Marmaris’te saklı Cennet Turunç
Konaklamakta olduğumuz Turunç, her ne kadar karayolu ulaşımına kavuştıysa da, İçmeler’den sonra, karayolundan Turunç’a ulaşmak her babayiğidin harcı olmasa gerek diye düşündüm konaklama yerimize gelirken.
Coğrafi özellikleri itibarıyla Bozburun Yarımadası küçük ve kapalı sayılabilecek alanlardan oluşmuştu.
900 metreyi bulabilen, kısmen oldukça dik dağlar arasına sıkışmış çukur vadiler ve dar boğazlar, bu yörenin karakteristik yüzey biçimleriydi.

Bodrum Ortakent Yahşi Yalısı
İlk ismi “Episkopi” olan bölgenin halk dilinde “Müsgebi” olarak söylenişi 1961 yılına kadar sürmüştür.
1961’den sonra Bodrum-Turgutreis karayolunun tam ortasında olması nedeniyle “Ortakent” olarak anılmaya başlanmıştır.
1999 yılı yerel seçimleri ile Belediye olunca Ortakent -Yahşi adını almıştır.
Ortakent-Yahşi Bodrum‘ a yaklaşık 15 km mesafededir.

Bodrum Gümüşlük
Günümüzde bir çivi çakmanın bile yasak olduğu yerlerden biri olan Gümüşlük, sahil kenarındaki pansiyonları ve ferahlatan plajları ile yaz aylarında turizm merkezlerinden birine dönüşüyor.
Beldenin tarihine baktığımızda ise daha çok inanç kültürü görüyoruz.
Anadolu’nun en yaşlı medeniyetlerinden biri olan Lelegler tarafından M.Ö. 640 yılında Myndos adı ile bu bölgeye bir yerleşim merkezi kurulmuş.
Myndos, “ana tanrıçaya tapınmak” anlamına geliyor.

Bodrum Yarımadası ve Bodrum
Halikarnas Balıkçısı olarak da bilinen, Bodrum‘a olan aşkı ile tanınan ünlü roman ve hikaye yazarı Cevat Şakir Kabaağaçlı’ nın çok güzel bir yazısının olduğu bir tabela karşılar sizi Bodrum’un girişinde…
MERHABA
Yokuşbaşı’na geldiğinde Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin.
Senden öncekiler de böyleydiler,
Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler.

Ressamlar Tepesi Paris
Paris’in en renkli yerlerinden biri olan Ressamlar Tepesi, müzeleriyle, kiliseleriyle ve Füniküler’i ile cazibe merkezlerinden biridir.
Finükilerf ile çıktığımız, yürüyerek de çıkabilirdik, Montmartre Tepesi’nin ilk anda gezilecek yerlerinden biri Sacre Coeur Bazilikası’ydı.
Bazilika, umut sembolü olarak Fransa-Prusya savaşı sonrasında oluşturulmuş. 23 Temmuz 1874 tarihinde, Fransa-Prusya Savaşı sırasında hayatlarını kaybeden Fransızlar anısına, Fransız Ulusal Meclisinin sunduğu bir kânun ile, Umut Sembolü olarak, inşaatına karar verilmiş.
Dış yapısı Paris’in birçok yapısında olduğu gibi Bizans tarzı olup, düğün pastasına benzeyen bir Bazilikadır.

Prof. Dr. Pelin Koçyiğit
Tıp Bayramı nedeniyle, bana babasıymışım gibi emeği geçen doktorlarımızdan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Doç. Dr. Burak Kaya, Medicana Hastanesi Onkoloji Bölümünde Doç. Dr. Petek Erpolat ve İbni Sina Üniversitesi Hastanesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Pelin Koçyiğit’i anmak ve şükran duygularımı sunmanın bir vefa borcu olduğunu düşündüm.
Ulu önderimiz Atatürk ”Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz” derken doktorlarımız ve tıp dalında çalışanların önemini vurgulamıştı.
Gerek Pandemi döneminde gerekse 2018 yılından beri kafamdaki cilt kanseri tedavileri döneminde Atatürk’ün vasiyetine uyarak ben de kendimi Türk Doktorlarına emanet ettim.

