cote D’Azur

Konaklama yerimizden 10 dakikalık yürüme mesafesi denmiş ise de anayol ile deniz arasında yayalara kapalı demiryolu vardı. Ancak geçen yıl konakladığımız Hotel Syracuse’un 50 metre doğusundan denize girebilirdik ki yeni konaklama yerimizden 2 km uzaklıktaydı.

Eşimle geçen yıl, 23 Mayıs 2015 Cumartesi günü de gelmiştik Nice’in 18 km batısındaki Villeneuve Lobut’a. Bu yıl olduğu gibi geçen yıl da konaklama yerimiz Dünya çapında yapılan devre tatil ve devre mülk değişim organizasyonu olan RCI kanalıyla rezerve edilmişti. RCI organizasyonu aracılığıyla, Dünya’nın hemen her yerinde, bir haftalık Devre Tatil Evi’ne sahibiz. Geçen yılki konaklama yerimiz Hotel Syracuse’de bulunuyordu.

Bu Cennet Koy ve içinde bulunduğu Cote D’Azur bizi sarıp, sarmalamış olmalı ki eşim 4 Haziran-11 Haziran 2016 tarihleri arasında tekrar yer ayırtmıştı. Bu kez bu gezimize 36 yıllık aile dostumuz olan Hülya Güneş de katıldı.

Dairemize yerleştikten bir süre sonra, geçen yıl konakladığımız Best Western Hotel Syracuse’a uğradık. Geçen yılki turlarda çok memnun kaldığımız Alex’i sorduk. Biz tanıyan resepsiyon görevlisi yardımcı oldu, Alex ile bağlantı kurdu ve 6 Haziran 2016 Pazartesi günü için randevu aldı. Kişi başı 85 Euro ödeyeceğimiz bu tursa Grasse, Gourdon, Tourette-sur-Loup ve Saint Paul de Vence ile lavanta tarlaları görülecekti.

Tur rezervasyonu ayarlandıktan sonra, geçen yıldan bildiğimiz süpermarket olan Geant Casino’da alış-veriş yaparak otelimize döndük. Çabucak hazırlanan akşam yemeğinden sonra, balkonda şarabımızı yudumlayarak günün yorgunluğunu çıkardık. Oldukça maceralı geçen birinci günümüzü böylece sonlandırdık.

Le Loubet Marina Cote D’Azur

Share Button