Anılarımda Elbistan Köyleri
Balkanlardan gelen muhacirlerde, aile reisi babasının adını soyadı olarak kullanmaktaydı. Oysa Türkiye’de Soyadı Kanunu uyarınca baba adı soyadı otomatik olarak alınamıyordu.
Kimlik bilgilerimiz yeniden düzenleniyor. Başta soyadlarımız olmak üzere, meslek ve yerleştirileceğimiz yerler yer alıyordu yeni kimliklerimizde.
Bulgaristan’dan kurtulmanın şerefine, Halil dedem ailesine ‘’Kurtuldu’’ soyadını aldı. Babam, Bulgar mezaliminden kurtulmak için yaptığımız göçü bir akın olarak değerlendirmiş olacak ki ailemize ‘’Akıncı’’ soyadını aldı.
Edirne’ye girdiğimizde ”Ahmet Mustafa Durgud” ailesiydik. Bundan böyle 5 kişilik Ahmet Akıncı ailesiydik…

Misli ve Aziz Vlasios Rum Kilisesi
Misti, Misthi, Mysti, Musthilia, Mustilia, Moustila, Misli gibi adlandırmaların yapıldığı bu antik köy, günümüzde Konaklı Belediyesi olarak biliniyor.
Bazılarına göre Antik Misli ’nin kuruluşu M.Ö. 400 yıllarına tarihlenmişti. M.Ö. 480 yılında, ilk büyük Pers-Yunan Savaşı olan Maraton’un kazanılmasının ardından tam 80 yıl geçmişti.
Persleri kovalamak için Anadolu’ya geçmiş olan Yunanlı paralı askerlerden bir grubun kurduğu bir yerleşim birimiydi Misthi.
Zaten Antik Dönem Grekçesinde Misthi ya da Misthios paralı asker anlamında kullanılan sözcüklerdir. Demişti sonraki yıllarda ilkokul öğretmenim.

Kapadokya’nın giriş kapısı Niğde
Öyle ya da böyle, aklım erdiğinden beri, konaklamak zorunda kaldığım yeri ve yöreyi tanıyarak bütünleşmek istemişimdir hep.
Bir zamanlar, yerüstünden çok yeraltında yaşandığı Niğde ve merkez köylerini tanımak için her türlü yola başvurdum. Bazı bilgileri, yıllar sonra, Kapadokya bölgesini birkaç kez gezerek edindim.
Kudüs merkezli ortaya çıkan Hristiyanlığın yayılmasında Anadolu toprakları ve özellikle Kapadokya önemli bir yere sahipti.
Gördüm ve anladım ki Kapadokya yöresini içine alan yerleşim yerlerinin, neredeyse yüzde yüzü, paganist Roma İmparatorluğu’nun zulmünden kaçan Hristiyanların yaşam alanları olmuştu.

Çapa Öğretmen Okulu’nda gençlik aşkım
Çam ağaçlarının, güllerin, okulun kurucusu ile Atatürk büstünün bulunduğu bir bahçeden sonra çıkılan mermer merdivenler, kocaman bir giriş kapısı, sizi karşılayan kırmızı halılar ve büyük yaldızlı aynalar…
Sonrasında kocaman ve oymalı kapılar, üstte muhteşem çinili yüksek bir tavan…Anıtsal bir yapı olan Çapı Öğretmen Okulu…
Bu anıtsal yapı bana kendimi adeta masallardaki peri padişahının sarayında hissettirmişti.
Bir an için, ilkokul üçüncü sınıfta simit satmaya başladığım Mersin’deki öğrencilik günlerimi, Niğde Misli Köyünün soğuk ve acımasız karlı kış günlerini hatırladığımda, Çapa Öğretmen Okulu yerleşkesi bir saray, sınıfımızdaki kız arkadaşlarımızı da bu saraydaki peri kızları olarak görmek mümkündü.
Öyle de olmuştu…












